Suriçi'nin Domları ayrımcılığa isyan ediyor

09:01

 


Şehriban Aslan-Rozerin Tekin / JINHA


AMED - Diyarbakır'ın Suriçi Semti'nde yaşayan Domlar ayrımcılığa uğradıklarını belirterek, "Ön yargı ve ötekileştirme artık son bulsun" diyor. Toplumun bakış açısına isyan eden Hasret Atar, 17 yaşındaki kızının aşağılayıcı tacizler nedeniyle okulu bıraktığına dikkat çekerek, "Bizim diğer insanlardan ne farkımız var? Niye sürekli hor görülüp, küçümseniyoruz?" diye sordu.


Dünyanın bir yerine yüzyıllar önce yayılan Romanların her halkta ve her kültürde bir karşılığı var. Göçebe kültür ile şekillenen Romanlara Kürtler arasında birçok isimle anılıyorlar. Her toplumda yaşam kültürleri ile ayrılan bu halk geçmişten günümüze "Ötekileştirmeyi" en derinden yaşayan halklardan. Diyarbakır'da özellikle Sur İlçesi'ne bağlı Suriçi Semti ve Alipaşa Mahallesi'nde yaşayan Romanlar yani kendi deyimleri ile Domlar ayrımcılık nedeniyle zorluklar çektiklerini anlattı.


'Kimliğimizden kaynaklı hor görülüyoruz'


Sur İlçesi'ne bağlı Hasırlı Mahallesi'nde yaşayan 42 yaşındaki Hasret Atar, kimliğinden kaynaklı hor görüldüklerini isyan ve yakınma ile anlatıyor. İnsanların Domlara yaratılan önyargılarla baktığını anlatan Hasret, "Çektiğimiz zorlukların haddi hesabı yok. Bizimle dalga geçiliyor. Sorun Müslümanlık ve namazsa bizde namaz kılıyoruz, bizde Müslümanız. Oturduğumuz mahallede sürekli eziliyorduk. Mahalle sakinleri kendi aralarında imza toplayıp muhtara götürüyordu. Amaçları bizi mahalleden atmaktı. Sağ olsun muhtar bize destek çıkıyordu, izin vermiyordu. Aslında işin özünde devlet bizi istemiyordu. Güçleri yetseydi bizi mahalleden de atardılar" dedi.


'Sen Çingenesin'


Dışlanma nedeniyle 17 yaşındaki kızının okulu bırakmak zorunda kaldığını dile getiren Hasret, "Kızım okula gittiğinde çocukların hepsi ona, 'Sen Çingenesin' diyordu. Böyle olunca kızım sinir krizleri geçirmeye başladı. Baygınlık krizleri geçirdiği için okula her gün ambulans çağrılıyordu. Baktık gittikçe daha da kötü olacak bizde onu okula göndermedik. Çocuklarım sürekli soruyor, 'Bizim diğer insanlardan ne farkımız var? Niye sürekli hor görülüp, küçümseniyoruz?' diye. Biz Çingeneyiz ve Çingene olduğumuz için de utanmıyoruz. Bizim için Çingene olsun,  Kürt olsun ya da başka ırk veya dinden olsun fark etmiyor. Hepsi bir olsun ve birlik içinde olsun istiyoruz" diye konuştu.


'Kızlarımız ve oğullarımız iş bulamıyor'


Çingene oldukları için iş bulmakta güçlük çektiklerini ve yoksulluğun en büyüğünün onlarda olduğunu anlatan Hasret, "Kızlarımız ve oğullarımız iş bulamıyor. Bir işe girdiklerinde iş sahipleri onların Çingene olduğunu öğrendiklerinde hemen işten çıkarıyorlar. Böyle olunca her evde geçim sıkıntısı yaşanıyor. Neredeyse hemen hemen bütün evlerde açlıkla, yoksullukla mücadele veriliyor. Örneğin kardeşimin doğru dürüst bir evi yok sadece yatmak için girip çıkıyorlar. Banyoyu bizim evde yapıyorlar. Gün geliyor yiyecek yemekleri bile olmuyor. Eskiden dilencilik bu kadar çok yaygın değildi ama artık öyle bir hale gelmiş ki yedi yaşındaki çocuk bile dilenir hale gelmiş. Çünkü evlerinde yiyecek bir lokma ekmekleri yok" diyerek yaşadıkları zorlukları anlattı.


'Sonuç itibariyle hepimiz insanız'


Belediyenin ve muhtarın destek çıktıklarını söyleyen Hasret, "Belediye ve muhtar dışında bize yardımcı ve destek veren hiç kimse olmadı. Evlerimiz yaşanmayacak halde, her evde yoksulluk ve açlık almış başını gidiyor. Devlet bize destek verip yardım etsin. Eğer Devlet başkalarına maddi yardımda bulunabiliyorsa bize de iş ve istihdam alanları sağlayabilir. Artık bu yoksulluğu çekmek istemiyoruz. Çocuklarımızın ve kadınlarımızın dilenmesini istemiyoruz. Gençlerimiz sırf Çingene diye işten çıkarılmasını istemiyoruz. Sonuç itibariyle hepimiz insanız. Söz konusu bu ayrımcılığı anlamış değilim."


(fk/mg)