Katalan kadınlar eş başkanlık için mücadele ediyor

09:05

 


JINHA


AMED - Kadınlar olarak kapitalist sistem, eril zihniyet ve egemen devletlere karşı üçlü bir mücadele yürüttüklerini anlatan Katalonya Halk Birliği Partisi Üyesi Isabel Vallet, kadın mücadelesinin, sözde eşitliğe karşı, yaşamda eşitliği sağlamak için gerekli olduğunu söyledi. İsabel bu bilinçle, Kürt kadınlarının hayata geçirdiği eş başkanlık sistemini kendi ülkelerinde de siyasette hayata geçirmek için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.


Dilleri, hakları ve kültürleri için mücadele veren Katalan halkı, İspanya ve topraklarının küçük bir kısmının bulunduğu Fransa hükümetinin baskısı altında yaşamını sürdürüyor. İspanya'nın kuzey doğusunda bulunan Katalonya, özerk bölge ve 7 milyonu aşkın nüfusa sahip. İspanyolca, Katalanca ve Aranca olmak üzere 3 resmi dil konuşuluyor. Kimlik ve kadın mücadelesinin yoğun bir şekilde verildiği Katalonya geçtiğimiz yıl oylama ile "Bağımsızlık" referandumu yapmıştı. Diyarbakır'a gelen Katalonya Halk Birliği Partisi Üyesi İsabel Vallet, ülkesindeki kadın mücadelesine ilişkin JINHA'ya konuştu.


'Eşitlik sadece sözde, gündelik hayatta eşitlik yok'


İsabel, şu anda Katalonya'nın etkisi altında olduğu İspanya ve Fransa'nın kapitalist ekonomik politikalarından dolayı kadınların zor durumda kaldığını anlattı. İsabel, "Sağlık, eğitim, evden faydalanma hakları gibi temel toplumsal hakları saldırı altında. Kadınlar bu politikanın ana hedefi olduğundan dolayı durumu oldukça zor. Bu ekonomik politika özellikle kadını etkiliyor" dedi. Kadınların yaşadıkları sorunlar karşısında irade gösterebilmek adına sol partiler içinde örgütlendiğini belirten Isabel, "Şu anda Katalonya'da ana mücadele, kürtaj hakkını yeniden kazanmaktır. Aynı zamanda iddia edilen cinsiyet eşitliği ortada yokken kadınlar eğitim ve siyasi temsili sağlamak için mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Çünkü bu eşitlik sadece sözde, gündelik hayatta eşitlik yok" diye konuştu.


'Şiddet kadın mücadelesini görünmez kalıyor'


Katalan kadınları olarak üç alanda mücadele yürüttüklerini kaydeden İsabel, "İlk olarak kapitalizmin ekonomik politikasına karşı mücadele var. Kapitalizm, sağlık, eğitim gibi temel haklarını kısıtlayıp yaşam hakkına temel olan ışık, su, doğalgazın erişilmesini zorlaştırıyor. İkinci mücadelemiz ise sağcıların kürtajın sınırlanmasını ve yasaklanması politikasına karşı. Geçen sene boyunca bu yasanın geri çekilmesi için mücadele ettik. Şimdi ise bazı koşullarda kürtaja izin var. Üçüncü mücadelesi bu bahsettiğim sahte eşitlik koşullarına karşı. Resmi olarak, yasalara göre ayrımcılık yok ama yine de işyerinde kadına karşı ayrımcılık var, erkeklerden daha az para kazanıyoruz, bir de erkeklerden çok farklı şiddet yöntemlerine mağdur kalıyoruz ve bu şiddet yöntemleri kadın mücadelesini görünmez kalıyor" diye belirtti.


'Kurtuluş yoksa özgürlük yok'


Katalan kadınlar olarak Kürt kadınlarla ortak bağları olduğunu kaydeden İsabel, "Partimiz Katalan ulusların bağımsızlığını ve işçi sınıfın kurtuluşunu savunuyor. Biz de hareket olarak kadın mücadelesini merkeze koymak istiyoruz. Bizim için işçi sınıfın kurtuluşu yoksa kadınların kurtuluşu yoksa tam özgürlük olamaz. Dolayısıyla bu üç mücadele, yani kapitalizme karşı mücadelesi, ataerkil egemenliğe karşı mücadelesi ve İspanyol devlete karşı mücadelesi tam ayrılamaz halindeler bizim için" dedi.


'Eşbaşkanlık sistemini uygulamak istiyoruz'


Kürt kadınlarının hayata geçirdiği eş başkanlık sistemini kurumsal politikaları haline getirdiklerini kaydeden İsabel, "Şimdi eş başkanlık sistemini getirmek için mücadele ediyoruz ancak henüz hayata geçiremedik. Sadece partinin genel seçim listesinde kadınların yüzde 50 siyasi temsili oluyor. Ama milletvekillerin çoğu erkekler ve bu kesinlikle aşmamız gereken bir zorluktur. Mevcut yasal yapının yetersiz kalması da buna engel oluyor" şeklinde konuştu.


(ekip/fk/mg)