'Rojava Devrimi Önder Apo'nun çalışmasının ürünüdür'
09:01
Rojda Serhat - Şevin Şervan / JINHA
QAMIŞLO - Devrimin ülkesi Rojava'da yaşayan 86 yaşındaki Ayşe Derviş, 35 yıllık mücadele hayatını, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ı ve 15 Şubat Komplosu'nu anlattı. Abdullah Öcalan'ı anlatırken, "Rojava Devrimi Önder Apo'nun çalışmalarının ürünüdür. Hiçbir önderlik halkların özgürlüğü için bu kadar çaba harcamamıştır. Önder Apo'nun yaptığı çalışmalar sadece Kürt halkı için değil, bütün halklar içindir" diyen Ayşe, yıllardır mücadele içerisinde olduğunu ve son nefesine kadar da olmaya devam edeceğini söyledi.
Rojava Kürdistan'ında 35 yıl mücadelede yer alan 86 yaşındaki Ayşe Derviş, Rojava Kürdistan'ında 20 yıl kalan PKK Lideri Abdullah Öcalan'ı anlattı. Abdullah Öcalan'a yönelik bağlılığının hiçbir zaman eksilmediğini dile getiren Ayşe, 35 yıllık mücadele hayatını anlattı. Ayşe, 35 yıllık mücadele hayatında üç çocuğu ile birlikte Kürt halkının özgürleşmesine adayan kadınlardan. Kürt özgürlük mücadelesinde üç çocuğunu yitiren Ayşe, "Oğlum Abbas ve kızım Reyhan 1992-1993 yıllarında Muhsum Korkmaz Akademisi'nde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın eğitiminden geçtiler. Abbas ve Serhat Türk devletinin attığı kimyasal sonucu şehit düştü. Kızım Reyhan ise Mardin'de Türk ordusuyla girdiği çatışmada düşmanın eline geçmemek için bombayı kendinde patlatarak şehit düştü" diye belirtti.
'Onun heybeti beni çok etkiledi'
Abdullah Öcalan'ı ilk gördüğü anın duygularını ve heyecanını anlatırken dahi yaşayan Ayşe, "Önder Apo'yu ilk Mahsum Korkmaz Akademisi'nde 1984 yılında gördüm. Onu ilk gördüğüm an çok heyecanlandım. Önder Apo'yu görmenin heyecanından oturduğumuz yerde duramadık ve onun geldiği yöne doğru yöneldik. O an ne yapacağımızı bilemedik. Onunla aynı ortamda olmanın heyecanı farklıydı. Önder Apo bizimle dört saat süren bir toplantı yaptı. Önder Apo toplantının bitimine kadar oturmadan ayakta durması, onun heybeti beni çok etkiledi. Çalışmalarda yer almaya başladıktan sonra Önder Apo'yu birçok kez görme fırsatım oldu" şeklinde konuştu.
'Partileşme kararının ilk verildiği eve gittim'
Abdullah Öcalan'ın isteği üzerine Diyarbakır'ın Lice İlçesi'ne bağlı Fis Köyü'ne gittiğini kaydeden Ayşe, "Bir arkadaşımız 'ya başına bir şey gelir' dedi. Bende ona 'bu yolda parça parça olsam da kanımı dökmeye hazırım' dedim. Partileşme kararının ilk verildiği eve gittim. Toplantı yapılan odaya girdiğimde dikkatimi ilk çeken şehit düşen arkadaşların fotoğraflarıydı. Önder Apo ve mücadele içinde yer alan ilk arkadaşların kaldıkları yerde bulunmak beni bir an hayal dünyasına sürükledi. O an yanımda bulunan bir kadın 'korkuyor musun?' diye sordu. Bende ona 'birgün nasıl olsa öleceğiz en azından onurlu bir yolda ve mücadele içinde ölelim' dedim" şeklinde konuştu.
'Kadına verdiği değer farklıydı'
Ardından Urfa'ya Abdullah Öcalan'ın köyüne gittiğini dile getiren Ayşe, "Önder Apo'nun kardeşlerini ziyarete gittim. Ben gittimde annesi bir hafta önce vefat etmişti. Türkiye'den döndükten sonra başsağlığı dilemek için Önderliği görmeye gittim. Ailesiyle çektiğim fotoğrafları ona verdim. Resimlere baktı kuzenini tanımadı. Önder Apo, 'ben bunu tanımıyorum kimdir?' diye sordu. Bende kuzeni olduğunu söyledim. 'Ailemi nasıl gördün' diye sordu. Gözlemlerimi sorduğunda çok etkilendim. Ailesinin değerli olduğunu dile getirdim. Yanından ayrılma zamanı gelince, çıkışa kadar bana eşlik etmesi, beni çok etkiledi. 'Keşke bütün anneler senin gibi olsaydı' dedi. Kadına verdiği değer farklıydı" sözlerini ifade etti.
'Yemeden içmeden kesildim'
PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik 15 Şubat komplosunu anlatan Ayşe, yaşadığı o anı şöyle anlattı: "Önder Apo'nun başına hain bir komplo geleceği aklıma gelmezdi. Bir akşam telefonla haberi aldık. İnanamadım ya da inanmak istemedim, günlerce yemeden içmeden kesildim. Evimizde yas havası vardı. Eşim bizlere yas tutma zamanı olmadığını, ayağa kalkmak gerektiğini söyledi. Çevredekiler 'artık mücadele bitti' dediler. Ben buna karşı çıkarak 'Önder Apo'nun kendisi gibi yetiştirdikleri var ve bu mücadele bitmez' dedim. Komployu protesto etmek için birçok yerde çadırlar açıldı, açlık grevlerine girdik, imza kampanyaları başlattık."
'Son nefesime kadar üzerime düşeni yapacağım'
Rojava Devrimi'ne ilişkin de duygu ve düşüncelerini aktaran Ayşe, "Bu devrim Önder Apo'nun burada yaptığı çalışmalarının ürünüdür. Hiçbir önderlik halkların özgürlüğü için bu kadar çaba harcamamıştır. Önder Apo'nun yaptığı çalışmalar sadece Kürt halkı için değil, bütün halklar içindir. Suriye'den gitme isteği de yine halkını düşündüğü içindir. Çünkü burada kalışı Suriye devleti için tehditti. Bu nedenden dolayı gitti. Bu gün bu seviyeye gelmemiz Önder Apo'nun sayesindedir. Kürdistan toprakları Kürt gençlerinin kanıyla sulandı. Bunların emeklerine sahip çıkmalı, bize düşen görevleri yapmalıyız. 35 yıldır mücadelenin içindeyim, son nefesime kadarda üzerime düşen görevleri yapacağım" şeklinde konuştu.
(mg)

