'Kendi geleceğimizi yapılandırmanın tam da zamanıdır'
09:03
Perihan Kaya / JINHA
BEHDİNAN - Kürt kadınlarının bundan sonraki çatı örgütü olan KJA'yı değerlendiren PAJK Koordinasyon Üyesi Şafak Aryen, "Kürdistan, Türkiye, Ortadoğu, Dünya kadın özüyle özgürleşmeyi, güzelleşmeyi bekliyor. Kaybedecek tek bir saniyemiz bile yoktur. O halde hep birlikte ayağa kalkarak yüreklerimizi, sevgimizi, irademizi, inadımızı, kararlılığımızı, fedailiğimizi örgütlemenin, ana müdahale etmenin, kendi geleceğimizi yapılandırmanın tam da zamanıdır" dedi.
Sorularımızı yanıtlayan PAJK Koordinasyonu Üyesi Şafak Aryen, Kürt kadınlarının bundan sondaki çatı örgütü olan Kongreya Jinên Azad (KJA)'yı, Türkiye'de kadınların geldiği düzeyi ve Türkiye'deki kadın örgütlerinin durumunu değerlendirdi.
- Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) kendisini feshederek yeni bir oluşuma gitti. Siz bu kongreleşme sürecini Kürt kadınları açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
İçinde bulunduğumuz an kadın özgürlük mücadelesi öncülüğünde örgütlenen halkların özgürlük çizgisinin, kapitalist modernite karşısında kendi alternatifini oluşturabilecek düzeye ulaşmasını kapsıyor. Fakat özgürlük sistemini örgütleme imkanını mücadele ile elde etmekle birlikte bu sistemin tanımlanma ve yapılanma biçimi de önemli oluyor. Halkların özgürlüğü aynı zamanda kadının özgürlüğü olmadığı gibi, kadının kendisini tanımlamadığı, yapılandırmadığı bir sistemsel örgütleme de kadın özgürlüğü temelinde yapılanmış yeterli bir sistem olmuyor. Bu nedenle sistemin yeniden yapılanma mücadelesi ve aşamasında kadın özgürlük hareketinin kendisini yaşamın niteliğini belirleyecek bir örgütlülüğe kavuşturması, özgürlük kültürünün kalıcılaşması, cinsiyetçiliğin aşılarak örgütlülük itibariyle de zeminin ortadan kaldırılması, kadının öz iradesini örgütleyerek yaşamda kendisi olarak var olabilmesi açısından çok önemlidir.
'Kongre devlet karşıtı alternatif bir modeldir'
Kendi sistemini oluşturmuş, örgütlendirmiş, kadının yaşamın ilerletebilmesi için ihtiyaç duyduğu alanlarda kendisini üretebilecek güce kavuşturmuş, karar ve irade oluşturarak genel sisteme eşit temsiliyetle, bu anlamda iradenin eşitlenmiş birlikteliğine kavuşturmuş bir düzey kadın özgürlüğünü kalıcılaştırır. Dolayısıyla genel kadın mücadelesinin açığa çıkardığı bu güç temelinde Kuzey Kürdistan'da kadın örgütlülüğünün sistem örgütlemesine yönelmesi, hareket düzeyinde Kongre örgütlemesine geçmesi anın niteliği temelinde atılmış bir adım olarak tanımlanabilir. Devletin zoru ve gericiliği, erkeğin tahakkümü ve cinsiyetçiliği karşısında hem mücadele, hem örgütlenme mekanizması olarak Kongre yapılanması devlet karşıtı bir alternatif modeldir.
'Kadının ciddi bir mücadelesi ve gelişimi vardır'
Genel karşısında kadınların öz örgütlülük, bu temelde özerklik duruşudur. Kuzey Kürdistan parçasında kadının ciddi bir mücadelesi ve gelişimi vardır. Özgürlük bilinci ve kendine aidiyetin niteliğine yöneliş söz konusudur. Fakat bu yönelişin sadece eylem alanlarıyla sınırlı kalmaması, kadının yaşama dahiliyeti, daha doğrusu yaşamın yeniden tanımı ve hem kadın, hem erkeğin özgür yaşamla yeniden doğal kimliğiyle buluşması, yaşamı belirleyen esasların bunun üzerinden gelişmesi, kadının iradesini örgütleyerek kalıcı bir sisteme kavuşturmasını zorunlu kılar. Sadece devrimsel gelişimin motor gücü değil, esasta sorunun çözümüne dayalı kalıcı yaşam sistemine kavuşmuş bir özgürlüksel gelişim stratejik önem ifade eder. Bu nedenle atılan adımı stratejik bir gelişim olarak kabul etmenin yanı sıra, bu adımın esasta insanlık sisteminin nitelik ve biçimini belirleme mücadelesine önemli bir müdahale ve giriş biçimidir. Bu anlamda gerçekten kadın özgürlük sisteminin alt yapıya, ihtiyaç alanlarının örgütlendirilmesine kavuşturulmasıyla, tek bir kadının bile örgütlü zemin dışında kalmamasıyla somutluk bulacak. Bu temelde derinleştirilecek bir sistem olabilirse, erkek egemenliği ve onun kurumlaşmış ifadesi olarak devlet alternatifi haline gelecek bir gelişim yakalama iddiasını pratikte de gösterebilirse ki böyle olacağı kesindir, o halde kadın özgürlük mücadelesi anlamında kongreleşmeyi coşkuyla selamlamak ve başarı dilemek gerekir.
- DÖKH artık sadece Kürt kadınları için değil aynı zamanda Kürdistan'da yaşayan bütün farklı halklar ve inançlardaki kadınları kapsayacak. Kadınların bundan sonraki yol haritaları ne olmalı?
Demokratik ulus perspektifi temelinde yeniden uluslaşma, özsel esaslarda farklılığını koruyarak birlikte örgütlenme ve yaşama paradigmasına dayalı kadınları da bir ulus olarak kabul edebiliriz. Hem farklı inanç ve etnik kimliklerin bir aradalığının ve bunun yol açacağı çeşitlilikle zenginliğin yanı sıra, kadın sorununun evrensel bir kapsamda yaşanması ve kadın olmanın tüm sınırların, farklılıkların ötesinde birleştirici özelliği elbette yeni örgütlülüğün de bu perspektifle ele alınmasını gerekli kılardı. Ortadoğu coğrafyası hem kadının kadınla ilişkisinin rekabete, tüketime dayandığı, hem de halkların, inançların farklılığının çatışma nedenine dönüştürüldüğü ciddi bir iktidarcı politikanın baskısı altındadır. Günümüz itibariyle 3. Dünya Savaşı olarak tanımladığımız, iktidarcı güç odaklarının bölgesel ve uluslararası sistemi kendi çıkarları üzerinden belirleme mücadelesi yine Ortadoğu merkezli yürütülmekte, çatıştırma, uzaklaştırma aktif bir yaklaşım olarak bölgeyi yıkım ve katliamlara sebebiyet üzerinden etkilemektedir. Mezhepsel farklılığın, etnik kimlik özelliklerinin çatışmaya dönüştürülmek istenmesi halkların özsel tercihi değil, iktidarcıların bölgeye dayattığı bir gerçektir. Yine fiiliyatta bunun kadın katliamına, kimliksizleştirilmesine dayandırılması klasik bir erkek egemen siyasettir. DAİŞ bu anlamda dört dörtlük erkek zihniyeti ve onun her türlü yozlaşmış, geleneksel politikaları anlamında somut bir temsiliyettir. Bunun karşısında kadın özgürlük merkezli, halkların, inanç kimliklerinin iktidarcı politikalara karşı birleşmesi, ortak örgütlenmesi, bir arada yaşamanın güzelliğini sisteme dönüştürmesi tek çözümdür.
'Ortak idare geliştirilmeli'
Kongre örgütlülüğünün ve bunun içinde yer alacak kadınların öncelikli görevi bu politikaları boşa çıkaracak bir birlik ve ortak iradi duruşu geliştirmesi, çatışma nedenlerini çözecek bir karar duruşu ve mücadelesini güçlü örgütlemesi ve bunu genele dayatması gerekir. Her şeyden önce Kürdistani halklar ve inançlar mozaiği ve bu farklılıklara dahil kadın mevcudiyeti örgütlülük içine mutlaka dahil olmalı, ciddi bir aidiyetle sistem örgütleyerek devlet karşısında alternatif olabilmenin gücünü geliştirebilmeli. Ötekileşmeler, birleştirici faktörleri görmeden sadece farklılaştırıcı öğelerde derinleşmelerin götürdüğü nokta, daha fazla iktidarcı güç politikalarına kullanım zemini vermek, bu temelde her türlü acıyı, kaybedişi yaşamaya mecbur olmaktır. 21. yüzyılda bunu aşabilecek bir mekanizma, bu mekanizmaya kaynaklık edecek bir paradigmal yaklaşıma sahip olmak özgürlük adına büyük bir avantaj, şans durumudur. Buna yüzeysel yaklaşmak, içeriğini anlamadan uzak durmak, içinde yer almak ama gerekliliğini yapmamak kadını özgür gelecekten alıkoyar. Bu nedenle yaşamın düzenlenişine ortak katılım, bunun örgütlenmesini ortak geliştirme hem gelecek oluşturma, hem de mevcut saldırılar karşısında kendini, halkları, insansal özü savunma biçimidir. Şekilsel, şematik kalmak kuşkusuz sonuç alıcı olmaz.
'Yeni tanım ve kurumlaşmaların sahibi olmalı'
Bir paradigma çok mükemmel sorun tanımlayıcı ve sorun çözücü olabilir. Ama sisteme ve yaşamın somutuna dönüştürülemezse yaşam değeri olmaz. Bir sistem çok iyi düşünülebilir ama temele ve işleve kavuşturulamazsa ayakta durma şansı olmaz. Tüm farklılıkların birleştirici özünü kapsayarak kadın kitlesinin en küçük hücresine kadar örgütlendirilmesi, yaşamın her alanına ilişkin mutlaka düşünsel ve pratik bir cevabının gelişmesi, kendi ihtiyaçlarını karşılayarak devlet ve erkek karşısında mecburi bağımlılıklarını ortadan kaldırması elbette pratik olarak yapılması gerekendir. Kadın örgütlülüğü ekonomik alandan eğitim alanına, sağlıktan estetiğe, öz savunmaya kadar yeni tanım ve kurumlaşmaların sahibi olmalı. Ekmeğini, suyunu, temel ihtiyaçlarını, güvenlik sorununu vb ihtiyaçlarını karşılayamaz halde olmak, bu ihtiyacı sağlayana bağımlı olmaktır. Kamusal ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir örgütlülüğü geliştiremezse, toplumsal düzlemde her ne kadar devlet karşıtlığı siyasal bir duruş olarak gelişse de özü devletten kopmayı göze alamama gibi bir sonuca yol açar. Kadın açısından bu daha fazla böyledir. İstihdam, güvenlik, sağlık, eğitim vb alanlarda kendi kurumlaşmaları ve alternatif, pratik karşılığı olan politikaları olmazsa kadının erkekten, devletten bağımsızlığı düşünülemez. Yaşam eşitlenemez, iradi duruşun pratik hükmü sonuç alamaz. Dolayısıyla tüm bu alanlar kadın ve insan olmaktan kaynaklı temel ve ortak sorunların çözümüne dayalı geliştirecekse neden buna dahil olunmasın ki? Böyle yaklaşılırsa farklılık bir zenginlik, kültürel duruş ve özsel ifadenin çokluğunu, dolayısıyla güzelliğini ifade eder. KJA olarak kendisini isme ve kimliğe kavuşturan örgütlülüğün bunu yapabilmesi, tüm farklılıkların aidiyet ve birlikteliğini özgürlüğe, kimliğin doğal ve özsel niteliğine dayandırması iktidarı ve onun kendini yaşatma politikalarını boşa çıkarır, yenilgiye uğratır. İnanç ve beklentimiz bu yönlüdür.
- Biliyorsunuz Kürdistan'da yapılan bütün kadın çalışmaları Türkiye'de ciddi bir uyanış oluyor. Yine Türkiye'deki kadın hareketleri içinde ciddi bir oluşum oldu. Kadınlar Kongre çatısı altında ortak nasıl çalışmalar yapmalı?
Kadın özgürlük mücadelesi Kürt orjinli gelişimiyle sadece Kürt kadını açısından değil, tüm dünya kadınları açısından ideolojik ve pratik öncülüğü ifadelendirmekte. Kuşkusuz bu gelişim dünya kadın özgürlük mücadelesinin mirasına dayanmakta, bu mirasın günümüz koşullarında güçlü bir temsili olarak somutlaşmaktadır. Kadın özgürlük sorununun evrensel niteliği çözümünün de evrense gelişimini zorunlu kılar. Bu nedenle kadın özgürlük hareketinin, mücadelesinin sadece lokal bir alanla sınırlı kalması mümkün değildir, pratik olarak da etkisi ve sorunu çözme mücadelesi zaten ilk günden itibaren sınırların ötesinde bir anlama ve niteliğe sahiptir. Türkiye halkları ve kadınları açısından daha direk bir ilişki ve ortak örgütlülük elbette olması gerekendir. Kadın sorunu nasıl ki sadece bir alanla sınırlı tanımlanamayacaksa, bir halkın özgürlük sorunu da sadece bu sorunu yaşayan halkın kendisiyle sınırlı ele alınamaz. Bu anlamda Türkiyeli kadınların hem klasik sömürge zihniyeti ve yapılanmasına dayalı kendisini örgütleyen faşist devlet örgütlemesi, hem de faşizme kaynaklık eden erkek egemenlikli zihniyet ve kurumlaşmalar, toplumsal şekillenişler karşısında ortaklaşması, mücadele yürütmesi gerekir. Bu nedenle en aktif birlikteliğin sağlanması gereken zemin kadın özgürlüğü, mekanı kadın örgütlülüğüdür. Demokratik ulus kapsamında model geliştirmek bu anlamda daha güçlü ve iç içe bir mücadeleyi zorunlu kılmakla birlikte, esas olarak toplumsal cinsiyetçiliğin aşılması bir arada örgütlenmenin ve mücadelenin temel gerekçesidir. Dolayısıyla öncülüğün doğru kavranması ve tüm devlet patentli uzaklaştırıcı, parçalayıcı yaklaşımların, ön yargıların, yabancılaşmaların aşılarak özsel birlikteliğin sağlanması temelinde öncülükle buluşmanın ve bir arada olmanın pratik adımları daha güçlü atılabilmelidir.
'Türkiyeli kadınlarla tabanda buluşan bir ilişki ve örgütlülük yakalanmalı'
Kuşkusuz önemli ve değerli çabalar vardır ama bu kendi başına yeterli değildir. Sorunun tanımında da farklılaşan yönler çözümünde parçalılığı doğurmakta. Bu anlamda tüm ön yargılardan bağımsız bir ideolojik-düşünsel ortaklık ve bunun gerekliliği olarak ortak örgütlülük gerçek anlamda ihtiyacımız olandır, yapılması gerekendir. Kadın sorunu elitleştirilerek, toplumsal niteliğinden soyutlanarak, devlet gerçeği ve kurumlaşmalarının etkilerini görmeden dar alanlara sıkıştırılarak çözülecek bir sorun değildir. Tüm bu alanlarda gerçek anlamda bir somutluk ve derinlik gelişebilmeli. Türkiyeli kadınlarla tabanda buluşan bir ilişki ve örgütlülük yakalamak önemlidir. Aracısız, direk, en geniş kesimleri kapsamış bir ilişki kuşkusuz daha güçlü bir örgütlülük, öz iradenin ortaya çıkarılması demektir. Bu nedenle KJA sürecinin ciddi bir etkisi ve öncülüğü beklenti duyulandır. Kürdistani öz ve niteliğin ifadeye dönüşmesiyle birlikte Türkiyeli kadınlarla buluşma ve ortak örgütlenmenin zemini geliştirilmeli, somut adımları atılabilmelidir. Aynı coğrafyada, aynı devletin zoru ve sömürüsü altında, erkek egemenliğinin cinsiyetçi toplum dokusunu aşma sorumluluğu ortaklaşmış mücadele odaklarıdır. Bunun örgütlü bir ifadeye dönüşmesi gerekir. Kırk yılı aşkındır bu topraklarda kadın özgürlüğü adına atılan adımlar, geliştirilen değerler tüm kadınlara aittir, inancı ve etnik kimliği ne olursa olsun birleştirici, güç verici bir mirastır, fedakarlığı tüm kadınların geleceğini özgür kılma adına gerçekleştirilmiştir. Bu temelde daha fazla somutluk ve anlama çabası, birlikteliğin en geniş örgütlülüğe kavuşturulması, faşist devlet yapılanmasının ortak mücadeleyle aşılması, bir arada yaşayabilme erdeminin geliştirilmesi öncelikli olarak kadının sorumluluğudur. Sistem örgütlemek, alternatif yaratmak tüm kadınların ihtiyacıdır. Dolayısıyla niyet beyanından öteye özgürlük adına kaybedecek zamanımız yoksa, hızla ortak örgütlülüğe yönelecek adımları atmak doğru olandır.
-Son olarak Kongre çatısı altında birleşen kadın örgütlerine ve kadınlara çağrınız nedir?
Kadın özgürlük mücadelesinin amacı kalıcı bir yaşam örgütlülüğünü geliştirmekse, bunun üzerinden halkların, tüm farklılıkların özgürlüğünü hedeflemekse öncelikli olarak beklentimiz layıkıyla, hakkıyla yerine getirilmesidir. Kendin aidiyetin, özsel kimlik tanımının bilincine varmış bir kadın topluluğu yaşamı yeniden tanımlayabilir, doğayı canlandırabilir, insan eliyle inşa edilmiş yapıları aşabilir, dünyayı değiştirebilir. Kongreleşmek, sistemleşmek gibi ciddi bir iddia ve adımı ortaya koyacak bir nitelik oluşmuştur. Bu nitelik sorumluluklarını yerine getirebilirse dünya değişir, somutunda yaşamımız değişir, güncel olarak karşı karşıya kaldığımız sorunlar çözülür, çatışmalar biter, özgürlük iradesi tek şekillendirici güç olur. Özellikle içinde bulunduğumuz anın özelliklerini kavrayarak hem örgütlülüğü tabana dayalı genişletmek, hem de tüm alanlarda aktif mücadele etmek gerekir. 2015 çok stratejik bir yıldır. Kadın sistemini geliştirecek bir adımı atmak demek, bu yılın ve olası gelecek planlarının kadın inisiyatifi ve mücadelesi üzerinden şekillenmesine, bundan da öteye kazanılmasına giriş yapmak, müdahale etmek demektir. Her kadın kendisini bunun içinde bulmalı, 'anlaşılıyoruz', 'birlikteyim', 'mücadelede varım' diyebilecek bir karşılığı Kongre örgütlülüğünde bulmalı. Bu nedenle sistem örgütlemesini genişletmek, ihtiyaca cevap verecek bir pratik duruş sergilemek, yaşamın her alanını, toplumsal örgütlülükle ilgili her konuyu kendisiyle ilgili ele almak ve yön vermek, siyaset denge ve mücadelelerine bunun üzerinden müdahale etmek, insanlığın geleceğini belirleyecek bir öncülüğü insan iradesi ve özü adına açığa çıkarmak, bunun cesaretini göstermek beklenendir.
'Kaybedecek tek bir saniyemiz bile yoktur'
Yıl gelişmelerinin ne getireceği değil, bu gelişmeleri belirleyecek, etkileyecek, müdahale edecek bir irade açığa çıkmalı. Eşit temsiliyet demokratik özerkliğin kadın ifadesidir. Bunu daha fazla geliştirerek her alanda tek geçerli sistem haline dönüştürmek gerekir. Kobanê bu inançla büyük direndi, kırk yıllık özgürlük mücadelesi bu amaca kilitlenmiş bir kadın iradesine dayalı gelişti. Arîn bunun için fedaice şahadete koştu. Tüm bunlar herhangi bir etnik kimliğe de sıkıştırılamayacak kadın özgürlük değerleri, insani değerlerdir. Bu değerlere sahiplik etmek her türlü mücadelenin öncüsü ve sonuç alıcısı olmayı beraberinde getirir. Perspektifimiz sadece mücadele değil, başarı ve kalıcı örgütlülüktür. Aşamasal olarak içinde bulunduğumuz anın niteliği budur. O halde KJA'dan beklenen özgürlüğe büyük yürüyüş kadar, bu inanç ve kararlılığın örgütlülüğe ve somut bir devlet alternatifine dönüşme gücünü geliştirmesidir. Dünyayı değiştirmek mümkündür, bunun farkına varmak, kendi özsel farkına varmakla özdeştir. Bu temelde tüm kadınların kendi farkına vararak Kürdistan'ı, Ortadoğu'yu, Dünya'yı değiştirmenin iradesini geliştirmesi mümkün olandır, beklenendir, tarihsel sorumluluktur. Kürdistan, Türkiye, Ortadoğu, Dünya kadın özüyle özgürleşmeyi, güzelleşmeyi bekliyor. Kaybedecek tek bir saniyemiz bile yoktur. O halde hep birlikte ayağa kalkarak yüreklerimizi, sevgimizi, irademizi, inadımızı, kararlılığımızı, fedailiğimizi örgütlemenin, ana müdahale etmenin, kendi geleceğimizi yapılandırmanın tam da zamanıdır. Bu inanç ve coşkuyla bir kez daha tüm kadınları sevgi ve saygıyla selamlıyor, Kongreyi kutluyor, başarıya giden yolumuzu kendimiz açalım, bu temelde yolumuz, yolunuz açık olsun diyorum."
(mg)

