Nor Radyo: Dünyanın tüm sesleri birleşin
09:08
Mizgin Tabu/JINHA
İSTANBUL - Ermeni Kültür ve Dayanışma Derneği'nin küçük bir odasında 9 dilde yayın yapan Nor Radyo, cinsiyet ayırımcılığına, ırkçılığa, milliyetçiliğe karşı, "Dünyanın tüm sesleri birleşin" diye sesleniyor. Radyonun kadın programı Gnu Gyank'ı sunan Diren Cevahir, radyonun halkların, gençlerin ve kadınların radyosu olduğunu vurgulayarak, evrensel ilkeler çerçevesinde yayın akışını belirlediklerini söyledi.
Ermeni Kültür ve Dayanışma Derneği'nin küçük bir odasında farklı dillerle tüm dünyaya sesini duyurma mücadelesi veren aynı zamanda da kaybolmakta olan dilleri korumak ve yaşatmak için programlar yapan Nor Radyo, çok dilli yayıncılık geleneği ile sesini duyurmaya çalışıyor. Nor'un anlamı Ermenice 'Yeni' demek ve Hrant Dink'in hayali olan Nor Radyo, katledilmesinin ardından 17 Ocak 2009'da bir grup Ermeni tarafından kuruldu. Yayın akışı sadece Ermenice olarak kurgulanmayan radyo evrensel yayıncılık ilkelerine göre, 9 dilde tüm halklara hitap ediyor.
'Özgür platform'
Sloganı "Dünyanın tüm sesleri birleşin" olan radyonun ilkeleri, "Nor Radyo, tüm halkların kendilerini özgürce ifade edebilecekleri, kültürlerini paylaşabilecekleri bir topluluk radyosudur. Nor Radyo, çok kültürlülüğün ve bir arada yaşamın sesidir. Bu bağlamda her türlü ayrımcılığa karşıdır. Türcülüğe, milliyetçiliğe, cinsiyetçiliğe, militarizme ve ekolojik tahribata karşı, eşitlikten, özgürlükten, barıştan ve doğadan yana tavır alır. Bu ortak paydaları paylaşan ve kendi kültürel zenginliğini paylaşmak isteyen tüm dostlar, bu özgür platforma davetlidir" şeklinde.
'Halkların sesi'
Nor Radyo'da Gnu Gyank programını sunan Diren Cevahir, radyonun çok dilli, çok kültürlü ve çok kimlikli yayını esas aldığını halkların, gençlerin, kadınların radyosu olduğunu söyledi. Radyonun cinsiyet ayırımcılığına, ırkçılığa, milliyetçiliğe karşı bir duruş sergilediğini ve bu ilkeler çerçevesinde yayın akışını sağladığını vurgulayan Diren, ''Bu çerçevede haftanın her günü programlarımız var. Müzik ve daha çok anadilde yayın yapan programlarımız var. Bende Gnu Gyank (Kadın ve yaşam) diye bir program yapıyorum. Programıma feminist kadınları, kadın örgütlerini konuk ediyorum" dedi.
'Kadınlar istediklerinde kendi dilleri ile konuşuyor'
Diren, programda, erkek egemen sistemi eleştirdiklerini, kadın meseleleri ve toplumsal cinsiyet konularını konuştuklarını vurgulayarak programa katılan kadınların istediklerinde kendi dilleriyle de yayında konuştuklarını belirtti. Kısa sürede büyük ilgi gördüklerini kaydeden Diren, ''Bizi dinleyen kitle bizi şaşırtıyor. Bir internet radyosuyuz. FM'den dinlenemiyoruz belki ama artık teknoloji gelişti. Bugün her telefonda internet var ve dinleniyoruz. Sadece Türkiye'den değil yurtdışında diasporadaki Ermeniler yoğun olarak dinliyor ama sadece Ermeni diasporası değil. Avrupa'da yaşayan Türkiyeli hatta Avrupalılarında dinlediği bir radyo haline geldik'' diye konuştu. Dinleyici kitlelerinin her geçen gün arttığını kaydeden Diren, ''Bu birazda Kürtçe programımız varsa Kürtler dinleyecektir. Hemşince programımız varsa Hemşinler dinleyecektir. Zaman zaman anadilde müzik yapan grupları radyomuza konuk ediyoruz'' diye belirtti.
'9 anadilde yayın yapan programlarımız var'
Nor Radyo'da gönüllülüğün esas olduğuna vurgu yapan Diren, radyoda yayın yapan arkadaşlarının başka işler de yaptığını, hayatın başka alanlarında da yer aldığını söyledi. 9 dilde yayın yaptıklarını aktaran Diren, ''Nor Radyo'da 9 anadilde yayın yapan programlarımız var. Ermenice, Kürtçe ve Zazaca lehçesi, Hemşince, Lazca, Rumca, Pomakça dahil 9 dilde programlar yapılıyor. Pomakça yayın yapılırken, Pomakça'nın bugün bu coğrafyadaki unutulmaya yüz tutmuş en tehlikedeki dil olduğunun da farkında olarak, buna dair konular seçip yayın yapıyoruz. Yani sadece Pomak arkadaşımız buraya gelip kendi anadilinde yayın yapıp gitmiyor'' şeklinde konuştu.
'Ermenilerin anadilini öğrenmelerine olan ilgi arttı'
Nor Radyo'nun yayın stüdyosunun Ermeni Kültür ve Dayanışma Derneği içinde küçük bir oda olduğunu anlatan Diren, ''Ermeni Kültür ve Dayanışma Derneği'yle bir aradayız. Faaliyetlerimiz de çoğu zaman yan yana gidiyor. Burada bir odamız var ve yayınlarımızı burada yapıyoruz" dedi. Ayrıca, dernekte UNESCO'nun kaybolan diller arasında gösterdiği Batı Ermenice diline ilişkin kurslar verildiğine dikkat çeken Diren, ''Ermenilerin de anadilin öğrenmesi gerekir ama biz böyle bakmıyoruz, çünkü bizim bu dili sadece Ermenilere öğretmek gibi bir derdimiz yok. Diğer diller açısından da böyle bakıyoruz. Öğrenci arkadaşlarımızın kursiyerlerimizin birçoğu Ermeni olmayan arkadaşlar, anadili Ermenice olmayanlar. Ancak, bu kurs Ermenilerin ana dilini öğrenmelerine olan ilgiyi de arttırdı'' diye kaydetti.
'Bir kurs sayesinde bir dil yaşıyor'
Dilin yaşaması için kurs ve yayınların yanı sıra yaşamda kullanılmasının da önemli olduğunun altını çizen Diren, ''Bu küçük adımla beraber Batı Ermenice dili öğrenilmeye başladı artık. Dolayısıyla kurslar 4 yıldır devam ediyor. Bunun dışında sözlü tarih çalışmaları yapıyoruz çünkü kültürün ana dilin anlaşılmasına katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Dil bunun en önemli parçalarından biri ama sadece bir parçası. Dil yaşayan bir olgu ve kullandıkça öğreniyorsunuz, her dil öyle. Bütün diller çok değerli. Bir dil kullanıldıkça gelişiyor. Dolayısıyla insanların konuşması lazım elbette, ama bu tek parçalı bir şey değil'' dedi.
(fk/mg)

