Athena kentinin özgürlük tanrıçası Elefteriya Fortulaki…
09:07
JINHA
HABER MERKEZİ - Özgür İnsan Savunması'nda,"Kendini ateş topu yaparak şehit düşenlerin anısına" diyerek not düşen PKK Lideri Abdullah Öcalan, savunmasını komploya karşı sonsuz özgürlüğü seçenlere atfetti. 24 Mart 2006 tarihinde bedenini ateşe veren Yunanlı Elefteriya Fortulaki de Abdullah Öcalan'ın atfettiği sonsuzluk kervanının kahramanlarına katılmayı seçmiş "ülkem kadar seviyorum" dediği Kürdistan halkları için Yunanca özgürlük anlamına gelen ismine yaraşır bir şekilde bedenini ateşe verdi.
'Tüm Kürdistan ve Ortadoğu şehitlerine selam. Bu yıl Newroz'u kutluyorum ama biraz geç, Zekiye Alkan gibi, Sema Yüce gibi, Ronahi, Berivan ve Rahşan Demirel gibi ve diğer yüce eylemlerde bulunanlar gibi. Kararlılıkları Kürt halkı ve Kürdistan'ı yüceltti. Kürtlerin tarihini büyüttü... Saygım var size ve sizin gibi Kürdistan için mücadele edenlere. Hoşçakalın sağlıcakla kalın. Kimse Güneşimizi Karartamaz…" Bu sözler 24 Mart 2006 Yunanistan'ın başkenti Atina'da akşam saatlerinde bir kilise bahçesinde PKK Lideri Abdullah Öcalan'a bağlılık amacıyla bedenini ateşe vererek yaşamına son veren Yunanistan Komünist Partisi Gençlik Kolları üyesi Elefteriya Fortulaki'nin Kürtçenin Kurmanci lehçesiyle kaleme aldığı son mektubuna ait… Peki neden Elefteriya "Güneşimizi Karartamazsınız" eylemleriyle komplocu güçlere karşı yaşamını sonlandıran ölümsüzler kervanına katılmak istemişti? Onu, "ülkem kadar güzel" dediği Kürdistan için Kürt halkı için yaşamını feda etmeye götüren o muazzam his neydi?
Athena'nın kalıntılarını yüreğinde taşırdı
Eski Yunan medeniyetinin başkenti, tanrıça ve tanrıların diyarı olan ve ismini koruyucusu Athena'dan alan Atina'nın mitolojik tanrılara ihanet ederek PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik gerçekleşen uluslararası komplonun kara listesinde yerini almasına karşı, bir Yunanlı olarak Kürt halkıyla dayanışmasını bedenini ateşe vererek gösteren Elefterya, ateşe verdiği bedeninde saklı kalan tanrıça Athena'nın kalıntılarını da böylece mitolojinin sonsuzlaştığı yıldızlar ülkesine kendisiyle beraber götürmüş oldu.
Rohat'ı tanıdıktan sonra hayatı değişir
Elefterya'yı sonsuzluğa uğurlarken, biz de onun yüreğindeki özgürlük inancını, enternasyonal direnişinin boyutunu anlamak adına onu böylesi bir kahraman olmaya iten geçmişe doğru yol alalım. Yıl 14 Nisan 2000, yer Yunanistan'ın başkenti Atina… Bir gece ansızın eski bir kilisenin bahçesinde bedenini ateşe vermiş birinin dans ederek yarattığı ışıkları kilisenin bahçesiyle aydınlar. Daha sonra ardında bıraktığı mektup sayesinde bu kişinin Hisar Bozkurt (Rohat) adlı bir Kürt genci olduğu ve eylemini PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik gerçekleşen komployu protesto etme amacıyla gerçekleştirdiği öğrenilen bu haber ertesi gün Yunanca çıkan "Kürdistan'ın Sesi" dergisinde tüm ayrıntılarıyla işlenir. O dönemlerde Yunanistan'da ezilen halkların kurtuluşu adına aktif mücadele veren Yunanistan Komünist Partisi Gençlik Kolları üyesi Elefteriya Fortulaki'nin dergiyi karıştırdığı sırada haber gözüne çarpar. Haberin ardından Yunanca özgürlük anlamına gelen özgür yürekli Elefteriya'nın hayatı ve mücadeleye yaklaşımı böylece kökten değişmiş olur. "Bir insanı uğruna ölecek kadar çok sevdiği yaşam için bedeni ateşe vermeye götüren güç ne olabilir?" sorusuyla başlayan Kürt halkına dönük merakı onu daha sonra bir Kürt ile evlenip iki çocuk doğurmaya, özgür eş yaşamın tüm özelliklerini yüreğinde barındırmayı başararak mücadelesini eşi ve çocuklarından ayrı bir şekilde Yunanistan'da yürütmesine ve daha sonra özgürlük ateşiyle yanıp tutuştuğu Kürt mücadelesini doruğa çıkarmak adına yüreğini ateşe vererek komplocu güçlere en sert cevabı vermesine kadar götürecek.
Halkların kardeşliği çok güzeldir…
"...Anneciğim, halkların kardeşliği çok güzel bir şeydir. Kürt halkı halkların kardeşliği için mücadele ediyor. Halk Savunma Güçleri, Kürtlere işkence eden, yaşlı kadın ve erkeklere ceza veren, çocuklarını öldüren Türk askeri ve polisine karşı mücadele ediyor. Çünkü Kürtler anadilini ve eğitim hakkı istiyor. İnsan gibi yaşamak istiyor..." diye annesine yazdığı mektubunda Elefteriya'nın uygarlık tarihi boyunca hep egemenlere diz çökmeyerek kahramanlık yürüyüşünü simgesi haline gelen Kürtler için güçlü inancın güçlü pratiğini neden bu kadar istek ve moralle arzuladığını anlamamaya yetecektir.
Kürtçe konuşurdu Elefteriya
Elefteriya'ya ilişkin Elefteriya'nın eyleminin gerçekleştiği yer olan Yunanistan'daki kilisenin bahçesinde eşi ile yapılan bir söyleşide eşi Şiwan onun için şöyle der: "Benim senin gibi Kürtçe konuşuyordu. Kürtçeyi, kitaplardan, şarkılardan ve Roj TV'den öğrendi. Hatta ben bazen onunla Yunanca konuştuğumda kızardı ve bana Kürtçe cevap veriyordu. Bir Kürt gibi giyinir, bir Kürt gibi hareket ederdi. En çok 'Ez keç im, keça Kurd im' şarkısını severdi." Kahramanca gerçekleştirdiği eylemiyle keça kurdan olmayı milyon kere hak eden Eftalya'nın eylemi gerçekleştirdiği gece bıraktığı mektupta ise tek isteğinin çocuklarının birer Kürt olarak büyütülmesidir…
İşte özgürlük tanrıçası Efterelya'nın mektubu:
"Viyan Soran da 1 Şubat'ta bedenini ateşe verdi, Heval Rohat'ta öyle yapmıştı. Ben Rohat tanımadım. Onu eyleminden sonra Kürdistan'ın Sesi (Yunanistan'da çıkan dergi) sayfalarından tanıdım. Viyan Soran HPG'de komutan olmuş. Ama ben üniversiteye başladım. Evliyim, iki çocuğum var. Ben Şiwan'ı (eşi) çok seviyorum. Çocuklarımızın adları Şiwan'ın anne ve babalarının isimleridir. Şimdi ben üniversiteye geri döndüm, eğitimimi tamamlayıp PKK üyesi olmak istiyorum.
Ben Rozerin ve Aydın heval (Newroz için gelen Kürt sanatçılar) ile görüşmemde şunu söyledim; sizden beklentim var. Çocuklarımı babasının yanına bırakmışım. Çocuklarımızın ihtiyaçları var, büyümekteler. Ama ben hala üniversiteye gidiyorum. Şiwan gece gündüz çocuklara hem annelik hem de babalık yapıyor.
Arzum üniversiteyi bitirip, PKK üyesi olmak. Eğer isteklerimle birlikte yapabilseydim, gerilla olacaktım. Şimdi çocuklarım olduktan sonra son kararım siyasetçi ve PKK üyesi olmaktır. Savaş için değil. Yaşamı seviyorum. Annemi, babamı, Kürdistan'ı, Kürt dilini ve kültürünü, arkadaşlarımı ve PKK tarihini seviyorum. PKK tarihi ateşten tarihtir. Sıcak selamlar büyük Önder Abdullah Öcalan'a, Kürt halkına, tüm siyasi tutsaklara, Kürdistan dağlarındaki Halk Savuma Güçleri gerillalarına...
Değerli çocuklarım, güzel kızım ve oğlum, arkadaşım Şiwan, anne ve babacığım, dostlarım, bu eylem yerini seçmemin nedeni; heval Rohat da bundan bir kaç yıl önce bedenini burada ateşe vermişti. Annem bana Yunanitan'ı sevmediğimi bu yüzden Kürtçe konuştuğumu söylüyor. Anneciğim ben Yunanistan'ı seviyorum, burası benim memleketim. Kürdistan'ı da kendi yurdum gibi seviyorum. Ben Yunan dilini çok seviyorum ama ben Kürtçeyi de anadilim gibi seviyorum.
Anne, anneciğim, halkları kardeşliği çok güzel bir şeydir. Kürt halkı halkların kardeşliği için mücadele ediyorlar. Halk Savunma Güçleri, Kürtlere işkence eden, yaşlı kadın ve erkelere ceza veren, çocuklarını öldüren Türk askeri ve polisine karşı mücadele ediyor. Çünkü Kütler anadili ve eğitim hakkı istiyorlar. İnsan gibi yaşamak istiyorlar. Bu nedenle anneciğim Kürdistan'ı dört parçaya bölen güçler, Kürtleri öldürüyorlar.
Üniversite'de Yunan dili ve eğitimi var. Bizim devletimiz de var. Ama Kürtlerin yok. Çocuklarımız iki dili öğrenmeli, anneleri Yunan, babaları Kürttür. Yüzde elli Yunan, yüzde elli Kürttür. Biliyorum bu eylemim iyi bir eylem tarzı değil ama HPG komutanı Viyan Soran da böyle yaptı.
Tüm Roj Tv, Mezopotamya müzik kanalı Denge Mezopotamya radyosu çalışanlarına, Koma Berxwedan sanatçı ve müzisyenlerine sıcak selamlar. Şehit aileleri ve Barış annelerinin ellerinden öpüyorum.
Tüm Kürdistan ve Ortadoğu şehitlerine selam. Bu yıl Newroz'u kutluyorum ama biraz geç, Zekiye Alkan gibi, Sema Yüce gibi, Ronahi, Berivan ve Rahşan Demirel gibi ve diğer yüce eylemlerde bulunanlar gibi. Kararlılıkları Kürt halkı ve Kürdistan'ı yüceltti. Kürtlerin tarihini büyüttü.
Selam heval Necmi, selam Heval Cihat, ki bir kaç gün önce ben sizleri tanıdım. Saygım var size ve sizin gibi Kürdistan için mücadele edenlere. Hoşçakalın sağlıcakla kalın.
Canım ve yüreğimle Elefteriya…"
(zd/fk/mg)

