Eren: Öcalan'a özgürlük hepimize özgürlük
09:12
Mizgin Tabu-Eylem Daş/JINHA
İSTANBUL - Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platformu tarafından 15 Şubat 2014 tarihinde PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için başlatılan "Öcalan'a Özgürlük" imza kampanyası 15 Şubat 2015 tarihinde sona erecek. Kampanyanın çağrıcılarından Eren Keskin, toplanan imzaların Kürt halkının barış ve çözümün yönündeki iradesini yansıttığını belirterek, "Artık her şey değişmeli çünkü bu milyonların irade beyanıdır. Barış için Öcalan'a özgürlük hepimize özgürlük" dedi.
Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platformu tarafından 15 Şubat 2014 tarihinde PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için başlatılan "Öcalan'a Özgürlük" imza kampanyası 15 Şubat 2015 tarihinde toplanan imzaların TBMM, Avrupa Parlamentosu, Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer ilgili kurumlara Kürt halkının beyanı olarak teslim edilmesi ile sona erecek. Kampanyanın çağrıcılarından Eren Keskin,"Biz kampanyayı başlattığımızda Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün sadece bir bireyin özgürlüğü olmadığını ifade ettik" diyerek bu çağrının aynı zamanda Kürt halkının talebin değerlendirilmesi ve savaşın bitirilmesi anlamına da geldiğini kaydetti. Abdullah Öcalan'ın tek bir kişi olarak düşünülmemesi gerektiğinin altını çizen Eren, "Tüm savaşlarda olduğu gibi Kürdistan'da süren savaşta da en mağdur olan kesim kadınlar olduğu için "Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platformu"nun yürütücüsüolduğu "Öcalan'a Özgürlük" kampanyasını kadın imzacılarla başlatmak istedik" vurgusu yaptı.
'Bu imzalar Kürt halkının çözüm yönündeki iradesini yansıtıyor'
"Kampanyayı başlattığımız tarihte KCK operasyonları yoğundu. Genel olarak görüştüğümüz herkesin bize verdiği cevap şuydu, gönlümüz sizinle imza atmak istiyoruz ama bu süreçte bu imzayı atamayız. O nedenle bu çalışma çok da istediğimiz genişlikte başlamadı. Esas olarak kampanyayı 7 kadın olarak başlattık. Bir taraftan KCK operasyonu sürdü diğer taraftan basında görüşmelerin varlığı kamuoyuna yansıtıldı" şeklinde konuşan Eren, Abdullah Öcalan'la devlet arasındaki görüşmelerin birden bire kamuoyuna yansıdığını ve onun yansımasıyla birlikte kampanyaya dair çalışmalarının biraz daha rahatladığını belirtti. Eren, imza kampanyasında milyonların hedeflendiğine işaret ederek "Dünyada başka bir halkın toplayamayacağı kadar, hem de bu koşullarda bir halk, bir taraftan savaşın en acımasız koşullarını yaşıyor diğer taraftan Diaspora'ya yayılmış birçok mağduriyetler var. Bir araya gelmeleri oldukça zor ama bu koşulara rağmen çok önemli sayıda imza toplandı. Aslında bu imzalar Kürt halkının barış ve çözümün yönündeki iradesini yansıtıyor ve bu imzalardan sonra her şeyin daha değişmesi gerekiyor bana göre, çünkü bu bir irade beyanıdır. Bu irade beyanın dikkate alınması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
'Öcalan'a özgürlük demek sadece hapisten dışarı çıkması anlamına gelmiyor'
Eren, "Öcalan'ın özgürlüğü demek sadece cezaevinde hükümlü durumda bulunan Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün sağlanması hapisten dışarı çıkması anlamına gelmiyor, bu aynı zamanda hem savaş koşullarının sona ermesi hem de Kürt sorununa barış ve demokratik çözüm yönünde bir adım atılması anlamına geliyor" ifadelerini kullanarak Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün şart olduğunu belirtti. Savaşın barışa evrilmesini en çok kadınların istediğini dile getiren Eren, "Bakın bu savaşta birçok kadın cinsel işkence yaşadı. Taciz ve tecavüze maruz kaldı. Çocuklarını kaybeden ve çocuklarını düşüren kadınlar oldu. Çocuklarını savaşta kaybeden milyonlarca kadınlar oldu. Kadınlar hem kendilerine yönelik savaşın yaratığı şiddet nedeniyle mağduriyet yaşıyorlar hem de en kıymetli varlıklarını çocuklarını bu savaşa verdiler" dedi.
'PKK ile devletin bir masada oturarak yaptığı anlaşma barış olacaktır'
Bugün herkesin barıştan bahsettiğine işaret eden Eren, "Kamuoyunun hangi kesimine giderseniz gidin, hatta faşistlere bile gidin. Herkesin barıştan bir anladığı var. Ama gerçekten barış hiç dolambaçlı yollara sapmadan PKK ile devletin bir masada oturarak yaptığı anlaşma olacaktır. Bunun dışında hiç bir şey barış olamaz. Çünkü iki savaşan güç var ve bu savaşan iki güç ancak barış kararında olursa gerçekten bir barış süreci başlayabilir" şeklinde konuştu. Eren, toplanan imzaların Kürt halkının irade beyanı olduğunu kaydeden Eren, "Kürt halkı milyonlarca imza ile Türk devletine, benim örgütüm PKK'dir hem de Liderim de Abdullah Öcalan'dır diyor. Bu imzaların tek anlamı budur ve benimle görüşeceksen eşit koşullarda görüşme istiyorum demektir" sözlerine yer vererek bundan sonra eğer bir barış görüşmesinden söz ediliyorsa tarafların eşit koşullarda olması gerektiğini söyledi. Şuanda eşit koşulların söz konusu olmadığına işaret eden Eren, "Hem toplanan imzalar hem de yapılacak olan mitingiler, Kürt halkının artık son çığlıklarıdır. Onun dışında Türk devleti istediği kadar değişmemekte dirensin ama Ortadoğu'da ki gelişmeler Kürt halkın yararınadır. Ayrıca Kürdistan sadece Türkiye sınırlarında bir toprak parçası değil. Kürdistan 4 ayrı devletin içine hapis olmuş sömürgeleştirilmiş bir coğrafya ve bu coğrafyayla ilgili Ortadoğu'da önemli gelişmeler oluyor. Önemli hak kazanımları var. Ben hiç bir sömürgeci devletin artık buna direnemeyeceği kanısındayım. O nedenle bu imzalar Kuzey Kürdistan halkının bana göre son çığlığıdır. Ben böyle değerlendiriyorum" sözlerine yer verdi.
'Barış için Öcalan'a özgürlük hepimize özgürlük'
15 Şubat Uluslararası komplonun yıl dönümü ve bu nedenle yapılacak mitinglere katılım ve bu imzaların cismen de desteklenmesi anlamına gelecektir" vurgusu yapan Eren, demokratik bir barış ve özgürlük isteyen tüm Kürtlerin ve Kürtlerin destekleyici halkları mitinglere katılması gerektiğini sözlerine ekleyerek "Son olarak şunu söyleyebilirim. Barış için Öcalan'a özgürlük hepimize özgürlük" dedi.
(fk)

