Figen: Bu paketin barışın önüne açacağına inandıramazsınız
15:56
JINHA
ANKARA - AKP'nin 'İç Güvenlik Paketi'nde ısrar etmesinin toplumun hayrına olmadığını belirten HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Kendi halkına savaş ilan eden bir paketin barışın önünü açacağına bizi kim inandırabilir? Sanılanın aksine bu paket hareket halindeki dinamik mücadele güçlerini değil, harekete geçmek isteyen halk güçlerini de hedefliyor. Tüm Türkiye halklarını karanlık bir koridora sokuyorlar ve biz bu karanlık koridora girmeyecek kadar demokrasi kültürüne inanan bir zeminde duruyoruz" dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, gündemdeki konuları değerlendirdi. Konuşmasının büyük bir bölümünü "İç Güvenlik Paketi"ne ayıran Figend siyasi iktidarın Türkiye halklarına karşı politik tavrını güvenlik paketi tartışmalarıyla sürdürdüğünü belirterek, güvenlik paketinin AKP ve sarayının korunması amacını taşımaktan başka bir şey olmadığını söyledi. Türkiye halklarının güvenlik paketi adı altında baskı ve otorite politikalarına değil daha fazla barışa ve özgürlüğe ihtiyacının olduğunu vurgulayan Figen, "Bunu görmeyip aksini yapıyorsa iktidar; Toplumdaki gerilim politikasını bilinçli olarak arttırma tavrında ısrar ediyor demektir" ifadesinde bulundu.
'İkinci bir baraj yaratıyorlar'
Paketin halkın güvenliğinden başka her şeye hizmet ettiğinin altını çizen Figen, paketin bu süreçte siyasetin merkezine yerleştirilmesinin bir amacının olduğunu vurgulayarak, "Amaçlarından bir tanesi baskıcı rejimlerinin hiçbir engelle karşı karşıya kalmaksızın artık saltanat kurma peşinde olmaları. Bunu tüm dünya çok iyi biliyor. Tek adam, tek parti diktatörlüğüne dayanan siyasi rejimi inşa etme tavrının halk tarafından kabul görmediğini bildikleri içini, AKP'den farklı düşünen herkesi tahakküm altına almak için bu tür paketlere ihtiyaçları var. Siyasi iktidarın ve sermaye güçlerinin güvenliğini sağlama amacına dayanıyor. İkincisi tüm halk güçlerinin özellikle de partimizin karşısına yeni bir baraj çıkarma amacına dayalıdır. HDP'nin bu zamana kadar karşısına çıkardıkları siyasi baraj yetmedi; ikinci bir baraja ihtiyaç duyuyorlar" dedi.
Niye ısrar ediyorsunuz?
Figen Yüksekdağ, "Başbakan grup toplantısında seslenirken, paketi çıkarmada ne kadar ısrarcı olduklarını söyledi. Bu şekilde tüm muhalif kesimlere süre veriliyor, bir vade biçiliyor. Bu kadar sorumsuz bir iktidar; her sözü ile gerilimi, karşıtlığı ve kutuplaştırmayı kışkırtan bir siyaset yürütüyor. Bu paketi çekmeniz için bir haftanız var. Çok iyi düşünün, demokratik talepleri dikkate alıp geri çekin" dedi. Figen konuşmasının devamında, "Amaçlarından bir tanesi baskıcı rejimlerinin hiçbir engelle karşı karşıya kalmaksızın artık saltanat kurma peşinde olmaları. Bunu tüm dünya çok iyi biliyor. Tek adam, tek parti diktatörlüğüne dayanan siyasi rejimi inşa etme tavrının halk tarafından kabul görmediğini bildikleri içini, AKP'den farklı düşünen herkesi tahakküm altına almak için bu tür paketlere ihtiyaçları var. Siyasi iktidarın ve sermaye güçlerinin güvenliğini sağlama amacına dayanıyor. İkincisi tüm halk güçlerinin özellikle de partimizin karşısına yeni bir baraj çıkarma amacına dayalıdır. HDP'nin bu zamana kadar karşısına çıkardıkları siyasi baraj yetmedi; ikinci bir baraja ihtiyaç duyuyorlar" dedi.
'Paket barış ve çözüme hizmet etmiyor'
"Ne diyor saraydaki; 'seçimden önce seçimin güvenliğini sağlamak için çıkarıyoruz bu paketi" hatırlatmasında bulunan Figen, "Asıl paketi çıkarırsanız seçimin ve halkın güvenliğini tehdit eder, kuşatma altında bırakırsınız" şeklinde konuştu. Figen şunları söyledi: "Kendi halkına savaş ilan eden bir paketin barışın önünü açacağına kim inandırabilir bizi? Saraydakinin hamasetleri, AKP'nin tehditleri bizi inandıramaz. Sanılanın aksine bu paket hareket halindeki dinamik mücadele güçlerini değil, harekete geçmek isteyen halk güçlerini de hedefliyor. Paketle harekete geçeceklere; 'hareketinizi engelleyeceğiz. Böyle bir şeyi aklınızdan geçiriyorsanız hemen vazgeçin' mesajı veriliyor. Paket ile toplumun gelişeceğini sanıyorlarsa; tarihsel bir şekilde yanılıyorlar. Tüm siyasal deneyimlerimizden biliyoruz ki; baskı ve terör politikası, şiddet dilinin meşrulaştırılması daha fazla karanlık getirir. Tüm Türkiye halklarını karanlık bir koridora sokuyorlar ve biz bu karanlık koridora girmeyecek kadar demokrasi kültürüne inanan bir zeminde duruyoruz."
'AKP yeni darbe uygulamalarıyla halkın karşısına çıkıyor'
AKP'nin çeteci, paralel ve karanlık güçlerin gayri nizami yaklaşımlarından yakındığını anımsatan Figen Yüksekdağ, "İşine gelmeyen her suçu yıktığı kesimler vardı. Bu güvenlik paketi uygulamaya geçtiği anadan itibaren sırtında üniforma taşıyan kolluk gücü kendisini hem devlet hem savcı hem hakim yerine koyup bu halka istediği zulmü yapabilme hakkına sahip olacak. Bu paketle doğal olarak AKP bundan sonra gerçekleştirilecek tüm katliamların ve suçların sorumluluğunu üstleniyor. Biz böyle algılıyoruz, bundan sonra polisin ve karanlık güçlerin işlediği suçların doğrudan sorumlusu AKP ve saraydakidir" diye konuştu. Türkiye toplumunun karanlık dönemlerden geçtiğini belirten Figen, darbelerin ve faili meçhullerin Türkiye tarihine kara bir leke olarak yerleştiğini vurgulayarak, darbeyi aşmakla övünen AKP'nin başka bir darbe uygulaması ile halkların karşısına çıktığını söyledi. Figen, "Sizin darbecilerden ne farkınız var" diye sorarak, "Paket ile birlikte OHAL uygulamasını yeniden getiriyorsunuz" dedi.
'Toplumu aptal yerine koymayın'
Avrupa ülkelerinde polisin gösterilere silahsız gittiğini hatırlatan Figen, "Ama siz polisin hem silahlandırılmasını hem de o silahları sınırsız bir şekilde kullanmasını tahkim ediyorsunuz. Bu yasadan demokratik bir muhteva çıkarmaya çalışmak çarpıtmadan önce ayıptır! Bu toplumu aptal yerine koymayın" diye konuştu. Emniyet müdürünün, "Biber gazı öldürmüyor" şeklindeki açıklamalarına da değinen Figen Yüksekdağ, söz konusu ifadeleri sert bir biçimde eleştirerek, "Nasıl olsa yalandan kimse ölmüyor. Emniyet müdürü bulmuşlar bir tane, yalandan kim ölmüşçü müdür? Geride bıraktığımız süreç içerisinde biber gazından 8 kişi öldü. 400'ün üzerinde insan yaralandı" dedi.
'Sigaranın zararları kadar kurşunlarla uğraşsın'
"Saraydaki sigaranın zararları ile uğraştığı kadar, biber gazı ve kurşunlarla uğraşsın. Sigara öldürür, zararlıdır. Ama güvenlik paketi de insana, hakka, hukuka, adalete zararlıdır. Artık insan merkezli siyaset yapmanın yoluna girmelisiniz" diyen Figen, paketin fiili olarak uygulamaya geçtiğini belirterek, AKP kongresinde Berkin Elvan'ın ölümünü protesto etmek için pankart açan gençlerin tutuklandığını hatırlattı. Paketin çıkması durumunda çözüm sürecinin ilerleyişi açısından da risklerin oluşacağına dikkat çeken Figen, toplumun hayrına olmadığını vurgulayarak, "Vaktiniz varken paketi derhal geri çekin" dedi.
'Demokrasiden yana tek bir adım atılmamış'
Bir yandan güvenlik paketi adı altında devlet baskısanı güçlendirmeye dönük bir yolun izlendiğini, diğer taraftan ise bu yolun nasıl güçlendirilebileceğinin hesaplarının yapıldığına vurgu yapan Figen, "Son sürece bakın demokrasinden yana tek bir adım atmamış, numunelik göstereceğimiz bir adım bile yok ama tekçiliği, otoriterliği güçlendiren ne varsa siyaseti oraya kilitliyorlar. Pakete, başkanlık sistemine kilitliyorlar. 2015 seçimlerine gittiğimizi sanıyorduk yanılıyormuşuz, saraydaki uyardı; 'bakın ha yanılmayın başkanlık sitemine gideceğiz' dedi. Böyle bir çarpıtma olamaz, milyonlarca yurttaşın gündemini kendi gündemine kilitlemiş bu yörüngenin etrafında döndürmeye çalışıyor. 2015 seçimlerinde Türkiye halkları kendi vekilini seçecek, kimse başka hevesler içine girmesin. Başka rüyalar görmesin, saraylarda yatmak hoş rüyalar görmeye sebebiyet verebilir ama saraydaki gerçek ile toplumdaki gerçek bir değil" diye konuştu.
'Faşizme karşı en güçlü barikatı HDP kuracak'
Figen Yüksekdağ, "Neymiş eğer başkanlık sistemi olsaymış Türkiye daha ileri bir noktada olurmuş, şu noktada katılmamak mümkün değil; baskı ve otorite antidemokratik tutum konusunda başkanlık sistemi olsa daha ileride olabilirdi" şeklinde konuştu. Faşizan ve antidemokratik uygulamaların daha ileriye taşınmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Yüksekdağ, faşizme karşı en güçlü barikatı kuracak olanın HDP olduğunun altını çizerek, "Çünkü Türkiye'ye en uygun, yakışır demokrasi programına sahip olan farklılıkların eşitliğini, adaletini savunan siyasete ve uygulamaya sahip olan parti HDP'dir" dedi. AKP'nin yüzde 10 barajına sımsıkı sarılarak, HDP'nin barajı geçmemesi için elinden geleni yaptığına dikkat çeken Figen CHP'yi de eleştirdi. Figen, "Sorumluluklarını ihmallerini unutmasınlar, kendi işlerine baksınlar, işleri HDP ile uğraşmak değil. İktidarın kurduğu diktatörlük karşısında muhalefet yürütmek ana muhalefetin görevi ama HDP'yle uğraşarak partimiz hakkında çeşitli sataşmalar kirli karanlık iddialar yürütmekten esas görevlerini yerine getiremiyorlar. HDP'yi hedefleyen her müdahale ve engelleme çabası AKP'nin ve iktidarın politikalarına destek vermek, güçlendirmek demektir. O nedenle iktidar iktidarlığını biliyor ama muhalefet de biraz muhalefetliğini bilsin" dedi.
'En yüksek başarıya hazırlanıyoruz'
Tüm kesimlere HDP'den aday olma çağrısında da bulunan Figen, "HDP seçimlere 3-4 ay kala yaşanan bu süreç içerisinde Türkiye halklarının teveccühüne mazhar oluyor. HDP'yi bir alana bir gündeme bir bölgeye sığdıramıyorlar. Kimse halklarımızın yaşam alanlarına dair söz söyleme, karar alma hakkını kendinde göremeyecek. Toprağı işleyenin ve üretenin iradesini, onurunu, siyasete katılma hakkını HDP sağlayacak. Gelin bize dayatılan bu siyasetin hükmünü yırtıp atalım" dedi.
'13 Şubat boykotunu destekliyoruz'
8 Şubat tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilen Alevi mitingine de değinen Figen Yüksekdağ, "8 Şubat'ta Kadıköy'de sadece demokratik alevi hareketinin kurumlarının ve halklarının değil, demokratik Türkiye'nin tablosu vardı. Bu tabloyu bu resme çizen halkımızı bugün buradan saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Bütün yurttaşlarımıza sesleniyorum; alevinin hakkına sahip çıkmak için mutlaka Alevi olmak gerekmez, Kürdün hakkına sahip çıkmak için Kürt, işçinin yaşam ve emeği için direnmek için illa da işçi olmanız gerekmez. Biz birbirimiz için var olmayı öğrendikçe birbirimizi var etmeyi ve hep birlikte güçlü bir biçimde varlığımızı kazanmayı da başarabiliriz" dedi. Figen son olarak zorunlu Sünnilik derslerine karşı Alevi kurumlarının 13 Şubat tarihinde gerçekleştireceği ders boykotuna katılım çağrısında bulundu.
(fk)

