H.Y ölmeden boşanabilecek mi?

09:12

 


JINHA


AMED - Eşi tarafından 9 yıl boyunca şiddete maruz kalan, kurtulmak istediği her fırsatta aile baskısı nedeniyle yeniden aynı yere gönderilen ve şiddet nedeniyle iki çocuğunu kaybeden H.Y., 'can güvenliğim yok' beyanına rağmen boşanamıyor. Boşanmak için verdiği ifade ve aldığı raporlar suç duyurusu niteliğinde olmasına rağmen H.Y'nin hala boşanmamasında ısrar eden mahkeme, kadını koruyucu hiçbir tedbir almayarak, katledilmesine davetiye çıkarıyor.


Yapılan araştırmalara göre; yılda ortalama bin kadın en yakınları tarafından katledildiği Türkiye'de, "can güvenliğim yok" ihbarına rağmen kadınlar, yasaların ve kolluğun ihmale nedeniyle yaşamını yitiriyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın, kadını değil 'aileyi koruyan' politikalarının yansıması olan Aile Mahkemeleri ise şiddet karşısında boşanmak isteyen kadınların önüne set çekiyor. Kadın hukukçuların, "Şiddet gördüğünü beyan eden kadının ifadesi ihbar kabul edilmeli, şiddet uygulayan hakkında işlem başlatılmalı", "Kadını koruyan mekanizmalar artırılmalı" talepleri göz ardı edilirken, binlerce kadın şiddet ve ölüm kıskacında mahkemelerde hak aramaya çalışıyor. Benzer bir davada Diyarbakır'ın bir ilçesindeki Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bir yıldır sürüyor. Kadının can güvenliği nedeniyle ilçenin ismini veremiyoruz.


Akıl almaz işkence nedeniyle iki çocuğunu kaybetti


Davacı olan H.Y., 2006 yılında M.Y. ile evlendirildi ve 9 yıl boyunca her türlü şiddete maruz kaldı. Mahkemeye verdiği dilekçesinde H.Y evliliği süresince yaşadıklarını şöyle anlattı: "Gelin olduğum ilk sabah bana şiddet uyguladı. Küfür ve hakaretlerde bulundu. Evlendiğimin 3'üncü günü tekrar şiddet uyguladı ve bende ailemi arayarak beni gelip almalarını istedim. Bir yıl babamın evinde kaldım ve daha sonra tekrar ailemin ısrarıyla eşimin yanına döndüm. Yanında kaldığım 40 gün içerisinde tekrar şiddet uyguladı. Tehdit etti. İşkencelerine dayanamayarak tekrar babamın evine geldim. Bu defa ailemi rahatsız etmeye başladı telefonla taciz etti tehdit etti ve hatta babama bıçak çekti. Araya aile büyüklerinin girmesi ile 8 yıl sonra tekrar barıştık. 6 ay kadar bir zaman diliminde eski günlerimize geri döndük şiddet hakaret ve tehditler devam etti. Yaptıkları işkenceden farklı değildi. Parmaklarımı kırıyordu kaynar su ile yakmaya çalışıyordu. Silahla tehdit ediyordu. Bir defasında ateş etti kendimi yastıkla korudum ve silahın yönünü değiştirdim yoksa bana isabet edecekti. Ama beni yavaş yavaş öldüreceğini söylüyordu. Şimdi ölürsen kurtulursun ama yavaş yavaş ölmeni istiyorum diyordu. Beni ailemi öldürmekle tehdit ediyordu. Köpek gibi tırnaklarıyla yüzümü parçalıyordu. İki defa hamile kaldım iki bebeğimi de karnımda gördüğüm şiddetten kaynaklı kaybettim. Beni pazara götürdü.  Ve 'hangi satıcı senin sevgilin' diye hakaret etti. Aynı gün gece yarısı beni sokakta tek başıma bırakıp koşarak uzaklaşıyordu. Ben onun peşinden koşarken az daha bana araba çarpacaktı bende geri çekildim ve bana 'arabadaki senin sevgilin miydi neden yol verdin' şeklinde hakaret ediyordu. Sokakta beni döve döve bayıltıyordu. Beni gece çıplak bırakıyordu ve tek ayaküstünde beklememi istiyordu. Bana hep tecavüz ediyordu. Sigarasını benim üzerimde söndürüyordu."


Hala koruma kararı yok


H.Y., 2014'de "Bu defa son" diyerek boşanmak için İlçe Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme, H.Y'nin muhtarlıktan aldığı fakirlik kağıdına rağmen "Sana avukat buluruz ama ücreti sen ödersin" dedi. Bunun üzerine Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi'ne başvuran H.Y.'ye baro tarafından ücretsiz avukat tayin edildi. Evlilik içinde maruz kaldığı fiziki ve psikolojik işkenceyi mahkemede defalarca ayrıntılı olarak anlatmasına rağmen eşi M.Y tarafından sürekli tehdit edilen ve bunu mahkemede tutanaklarına beyan eden H.Y. hakkında hala koruyucu bir önlem alınmadı.


'Ayrıca 'Kasten yaralama' davası açılmalı'


Üstelik evlilik süresince işkence gördüğü için ağır psikolojik travma yaşaya H.Y'nin elinde doktor raporu olmasına rağmen, boşanmak davası mahkeme tarafından sonuçlandırılmıyor. Hukukçular, H.Y'nin evliliği süresince gördüğü şiddetin sabit olduğunu belirterek, boşanmanın hemen gerçekleşmesi gerektiğini ve ayrıca M.Y. hakkında "Cana kasıt"tan hukuki işlem başlatılması gerektiğini söylüyor. Hukukçular, "Şiddet gören parmakları kırılan yakılan, "yaşadığı şiddet sebebiyle çökkün ruh hali içerisindedir" şeklinde bir hastane raporu sunulan ve şiddetten kaynaklı iki kez düşük yapan kadına tüm bunları yaşatan erkek hakkında neden kamu davası açılmıyor ve neden "kasten adam yaralama" hükmünden yargılanmıyor?" diye soruyor.


H.Y'nin açtığı boşanma davasına önümüzdeki günlerde devam edilecek.


(sg/fk/mg)