Tandır ekmeği geleneği sürüyor

09:12

 


Beritan Canözer - Şehriban Aslan / JINHA


AMED - Bölgenin kültürel zenginlikleri arasında yer alan 'Tandır' ekmeği Kürt kültürünün vazgeçilmezleri arasında. Geçmişte yalnızca köylerde ve gecekondu mahallelerinde yapılan tandır ekmeğini artık şehirlerde de görmek mümkün. Diyarbakır'ın Suriçi Semti'nde yaşayan ve 12 yıldır tandır ekmeği yapan Şükran Sevilgen, bu kültürün bin yıllar sonrasına taşınmasını istiyor.


Kürt kültürünün vazgeçilmezlerinden biri olan "Tandır" geçmişten günümüze hiçbir değer kaybetmeden gelmiştir. Kürt kadınları hem Kürt halkının vazgeçilmezi olan tandır ekmeğini sofralara taşıyor hem de tarihten tarihe taşıyor. Diyarbakır, Mardin, Şırnak ve Van olmak üzere bölgenin birçok kentinde yaşayan kadınlar tandır ekmeği üretimine devam ediyor. Tandır ekmeği dışında başka ekmek yemek istemediklerini söyleyen kadınlar, tandır ekmeğinin hem ekolojik hem de daha sağlıklı olduğunu savunuyorlar. Tandır ekmeği Kürt halkı için bir kültür haline gelmiştir. Yaz, kış demeden kadınlar "tandır ekmeğinin lezzetine doyum olmaz" diyerek, tandır başlarında ekmek yapıyor.


Nesilden nesile aktarılacak


Diyarbakır'ın Suriçi, Bağlar ve Seyrantepe semtlerinde kadınlar sabahın erken saatlerinde tandır başlarına giderek hazırladıkları hamuru açmaya başlıyor. Kadınlar yuvarlak şeklinde olan hamuru eline alıp yavaş yavaş açıp genişletiyorlar ardından üzerine un, susam ve su serpiyorlar. Daha sonra genişletilen hamur, tandırın içine yapıştırılıp pişirilir. Kadınlar, yaz kış demeden tandırların kızgın ateşi başında ekmek pişirerek, yöreden yöreye farklılık gösteren ekmekleri hem evlerinde tüketiyor hem de halkın tüketmesini sağlıyorlar. Diyarbakır'ın Suriçi Semti'nde yaşayan ve 12 yılı aşkın bir süredir tandır ekmeği yapan Şükran Sevilgen, "Tandır ekmeği yıllardan beri süregelen kültürlerimizden bir tanesidir. Elimden geldiğince benden sonraki nesillere bu kültürümüzü taşımaya çalışacağım" ifadesini kullandı.


'Tandır ekmeği yapmaktan üşenmedim'


Sabahın ilk saatlerinde ilk işinin hamur yoğurmak olduğunu belirten Şükran, "Dokuz çocuğum var hem onlarla ilgileniyorum, hem ev işleriyle hem de tandır ekmeği yapıyorum. Bir yandan tandır ekmeği yapıp bir yandan da ev işiyle uğraşmak çok zor fakat kültürlerimiz arasında büyük bir önem yer edindiği için hiçbir zaman tandır ekmeği yapmaktan üşenmedim. Ekmeği fırına verip yapmak daha kolay ama tadı bir olmuyor. Sabahın ilk ışıklarında hamurumu yoğurup mayalanmasını bekliyorum. Hamurum mayalandıktan sonra tandırı yakmaya gidiyorum. En son olarak ekmeğimi yapıyorum. Zahmetli bir iş fakat elimden geldiğince ninelerimizden, annelerimizden bize kalan tandır mirasını sonraki nesillere taşımaya çalışacağım" dedi.


'Tandır ekmeğinin hiçbir ekmekte olmayan bir tadı var'


"Biz kültürümüze sahip çıkmadığımız zaman, kültürümüz yok olur. Tandır da bizim kültürlerimiz arasında yer alıyor" diyen Şükran, her Kürt kadının tandır ekmeği yaptığını söyledi. Şükran, tandır ekmeğinin daha lezzetli, daha doyurucu olduğuna değinerek, "Çocuklarımda tandır ekmeğini çok seviyor. Fırından ekmek aldığım zaman kızıyorlar, yemiyorlar" diye belirtti. Turistlerin gezerken tandır başlarına gelerek ekmek yemek istediklerini söyleyen Şükran, "Tandır ekmeği yiyen turistler bizden birkaç tane tandır ekmeği istiyorlar. Bir defasında bir turist 20 tane tandır ekmeği aldı. Tandır ekmeğinin hiçbir ekmekte olmayan bir tadı var. Bir yiyen bir daha yemek ister" ifadelerinde bulundu.


'İnsanlar artık her şeyin hazırını istiyor'


Tandır ekmeğini severek yaptıklarını ve hiçbir kadının tandır ekmeği için verdiği emekten rahatsız olmadığını dile getiren Şükran, "Tandır ekmeği Kürt olmamızdan kaynaklı da bizim için önemlidir. Kürt halkı binlerce yıl tandır ekmekleri pişirip yemişlerdir. Geçmişte fırınlar yoktu, hazır ekmekler yoktu. Evlerin bahçelerinde kurulan tandırlarda sabah akşam ateş yanardı ve ekmekler pişerdi. Annelerimiz, ninelerimiz, ninelerimizin nineleri hep tandır ekmeği yapmıştır ve yemiştir. Bin yıllar sonra tandır ekmeğinin yenildiğini görmek isterdim. Ama ne yazık ki günümüzde gördüklerimiz kültürümüzün geleceğe taşınacağı konusunda bizi endişelendiriyor. Geçmişte bu tür şeylerle uğraştığımız için daha az hastalanırdık ama şimdi herşey elimizin altında ve hareket bile etmeden her istediğimiz oluyor. Bu da bizi tembelleştiriyor" şeklinde konuştu.


(mg)