Kadın icadı 'Têşî'nin nefesi kesilmek üzere
09:08
Vildan Atmaca/JINHA
BEDLÎS - Hazır giyim sektörünün gelişmesiyle birlikte unutulmaya yüz tutan, geleneksel yünden iplik yapma aleti 'Têşî' kadınların elinden yeniden hayat buluyor. Adilcevaz'ın Akçıra köyünde kadınlar ellerinden bırakmadıkları têşî ile teknolojiye meydan okuyor.
Geçmişi çok eskilere dayanan ve Mezopotamya tarihinden bugüne kadar gelen ağaçtan yapılan 'Têşî' koyun yününün eğritilerek düzgün ve kesintisiz bir ipliğe dönüşmesini sağlayan en eski araçlardan biri olarak biliniyor. Hazır giyim sektörünün gelişmesiyle birlikte unutulmaya yüz tutan têşî kadın icadı olarak biliniyor. Bitlis'in Adilcevaz ilçesine bağlı Akçıra köyünde yaşayan kadınlardan Haylaz Balıkçı, têşînin (öreke) teknolojinin gelişmesi ile sağlıksız tekstil fabrikalarının artması, iplik eğirme ve dokuma makinelerinin yaygınlaşması sonucu eski önemini yitirerek, teknolojiye yenik düşen araçlar arasında yer aldığını söyledi.
'Têşî teknolojiye yenik düşmek üzere'
Yok olmaya yüz tutmuş kültürel zenginliklerden birisi de têşîdir. Bitlis'in Adilcevaz ilçesine bağlı Akçıra köyünde yaşayan kadınlardan 50 yaşındaki Haylaz Balıkçı, teknolojinin gelişmesi ile sağlıksız tekstil fabrikalarının artması, iplik eğirme ve dokuma makinelerinin yaygınlaşması sonucu têşînin eski önemini yitirerek, teknolojiye yenik düşen araçlar arasında yer aldığını söyledi. Haylaz, "Kadınlar eskiden büyük bir sabır ile elde ettikleri yünleri ip haline getirip büyük halılar ve kilimler örerdi. Halı ve kilim dışında elde edilen iplerle çorap, patik, yer yastıkları, çanta, yelek, heybe yapılırdı. Têşî ile yapılan birçok örgü çok sağlam. Yıllar geçse dahi kullanılıyor. Şimdi ise teşî kültürü yok olmak üzere" dedi.
'Kültürümüzü yaşatmak için elimizden geleni yapacağız'
"İplik eğirme ve dokuma makinelerinin yaygınlaşması nedeniyle têşî kültürünün yok olmasını istemiyoruz" diyen Haylaz, yıllar önce fabrikaların bu kadar yaygın olmadığını hatırlatarak, annelerinin ve nenelerinin kendilerine têşîden elde ettikleri iplerle çorap, kazak, yelek yaptığını ve uzun yıllar yapılan örgüleri giydiklerini belirtti. Haylaz, "Têşî ile yaptıklarımızı satar, ekonomimizi sağlardık. Şimdi ise kimse bunların ne olduğunu bilmez, modern olmadığını söylerler. Biz yine de Kürt kültürünün bir parçası olan bu aracı yaşatmak için elimizden geleni yapacağız" sözlerine yer verdi.
'Yeni motifler üretmek beni mutlu ediyor'
Kadınların kışa hazırlıklarından birisi de patikler. Akçıralı kadınlardan olan 75 yaşındaki Kibar Keserci ise, yıllardır beş şişte ve iki şişte çocuklarına ve torunlarına patikler, çoraplar ördüğünü, ilerlemiş yaşına rağmen örgü yapmadan duramadığını ifade etti. Kibar, yöresel motif ile desenlerin olduğu patikleri yapmayı çok sevdiğini dile getirirken, "Yıllardır örgüler yapıyorum. Gençlik yıllarımdan bu yana kendime aileme, genç kızlara, çocuklarıma ve son olarak da torunlarıma patikler örmeye devam ediyorum. Örgü yapmak, yeni motifler üretmek beni mutlu ediyor" ifadelerinde bulundu.
(gk/fk/mg)

