Yeşim Ergün: İsteseler de istemeseler de Öcalan çıkacak
09:10
Öykü Dilara Keskin/JINHA
İSTANBUL - 15 Şubat komplosunu değerlendiren SDP Genel Başkan Yardımcısı Yeşim Ergün, "Sayın Öcalan'ı hala cezaevinde tutmak mantıksızlıktan başka bir şey değil. Çözüm sürecine devam edilmek isteniyorsa, Öcalan özgür olmalı. Türkiye devleti istese de istemese de Öcalan o cezaevinden çıkacak" dedi.
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın uluslararası komplo sonucu Türkiye getirilmesinin ardından 16 yıl geçti. Her yıl olduğu gibi bu yılda Kürtler komployu lanetlemek ve Abdullah Öcalan'a yönelik bağlılıklarını göstermek için alanlara çıkmaya hazırlanıyor. Kadın mücadelesini temel mücadele alanı olarak pratikleştiren PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik 15 Şubat komplosunu sosyalist kadınlar değerlendirdi. SDP Genel Başkan Yardımcısı Yeşim Ergün, devletin 15 Şubat'la Kürt hareketini bitirmeyi hedeflediğini ancak bu hedefinin boşa çıkarıldığını söyledi. Yeşim, Kürt halkının hem kendi örgütüne hem kendi önderine hem de haklarına sık sıkı bağlı olduğunu ifade etti. Yeşim, "Sayın Öcalan'ı hala cezaevinde tutmak Türkiye devletinin mantıksızlığından başka bir şey değil. Çözüm sürecine devam edilmek isteniyorsa, Öcalan özgür olmalı. Aslında şunu söylemek lazım. Türkiye devleti istese de istemese de Öcalan o cezaevinden çıkacak" dedi.
'Öcalan'ın açtığı yolda kadınlar özgürlük yolunu açıyor'
Kadınların yeni örgütlenme modeli KJA'nın kurulduğunu ve bunun Kürt kadınlarının Abdullah Öcalan'ın perspektifleri doğrultusunda başardığını kaydeden Yeşim, Kobanê'de farklı bir dünyanın mümkün olduğunu kadınların gösterdiğini ve bunun bu perspektifler sayesinde yaşam bulduğunu söyledi. Yeşim, "Sayın Öcalan'ın gösterdiği doğrultuda kadınlar özgürlük yolunu açıyorlar. Bu umudu Öcalan'ın onlara açmış olduğu teoriyle devam ettirdiler" dedi. Özgürlük iradesi, barış iradesinin İmralı'yı yıkıp geçtiğini vurgulayan Yeşim, uluslararası komplonun 16. yılında eğer barış iradesini sağlam kılmak isteniliyorsa acilen Öcalan'ın özgür bırakılması gerektiğini kaydetti.
'Öcalan'ın öğretisinin arkasındayız'
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın sadece Kürt halkının önderi değil Türkiye'de demokratik muhalefet içinde de büyük bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Yeşim, çözüm sürecinin de 15 Şubat'tan bağımsız olmadığını belirterek, çözüm sürecinin Kürt halkının ve enteryonalist devrimcilerin iradesiyle devam ettiğinin altını çizdi. Yeşim, "Barış iradesini buraya getiren kadınların elleriyle yükseltmiş olduğu özgürlük iradesidir. Barış iradesini getiren Kobanê direnişidir. Çözüm süreci Tayyip Erdoğan'a bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir. Çözüm sürecinde Sayın Öcalan'ın öğretilerinin arkasındayız. Bu süreç soframızdaki aşın artması, kadına yönelik şiddetin savaşın arkasına gizlenmesini engellenmesi için önemli" dedi. 15 Şubat komplosu ile 12 Eylül darbesi arasında önemli bir bağ olduğunu kaydeden Yeşim, komplocu darbeci geleneğin inadına "Sayın Abdullah Öcalan'ı cezaevinde çıkaracağız demliyiz" diye konuştu.
'Suriye'den çıkmasına neden olan güçler DAİŞ'i ortaya çıkardı'
ESP Sosyalist Kadın Meclisleri Yürütme Kurulu üyesi Düriye Sezgin ise Avrupa'da üç koldan başlatılan "Öcalan'a Özgürlük" yürüyüşünü selamlayarak konuşmasına başladı. Abdullah Öcalan'ı 1998 yılında komplo ile Suriye'den çıkaran güçlerin bu gün DAİŞ çetecilerini yarattığına dikkat çeken Duriye, "Sayın Öcalan ve Kürtler bu komploları o zamanda boşa çıkardı bu günde boşa çıkardı" dedi. "Kürt özgürlük hareketinin başlamasıyla gittikçe gelişen bir kadın hareketi gelişti bunun önünü açan Kürt hareketinin önderliğidir" diye konuşan Düriye, kadının özne olmadığı mücadelelerin başarıya ulaşmadığına dikkat çekti. Kürt kadınlarının özne olduğunu ve bunu Abdullah Öcalan'a borçlu olduğunu hatırlatan Duriye, "Kürt kadınlarının önderliğe olan aşkı şu anlama geliyor mücadeleye olan bağlılığı, kendi önderliğinde simgeleştiği ve dolayısıyla çok özgün bir yer de olduğunu görebiliriz" dedi. Duriye, Abdullah Öcalan'ın sadece Kürt kadınları açısından değil, dünyadaki kadınlar açısından da önemli bir yer ifade ettiğini söyledi.
(fk/mg)

