Mor Çatı: Filiyattaki kürtaj yasağı kadınların hayatını ilgilendiriyor
09:12
Eylem Daş/ JINHA
İSTANBUL - Yaklaşık üç yıl önce yasaklanması istenen ancak kadınların sokaklara dökülmesi ile iktidarın geri atmak zorunda kaldığı kürtaj yasağı, hükümetin söylemleri ile hafızalara "kürtaj yasak" olarak kodlanıyor. Fiiliyatta da yasağın varlığını sürdürdüğü Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı'nın yaptığı araştırma ile belgelendi. Araştırmanın nedenlerini aktaran Vakıf aktivisti Açelya Uzun, kendilerini arayan ve kürtajın yasak olması nedeniyle kürtaj yaptıramadığını ama acilen bunu yapmak zorunda olduğunu belirten kadınların yoğunluğu nedeniyle böylesi bir çalışma yaptıklarını söyledi.
AKP Hükümeti, iktidarı boyunca çıkardığı yasalar, düzenlemeler ile kadını iş yaşamından uzaklaştırarak evin yolunu tutmasını işaret ediyor. Kadınlar hükümetin, kadınları, çalışma hayatı ve çocuk doğurması arasına sıkıştırmasının nedeninin izlediği neoliberal politikalar olduğuna dikkat çekiyor. Kadın bedenine dönük politikalarını yasallaştırmak isteyen hükümet 2012 yılında kürtaj yasağını çıkarmak istemiş kadınların sokaklara çıkması ile geri adım atmak zorunda kalmıştı. Ancak bugün görülen tabloda kürtaj yasağı birçok kamu ve özel hastanelerde yapılmıyor ve yasak fiiliyatta devam ediyor. Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı'nın konuya ilişkin araştırdığı raporda, İstanbul'daki 37 kamu hastanesine, telefon ile "kürtaj yapıyor musunuz?" diye sorduklarını ancak aldıkları yanıtın hükümetin kürtaj ile ilgili söylemlerinin gerçek hayatta nasıl karşılık bulduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu belirtti.
'İstanbul'da sadece 3 kamu hastanesi isteğe bağlı kürtaj yapıyor'
Böylesi bir araştırmayı neden yaptıklarını anlatan Mor Çatı Kadın Sığınağı aktivisti Açelya Uçan, yapılan telefon görüşmelerinde İstanbul'da sadece 3 kamu hastanesinin isteğe bağlı kürtaj yaptığını, 12'sinin hiçbir şekilde kürtaj yapmadığını ifade ederek, "17 hastane de ise sadece fetusun ölmesi ya da anneye zarar veriyor olması, bebeğin sakat olması, annede kanama olması ya da düşük olması gibi çeşitli tıbbi komplikasyonların zorunlu kıldığı durumlarda, heyet kararı ile kürtaj yapılıyor. 10 haftaya kadar kürtaj yaptığını belirten diğer iki hastane ise 8 haftaya kadar kürtaj yapabildiklerini ifade ediyor" dedi. "Öncelikle Mor Çatı olarak böyle bir çalışma yapmaya nasıl karar verdiğimizi konuşmak lazım" diyen Açelya, Mor Çatı'yı arayan ve kürtajın yasak olması nedeniyle kürtaj yaptıramadığını ama acilen bunu yapmak zorunda olduğunu söyleyen kadınların araştırmayı yapmakta etkili olduğunu ifade etti.
'Araştırmanın sonucu malumun ilanı şeklinde oldu'
Açelya, kadınların deneyimlerini ortaya çıkartmak için böyle bir araştırma hazırlamaya karar verdiklerini çünkü kadınların hastanelere gittiğinde yasal hakları olan 10 haftaya kadar gebeliği sonlandırma işlemini yapamadıklarını kendilerine anlattıklarını dile getirerek, "Hastaneler gebeliği sonlandırmamak için çeşitli bahaneler üretebiliyordu. 'Sen evli değilsen evli olmayan kadınlara yapmıyoruz', '8 haftayı geçince yapmak zaten yasak', 'kürtaj yapmak zaten yasak' gibi, bahanelere bağlı bir sürü zorluğu bize dile getirdiler" diye anlattı. "Biz de bunun üzerine İstanbul'da hangi hastanede kürtaj yapılıyor, neden sürekli yasak deniyor, tek tek hastaneleri arayıp onlarla görüşelim dedik ve sonuç malumun ilanı şeklinde oldu, sadece 3 hastane isteğe bağlı kürtaj yaptığını söyledi" vurgusu yapan Açelya, bu durumun kadınların hayatını bire bir ilgilendirdiği için çok ciddi olduğunu kaydetti.
'Kadınların maruz kaldıkları şiddet katlanıyor'
Kadınların gebeliklerini sonlandırmak istedikleri zaman buna erişemediklerinde, bir şekilde başka yollara başvurmak zorunda kaldıklarının altını çizen Açelya, kadınların başka yolları araştırdıklarını ya da gebeliği sonlandırmadan hayatlarını devam etmek zorunda kaldıklarını ve bu durumun onların hayatında pek çok zorluğa neden olduğuna işaret etti. Açelya, "Her şeyin ötesinde bizim birebir tanıklık ettiğimiz şey, tabii ki maruz kaldıkları şiddetin katlanması şeklinde oluyor. Gebeliğini sonlandırmayan birçok kadın aslında hayati riske karşı karşıya kalabiliyor" dedi.
'Birçok kadın kürtajın yasaklandığını düşünüyor'
Açıkladıkları raporun hemen arkasından Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun rapora atıfta bulunarak açıklama yapmasının önemli olduğunu dile getiren Açelya, birçok kadının hala kürtajın yasak olduğunu düşündüklerini vurgulayarak, "2012'de başbakanın söylemiyle başlayan ve sonrasında Sağlık Bakanlığı'ndan çeşitli kişilerin atıp tutarak diye tarife edeceğim, açıklamaları üzerine kadınlar kürtaj haklarına erişemeyeceklerini düşünüyorlardı. Bir kere yasada böyle bir hakları oduyla tekrar karşı karşıya gelmiş oldular. Hemen rapor sonrası bizi arayan ve 'kürtaj yasaklanmamış mıydı, ben de kürtaj yaptırmak istiyorum, nerede yaptırabilirim, hangi kamu hastanesinde yaptırabilirim' diye soran kadınlar oldu. Dolayısıyla böyle bir açıklama yapılmış olması önemli. Umarım daha da açık bir şekilde kürtajın hastanelerde yapılabilir olmasını destekleyen söylemler kullanır, kürtaj yapılabilmesi için donanım gerekiyor ifadelerine bir son verirler" dedi.
(fk/mg)

