'Haksız tahrik' kadını iki kez öldürüyor
09:16
Ceren Karlıdağ/ JINHA
ANKARA - Kadın cinayetlerinde erkeklerin cezasız kalmasının adı olan 'haksız tahrik indirimi'nin erkek egemen yargının somutlaşmış ifadesi olduğunu belirten Avukat İlke Işık, "Erkek kadını katlediyor ve 'bu kadını öldürdüm ama aldatıyordu, ama kıskandım, ama açık giyindi' diyerek indirimden faydalanıyor. Hâlbuki işlenen hiçbir cinayet plansız değil. Çünkü öncesinde mutlaka bir şiddet öyküsü oluyor. Fakat yargı erkeğin beyanını esas alarak kadını bir kez daha öldürüyor" dedi.
Kadın cinayetleri ve kadına yönelik suçlarda dünyada ön sıralarda yer alan Türkiye'de uluslararası sözleşmelerin bağlayıcılığına rağmen, caydırıcı cezalar verilmiyor. Kadına ve çocuklara yönelik suçlara ilişkin görülen davalarda sıklıkla "iyi hal" ve "haksız tahrik" uygulamalarıyla, zanlılar almaları gereken cezaların çok altında cezalar alıyor ya da cezasız kılınıyor. Kadın örgütleri, kadınlara yönelik taciz vakalarının yalnızca psikolojik bir problem olmadığını bunun yanı sıra politik bir durum olduğunu her fırsatta yeniliyor. Kadın cinayetleri ve cinsel suç failleri erk olan yargı tarafından korunuyor. Davalarda yasal süreç üst sınırdan 15 yıl ile başlıyor. Fakat yargılama sonucunda failler sembolik cezalar alarak çok kısa zaman sonra tutuklu yargılama sürelerini tamamlıyor.
'Her kadın cinayeti planlanarak işleniyor'
Ankara Kadın Platformu'ndan Avukat İlke Işık, "haksız tahrik indirimi"nin erkek egemen yargı tarafından somutlaştırıldığını, izledikleri davalarda kadının yalnızca beyaz pantolon giymesi ve ya cep telefonuyla konuşması gibi gerekçelerin bile bu kapsamda ele alındığını ve zaten erkek şiddeti ile öldürülen kadının bir kez de erkek egemen yargı tarafından öldürüldüğünü ifade etti. Haksız tahrik indiriminin en genel hatlarıyla erkeğin işlediği cinayeti meşrulaştıran bir yargının maddesi olduğunu söyleyen İlke "Erkek 'bu kadını öldürdüm ama aldatıyordu, ama kıskandım, ama açık giyindi' diyerek bu indirimden faydalanıyor. Halbuki işlenen hiçbir cinayet plansız değil. Çünkü öncesinde mutlaka bir şiddet öyküsü oluyor. Fakat yargı erkeğin beyanını esas alarak kadını bir kez daha öldürüyor" dedi.
'Haksız tahrik indirime inatla dokunmuyorlar'
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bir konuşmasında "Kadın cinayetlerinin önüne geçeceğiz" dediğini hatırlatan İlke, AKP'nin bir taraftan da "Hamile kadın sokağa çıkmasın, kahkaha atmasın" gibi cinsiyetçi ve aşağılayıcı söylemlerde bulunduğunu ve kendiyle çeliştiğini aktardı. Kadınların kendi mücadeleleri ile elde ettiği ve hukuk sisteminde değişikliklere sebep olan olumlu hakların ise AKP hükümeti tarafından yok sayıldığını dile getiren İlke, "Çoğu zaman bu davalarda karar hakimin, savcının insiyatifine kalıyor" dedi. Kadını olmasa bile "aileyi" koruma mantığı ile yargıda bazı değişiklikler yapıldığını ifade eden İlke, "Fakat inatla haksız tahrik indirimine dokunulmuyor çünkü her zaman erkeğin kadını öldürmek için bir sebebi olduğuna inanıyorlar" diye belirtti. Ayrıca neyin haksız tahrik indirimine girdiği neyin girmediği gibi somut bir olgunun da olmadığını söyleyen İlke, geriye sadece erkeğin savunmasının kaldığını ve erkek egemen yargının da genellikle erkek beyanıyla hareket ettiğini dile getirdi.
'AKP erkek egemen dokuyu güçlendirdi'
Takip ettiği davalarda yalnızca beyaz pantolon giydiği için ya da işten eve geç geldiği için kadınların öldürülmüş olduğunu öğrendiğini söyleyen İlke, "Mahkemelerde bir de bu cinayetlerin ne olursa olsun meşru olmadığına dair hakimlerle tartışıyoruz" dedi. Mahkemede izleyiciden mübaşire aslında herkesin "Bir adam kadını boşuna öldürmez" diye düşündüğünü fark ettiklerini söyleyen İlke, AKP iktidarının söylemlerle, uyguladıklarıyla toplumun tamamında erkek egemen dokuyu güçlendirici bir politika güttüğünü dile getirdi. Yeni Nüfus Paketi ile kadının aile kavramına hapsedilmesinin artacağını ifade eden İlke, kadınlara açık açık "Dayak yiyorsun ama kaderin bu, aileni dağıtma" denilebildiğini ve kadının büyük bir çaresizlikle baş başa kaldığını dile getirdi.
'Kadınlar örgütlü mücadele ile kazanacak'
Kadınların en büyük kazanımlarından olan İstanbul Sözleşmesi'nin de uygulanmadığını, kadınların her geçen gün çaresizliğe itildiğini söyleyen İlke, "AKP'nin bu algıyı değiştirmek için hiçbir çabası olmadığı gibi haksız tahrik indirimi de bu erkek mekanizmasını güçlendiriyor buna bağlı olarak cinayetler de şiddet de artıyor. Hatta erkek öldürme hakkı olduğundan bahsediyor" dedi. "Kadınlar kadın cinayet davalarında birbirlerine yoldaş olmasalar, erkek şiddetine karşı mücadele etmeseler durum daha kötü olurdu" diyen İlke, kadın mücadelesinin daha önce pek çok kazanım elde ettiğini ve aynı mücadele azmiyle gerek haksız tahrik indirimini gerek erkek egemen algıyı geriletebileceğini ifade etti. "Haksız tahrik indirimini bu derece konuşulur hale getiren de kadın mücadelesidir" diye belirten İlke, "Kadınların örgütlü mücadele ile kazanamayacağı hiçbir şey yoktur" diyerek sözlerini tamamladı.
(fk/mg)

