'Sosyal market' mi 'bayat seçim marketi' mi?

09:13

 


Eylem Daş/JINHA


İSTANBUL- Seçim zamanı bir paket makarna, bir torba kömür, bazen daha da ileriye giderek beyaz eşya dağıtan AKP, seçimin yaklaşmasıyla yine yoksullara lütuf olarak sunduğu yardımlara yöneldi. Beyoğlu'nda 'Sosyal market' adı altında reklam panolarında 'mutlu muhtaç' olarak sunulan ancak gerçekte ise bayat kullanılamaz haldeki gıda yardımlarını almak için kuyruğa giren yoksul kadınların yüzlerindeki utanç, asıl utanması gerekenlerin kimler olduğunu gösteriyor.


İstanbul'un dondurucu soğuğunda Kürtler'in yoğun olarak yaşadığı Beyoğlu ilçesi Hacı Ahmet Mahallesi'ndeyiz. Birazdan bir araç gelerek yoksul yurttaşlara ekmek ve yemek dağıtacak. Başımızı sola çevirdiğimizde beklediğimiz aracı görüyoruz. Nereden çıktığını anlamadığımız telaşlı kadınlar, yaşlılar ve çocuklar bir parça ekmek ve yemek alma telaşına giriyor. Kamera kayıtta olmadan önce yapılan yardımlardan memnun olmadıklarını, gıda ürünlerinin bayat ve kalitesiz olduğunu söyleyen kadınlar, çekim yaparken yüzlerini kapatıyor, utanıyor, çekim yaptığımız için kızarak tepki gösteriyor. Bizse iyi bir görüntü yakalamanın sevincini ve aynı zamanda utancını yaşıyoruz. Peki, bu tabloda utanması gereken kimler? Yoksul olduğu için utancı iliklerine kadar hisseden kadınlar mı? Yoksa yoksulluğu seçim aracı olarak kullanan ve yoksulluğun iyileştirilemeyecek bir yaraymış gibi algılanmasını sağlayarak kendine bağımlı sadaka toplumu yaratan mevcut iktidar mı?


Yoksulların yüzüne incinmişlik ifadesini yerleştirmek mi insanlık onuru!


Son zamanlarda iktidarın sadaka verme anlayışında da ciddi değişiklikler görmek mümkün. Belediyelerin bünyesinde açılan sosyal marketler de bunlardan bir tanesi olma özelliğini taşıyor. Beyoğlu Belediyesi'nin www.beyoglusosyalyardim.com adresini incelediğiniz zaman yoksulların yaşamını iyileştirme politikalarından çok seçime yapılan yatırım reklamları görülüyor. Belediyeler, 'Sosyal Market Projesi' ile yoksullukla mücadele edeceklerinden dem vururken gerçek ise başka bir tablo sunuyor. İnternette 'mutlu muhtaç' yurttaşların aldıkları ürünlerle ilgili koca koca fotoğrafları bulunurken, yemek kuyruğundaki insanların yüzlerinde mutluluk değil incinmişlik yansıyor. Sosyal yardımların, insanlık onuruna yaraşır şekilde verildiğini belirten reklamlar sitede büyük puntolarla yazılırken, yardım kuyruğunda insanlara sergilenen kaba davranışların onur kırıcı olduğunu görmek de yazılanların tam zıttı bir manzara çiziyor.


'Aldığımız yardımdan memnun değiliz, saatlerce sıra bekliyoruz'


Hacı Ahmet Mahallesi'nde sosyal yardım alan Xezal Dayar, köylerinin yakılması sonucu Mardin'in Qurdîse Köyü'nden İstanbul'a göç etmek zorunda kalanlardan. Eşinin sokaklarda pilav sattığını ve geçim sıkıntısı çektiklerini dile getiren Xezal, "Eşimin kazandığı para ile geçinemeyince sosyal markete başvurduk. 6 ayda bir yardım alıyoruz doğru düzgün para almıyoruz. Gidip saatlerce sırada bekliyoruz bazen almadan dönüyoruz. AKP'li belediye, bu yardımı veriyor ama memnun değiliz" dedi.


'Devletin görevi yardım değil istihdam sağlamaktır'


Xezal, gıda için verilen miktarın çok az olduğuna işaret ederek  "150 lira ile nasıl geçineceğiz, mecburiyetten alıyoruz hasta olduğum için dışarıda çalışamıyorum, 3 çocuğum var geçimimi sağlayamıyorum. Bize verdikleri yardımı da yüzümüze vuruyorlar. Zaten seçim yaklaştığı için böyle bir kampanyayı başlattılar, seçim biterse kesin bu kartları iptal ettirecekler" diye anlattı.


Sağlık hizmetlerinin de artık para ile verildiğinin altını çizen Xezal, artık yeşil kartta verilmediğini kaydederek sağlık harcamaları yüzünden çok zorlandıklarını belirtti. "Mecburiyetten başvurduğumuz sosyal yardım kartından aldığımız şeylerin çoğunun tarihi geçmiş ve bayatlar. Biz yardımlarını almak istemiyoruz, onlara muhtaç olmak istemiyoruz" diyen Xezal, yardım yerine iş istediklerini, devletin görevinin yardım vermek değil istihdam sağlamak olduğunu ifade etti.


(fk)