'Kayıplar bulunsun failler yargılansın'
14:52
JINHA
HABERMERKEZİ - İHD ve kayıp yakınları her hafta Cumartesi olduğu gibi bu haftada alanlara çıkarak, faillerin yargılanmasını ve kayıpların akıbetinin açıklanmasını talep etti. Diyarbakır, Batman, Cizre, Yüksekova ve İzmir'de yapılan eylemlerde, kayıpların failleri için zamanaşımı kararının kaldırılmasını istedi.
AMED
"Kayıplar bulunsun failler yargılansın'' talebiyle İHD ve kayıp yakınlarının tarafından gerçekleştirilen eylemlere 314'üncü haftada da devam edildi. Bu haftaki eyleme Barış Anneleri Meclisi üyeleride destek verdi. İlk olarak söz alan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, "İnsanlığa karşı suç işleyenlerin peşini bırakmayacağız ta ki adalet ve onurlu bir barış sağlanıncaya dek. Biz anaların gözyaşı dinsin diye mücadele ediyoruz. Biliyoruz ki bu kayıpların sorumlusu Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Siyasal iktidarın eliyle, yargının gücünü arkalarına alarak gerçekleştirilen Katliamları yapanları koruyorlar" dedi. Raci konuşmasında ayrıca PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın uluslararası komplo ile Türkiye'de getirilişinin yıldönümü olduğunu hatırlatarak, "15 Şubat komplosunu asla kabullenmeyeceğiz. Bu komployu gerçekleştiren ve ortak olan yerel ve uluslararası güçleri lanetliyoruz" dedi.
'Olaya tanık oldukları için infaz edildiler'
Her hafta bir kayıp hikayesinin anlatıldığı oturma eyleminde, bu hafta Mikdat Özeken'in kaybediliş hikayesi anlatıldı. İHD Kayıp Komisyonu üyesi Nigar Kocaman, Mitkat'ın 1994 yılında Yüksekova Tabur Komutanı Mehmet Emin Yurdakul komutasındaki askerler tarafından gözaltına alındığını ve ardından kaybedildiğini söyledi. İtirafçıların ifadelerinde Mitkat'ın askerler tarafından öldürüldüğünün ortaya çıktığını kaydeden Nigar, başta Mehmet Emin Yurdakul olmak üzere tüm sorumluların yargılanmasını istedi. Açıklamanın ardından kayıpların anısına 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.
BATMAN
Batman'da da kayıp yakınları ve İHD Şube üyeleri, Yılmaz Güney Parkı önünde 314'üncü kez bir araya gelerek, yakınlarının akıbetini ve katledilenlerin faillerini sordu.
"Kayıplar bulunsun failler yargılansın" pankartını açan ve kaybedilen yakınlarının fotoğraflarının taşındığı eylemde konuşan İHD Şube Başkanı Mehmet Bağatır, kayıpların hesabı sorulana kadar alanlarda olacaklarını söyledi. "İç güvenlik Paketi"ne de değinen Mehmet, söz konusu paketler ile yeni katliamlara hazırlanıldığını belirtti. Açıklama 5 dakikalık oturma eylemi ile son buldu.
CİZRE
Şırnak'ın Cizre ilçesinde, Dayikên Şemiyê'nin (Cumartesi Anneleri) her hafta yakınları için yaptıkları oturma eylemi 321'inci haftasında Sanat Sokağı'nda devam etti. MEYA-DER, KURDÎ-DER, İHD ve önceki gün cezaevinden tahliye edilen 23 KCK tutuklusunun da katılarak destek verdiği eylemde kaybedilenlerin fotoğrafları ve "Şehitler albümü" taşındı. Her hafta kaybedilen bir kişinin hikayesi anlatıldığı eylemde, bu hafta 1993 yılında Mardin'in Midyat ilçesinden kendi özel aracıyla İdil (Hezex) ilçesine giderken belirsiz kişi veya kişilerce kaçırılarak kaybedilen M. Nezir Duman'ın akıbeti soruldu. Kardeşinin kaybedilme hikayesini anlatan ağabeyi Yusuf Duman, o dönemde JİTEM elemanları tarafından kaybedilme olaylarının çok olduğuna dikkat çekerek, kardeşinin JİTEM tarafından kaçırdığını bildiklerini ifade etti. O günden bugüne tüm araştırmalarına rağmen kardeşinin izine rastlayamadıklarını dile getiren Yusuf Duman, "Hiç olmazsa kardeşimin kemikleri dahi olsa bize versinler ki mezarında bir dua okuyalım" dedi. Yusuf, o güne kadar da kaybedilenlerin akıbeti ortaya çıkarılıncaya ve failler bulunup yargılanıncaya kadar mücadelelerine devam edeceklerini kaydetti. Açıklamanın ardından yapılan kısa süreli oturma eylemi ile bu haftaki eylem sona erdi.
YÜKSEKOVA
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde İHD ve kayıp yakınları, "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" talebiyle gerçekleştirdikleri oturma eyleminin 46'ncı haftasında Sanat Sokağı'nda bir araya geldi. Siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaşın da katıldığı etkinlikte, kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı. Saygı duruşu ile başlayan eylem öncesi konuşan İHD Yüksekova Temsilcisi Muhyettin Ünal, İran'da idam edilmesi gündemde olan Kürt genci Saman Naseem için duyarlılık çağrısında bulundu. İHD Yüksekova yöneticilerinden Tayyup Canan zamanaşımı uygulamasına dikkat çekerek, "Kayıpların akıbetinin açıklanması, faillerinin yargılanması sistem tarafından engellenir. Bu nedenle gözaltında kaybetme dahil, ağır insan hakları ihlallerine neden olan suçlarda, etkin soruşturma yürütülmeyerek, zaman aşımı devreye sokularak süreç cezasızlık ile sonlandırılmaktadır. Ciddi bir araştırma, etkin bir soruşturma yapmayan savcılar, soruşturmaları zamanaşımına uğramıştır diyerek evrensel hukuka aykırı bir şekilde kapatmak istiyorlar. Devlet bize 'zamanınız doldu, kaybettiklerimi unutun' diyor. Kayıpları unutmayacağız, adalet ve hakikat talebimizden vazgeçmeyeceğiz" ifadesinde bulundu.
İZMİR
İzmir'de ise İHD şube üye ve yöneticileri bu hafta da Konak Eski Sümerbank önünde bir araya geldi. Çok sayıda yurttaşın yanı sıra TAYD-DER İzmir Şube eş başkanları Musa Karbadağ ve Neriman Birlikler'in de katıldığı bu haftaki açıklamada tahliye edildikten sonra yaşamını yitiren hasta tutsak Abdulsamet Çelik'in fotoğrafları taşınarak, hasta tutsakların durumuna dikkat çekildi. "Hasta mahpuslar derhal serbest bırakılsın" pankartını taşıyan grup adına açıklama yapan İHD Ege Bölge Temsilcisi Ali Aydın, son bir yıl içerisinde 40'a yakın hasta tutsağın cezaevinde yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, 2006 yılında cezaevi koşulları nedeniyle kan kanserine yakalanan Abdülsamet Çelik'in bütün tahliye taleplerinin reddedildiğini söyledi. Devletin hasta tutsakları cezaevlerinde ölüme gönderdiğine vurgu yapan Ali Aydın, "Bizler ve hasta mahpuslar kimseden af dilemiyoruz. Hasta tutsaklar iyileşinceye kadar infazının ertelenmesini hapis cezasının fiilen idam cezasına dönüşmemesini istiyoruz. Cezaevleri ölüm evleri olmasın" diye konuştu. Açıklamanın ardından düzenlenen oturma eylemi ile eylem sonlandırıldı.
(za/fk)

