Şiddet uygulayan erkeğin ücreti eşine verilecek

09:09

 


Nurcan Yalçın / JINHA


AMED - Sur Belediyesi ile Tüm Bel-Sen arasında TİS imzalandı. 60 belediye çalışanını kapsayan sözleşmede şiddet uygulayan erkeğin ücreti eşine verilecek. Bunun yanı sıra 8 Mart ve 25 Kasım'da kadın çalışanlar, 21 Mart Newroz Bayramı'nda da tüm çalışanlar idari izinli sayılacak.


Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen), Diyarbakır Sur Belediyesi'ndeki 60 çalışanını kapsayan sözleşmeye "şiddet uygulayan erkeğin ücreti eşine verilecek" maddesi konuldu. Buna göre sözleşmeden yararlanan belediye çalışanlarının ailesinin şikayeti üzerine aile içi şiddet uygulandığı tespit edildiği durumlarda, çalışanın sözleşme hükümlerinde yer alan mali ve sosyal yardımlardan elde ettiği ücret alınarak çalışanın eşine ödenecek. Bunun yanı sıra kadın çalışanlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Mücadele Günü'nde izinli olacak. 21 Mart Newroz Bayramı'nda ise tüm çalışanlar idari izinli sayılacak.


'Her gün onlarca arkadaşımız mobbinge uğruyor'


Kadına yönelik şiddete karşı mücadelenin bir devlet politikası olması gerektiğini söyleyen Diyarbakır Tüm-Bel-Sen Eş Başkanı Gülay Tekin Kuzu,  "Yaşadığımız coğrafyada ciddi bir şiddet mevcut. Şiddet sadece aile içi şiddet değil, şiddetin çok farklı boyutları var. Ne yazık ki birçok arkadaşımızın işyerlerinde çok sık karşılaştığı mobbing var. Birçok kadın karşılaştığı şiddeti açıklayamıyor. Bütün bunların ortadan kalkması devletin politik yaklaşımına bağlıdır ama ne yazık ki yaşadığımız bu ülkede böyle politik bir anlayış söz konusu değil" diye konuştu.


'Kadın toplumdan soyutlandırılıyor'


Kadın Bakanlığı'nın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak değiştirilmesinin kadına yönelik açık bir soyutlandırma politikası olduğunu ifade eden Gülay, "Bunu anlamak çok zor olmaması gerekiyor. Şu an kadın yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na dönüştürülmüş bir kurum var. Bu açık bir şekilde kadını toplumdan soyutlandırma ve aileyi kutsallaştırmasıdır. Bu sistemle de hedeflenen belirli bir mücadele sonucu bir aşamaya gelmiş kadın mücadelesini gittikçe sınırlandıran ve geriye götürme amaçlanan bir anlayıştır" dedi.


'Mücadelelerimiz devam edecek'


Hükümetin söylemleriyle yaptığı pratiklerin birbirine uymadığının altını çizen Gülay, "Hükümet, kadının fıtratından tutalım esnek çalışma koşularının dayatılmasına ve kadını evin içine hapsetme gibi bir anlayışı var.  Yine namus olgusu dediğimiz o ilkel olgunun tekrardan mahallenin namusu şeklinde lanse edilip, cinayetleri engellemeye çalışırken, tekrardan topluma bu anlayışı yayma gibi bir takım yaklaşımları var. Tabi bütün bu dayatmalara karşı mücadele etmek biz kadınlara düşmektedir. Biz kadın örgütleri, emekçi kesimler olarak bu yönlü mücadelelerimizi devam ettiriyoruz" ifadelerine yer verdi.


'Bölge belediyelerinin olumlu yaklaşımları var'


Emekçiler boyutuyla yaptıkları toplu iş sözleşmelerinde kadını ve aile içi şiddetin önlenmesi için kendi sözleşmelerinde bir madde bıraktıklarını belirten Gülay, "Bu madde de yer alan kadına şiddet uygulayan erkeğin, ailenin başvurusu üzerine elde ettiği o mali hakların direk kadına verilmesine yönelik bir madde. Bu madde ne kadar kadına yönelik şiddetin tamamıyla önüne geçemese de bir nebzede olsa azaltmaya yönelik toplu iş sözleşmesinde böyle bir madde koyma ihtiyacı hissettik. Bu maddeler zorlayabileceğimiz ya da yarı yasal diyebileceğimiz maddelerdir bunlar. Tabi bu maddelerin yaygınlaşması gerekiyor. Bu yönde bölge belediyelerinin olumlu yaklaşımları var. Bunu genelleştirip bir politika haline getirmek ve alana yayma gibi bir çabamız ve mücadelemizde söz konusu" sözlerine yer verdi.


Toplu İş Sözleşmesi (TİS)'nde yer alan maddeler şöyle:


"- Belediyenin mevcut ya da açacağı kreş veya anaokullarından çalışanların çocukları ücretsiz yararlanır,


- Anadilde eğitim verilmelidir,


- Sendika ilan ve duyurularını çok dili olarak gerçekleştirir,


- Sendika çalışanlarının belediye hizmetlerini anadilde yapmalarını savunur,


- Sözleşmeden yararlanan belediye çalışanlarının ailesinin şikâyeti üzerine aile içi şiddet uyguladığı tespit edildiği durumlarda, söz konusu çalışanın sözleşme hükümlerinde yer alan mali ve sosyal yardımlardan elde ettikleri elinden alınarak, bunlar çalışanın eşine ödenir. Uygulamayı sendika ve belediye birlikte yürütür,


- 21 Mart Newroz Bayramı'nda tüm çalışanlar idari izinli sayılırlar,


- 7-8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde kadın çalışanlar idari izinli sayılırlar,


- 8-25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Hayır Günü'nde tüm çalışan kadınlar idari izinli sayılırlar,


-9. Madde: İşveren çalışanlara evlenmeleri halinde evlenme yardımı, doğan çocukları için doğum yardımı, çalışanların kendisinin görev esnasında kaza sonucu ölümü halinde veya görev dışında vefatı halinde yasal mirasçılarına, anne baba eş ve çocuklarının ölümü halinde ölüm yardımı yapar,


- Sendikanın talebi ile çalışanların yazılı talebine binaen kentimizde yoksullukla mücadele için çalışmalar yürüten Günışığı Yardımlaşma ve Dayanışma Mağazası, Sarmaşık Derneği'ne ve dezavantajlı çocuk grupları ile ilgili çalışmalar yürüten Göç Vakfı'na yardımda bulunulur."


(mg)