Örgülerle başlayan 25 yıllık serüven
09:03
Nazan Türtük - Gülşen Koçuk / JINHA
QERS - Esnaflığa 10 bileziğini bozdurup iki dikiş makinesi alarak başlayan Nuran Özyılmaz, örgülerle çıktığı yola 2008 yılında 'Kars Kaz Evi'ni açarak devam etti. 7 yıldır kaz evini işleten Nuran, açtığı bir dernek ile de kaz yetiştiricisi kadınlardan kaz alarak, kadınlara istihdam alanı yaratmış oldu.
Büyük bedeller ödeyerek evinden çıkan kadınlar, son 20 yılda yaşamın her alanında kendi rengini ortaya koyuyor. Kars'ta da Nuran Özyılmaz, 25 yıldır ekonomik olarak verdiği mücadelenin meyvelerini Kars Kaz Evi'ni açarak topladı. 4 çocuğu olan Nuran çalışma hayatına, 1990 yılında 10 altın bileziğini bozdurarak başladı. Örgü örerek para kazanmaya başlayan Nuran, 18 yıl boyunca bu işi yaptıktan sonra küçük bir lokanta açarak ekonomik hayatını sürdürmeye devam etti. Açtığı ev yemekleri lokantasının yoğun ilgi görmesi ile Valilik tarafından sunulan destek ile de "Kars Kaz Evi"ni açan Nuran, şimdilerde Türkiye'nin her köşesine kaz eti gönderiyor. Ayrıca Nuran açtığı bir dernek ile de kaz yetiştiricisi kadınlardan kaz alarak, kadınlara istihdam alanı yaratmış oldu.
Esnaflık serüveni 25 yıl önce başladı...
Karslı olan Nuran Özyılmaz, 58 yaşında ve lise mezunu. Liseyi bitirdikten sonra evlendirilen Nuran, yaşamını anlatırken, "Ben de liseyi bitirdikten sonra evlilik yaptım, sonra dışarıya çıkmam biraz sıkıntılıydı. 'Çalışmayacaksın' denildi. 12 yıl çocuklar ve ev dönemim oldu. Maddi ve psikolojik baskı anlamında sıkıntılarım oldu" dedi. 12 yılın ardından 10 bileziğini satarak örgüye başlayan Nuran, 2 örgü makinesi ile işe başladığını dile getirdi. Örgüye başladığında çocuklarının daha çok küçük olmasına rağmen kendisine yardım ettiğine değinen Nuran, evde makinelerin çoğalması üzerine bir iş yeri açtıklarını belirtti. Nuran, yaptığı kazakları sokakta yürürken insanların üzerinde görünce çok mutlu olduğunu kaydetti.
Yolculuk 4 masa ile başladı
Hazır giyimin yaygınlaşması nedeniyle işleri kötüleştiği için yeni bir iş yeri açmaya karar verdiklerini dile getiren Nuran, 2007 yılında ilk olarak 4 masalı bir kafe açtıklarını söyledi. "Orada günlük yemekler yapıyordum. Çok erken uyanıyordum, sabah namazında kete yapıp getiriyordum. Kars'ın ilk el hamur işi olan keteyi ilk ticarete dönüştüren kadın ben oldum. Çünkü o hep aklımdaydı. Her yerin kendine ait yöresel bir ürünü var, bizde neden yok, dedim. O 4 masalık olan yerde kuyruk olmaya başladı. 10 kişi gelince kapıda beklemek zorunda kalıyor. Baktık ki bu işte talep var müşteri potansiyelimiz güzel, şimdiki yerimizi kiraladık. Hiçbir yerden ekonomik, para anlamında bir destek almadım. Yalnız başarımdan dolayı lojistik destek buldum" şeklinde konuştu.
'Kars ile kazı özdeşleştirdim'
Kaz evini açtıktan sonra birçok defa programlar çekildiğine değinen Nuran, resmi ziyaretlerde de resmi makamlardan misafirler ağırladığını söyledi. "Kazla Kars'ı özdeşleştirdim" diyen Nuran, kaz ile birlikte şehir ekonomisinde bir istihdam alanı yaratıldığına dikkat çekti. Kazın herkesin kışa sakladığı bir ürün olması nedeniyle kaz evinin hammadde sorunu yaşayabilecek bir yer olduğuna değinen Nuran, "O ürüne ulaşmak için dernek kurdum. Derneğe üye kadınlar yaptım. O üye kadınlardan sürekli kaz almaya başladım. Derneğin adına Birleşmiş Milletlere sunduğum Kars Kazı Sürdürülebilir projem vardı. Çok başarılı bir projeydi" dedi. Nuran, "Benim projem herkesin cebinde tenceresinde fikrinde kaynayan bir proje oldu" sözlerine dikkat çekerken, kazcılığın hayvancılıktan sonra ikinci sırada olduğunu belirtti.
Uluslararası alanda tanındı
Başarıları ile birçok yurtdışı ve Birleşmiş Milletler davetlerine katılan Nuran, kadında başarılı bir rol model olduğunu düşündüğünü dile getirdi. Sektörde ilk kadın girişimci ve kadın çalışanı bulunan bir yer olduğuna işaret eden Nuran, kadınların kendi mekanında istihdam edilmesinin ardından zaman ve paranın farkındalığının arttığını kaydetti. Yöresel olarak kadınlara erişte, kete yaptırdığını dile getiren Nuran, "Bu yörenin klasik tatlısı, herkesin bildiği helvayı yaptırttım, kendi yemek menüme koydum. Kadınlara bu anlamda bir önderlik yapmış oldum" dedi.
Kendisine siyasete atılması yönünde de teklifler geldiğini, önceki dönem milletvekilliği aday adaylığını koyduğunu söyleyen Nuran, "Bana, 'Sen bu şehir için çok şeyler yapmışsın ve beklemişsin. Bu şehri çok iyi tanıyorsun' dediler. Ben de bir önceki dönem milletvekili aday adayı oldum ve bu işler halkın vekilliği değilmiş onu anladım. Biz ancak halkın içindeyiz ve ben halkın vekiliyim diyorum" sözlerine değindi.
(gk-nt/mg)

