BEKSAV 20. yılına kadın kimliği ile merhaba diyor

09:04

 


Eylem Daş-Öykü Dilara Keskin/JINHA


İSTANBUL - 'Toplum İçin Sanat' şiarıyla 20 yıl önce kurulan Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV), kadın eksenli çalışmalarıyla dikkat çekiyor. "20. yılımıza Saryalardan ilham alarak giriyoruz" diyen BEKSAV'lı kadınlar, kadın bilincini her alanda yaymak ve yükseltmek için çalışmalarının sürdüreceklerini belirtti.


İstanbul Kadıköy'de 1995 yılında kurulan BEKSAV,  "Toplum için sanat" yapmanın mücadelesini veriyor. BEKSAV'ı Cumartesi Annelerinin yanında dövizler taşıyıp kayıpların akıbetini sorarken de görebilirsiniz, işçi grevlerinde sazları ile türkü söylerken de… BEKSAV bugünlerde 20. yılını kutlamaya hazırlanırken, kadın mücadelesini ve aklını da vakıfa yerleştirmenin çalışmalarını sürdürüyor.  BEKSAV Yönetim Kurulu üyesi Duygu Bozkurt, BEKSAV'ın 20 yıl önceki gibi yeniden Kadıköy'de çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çekerek çalışmalarına kaldıkları yerden devam ettiklerini belirtti.


Başka bir dünya mümkün!


Yıllardır direnenlerin yanında yer aldıklarını belirten Duygu, "BEKSAV 20 yıldır ezilenlerin yanında yer aldı. Coğrafyamızın temel dinamiklerine dokunan panelleri oldu. İşçi direnişlerinde, Kürt mücadelesinde yer aldı. Ancak, 2010 yılında Ankara'ya taşınmasının ardından faaliyetlerine ara verdi bu yüzden 4 yıl sonra bir araya gelme ihtiyacı hissettik" vurgusu yaptı. "Başka bir dünya mümkündür anlayışını sanata yansıtmak elzem bir şey" diyen Duygu, BEKSAV'ın yeniden kurulmasının bu açıdan çok önemli olduğunu söyleyerek sosyalist bir çizgide olduklarını dile getirdi. Duygu, bu sebeple vakfında bilim, kültür ve sanat üreten bir kurum olduğuna işaret ederek, sosyalizmin de tam da bu anlama geldiğini ifade etti.


'Direnenlerin, ezilenlerin sanatını yapıyoruz'


 Direnenlerin sanatını yaptıklarını söyleyen Duygu, "Ancak tüm bunları yaparken kadın aklının da BEKSAV'da yer etmesi bizim için kritik bir nokta yani kadın aklının yer edipte çeşitli çalışmalar koymadığı sanat kurumu kabul edilir bir şey değil.  Yönetim kurulunda kadınlarımız var. Tiyatro, müzik ve sanat atölyelerinde yer alan arkadaşlarla kararlar alınıyor. Burada da kadın ağırlığından söz edebiliriz" sözlerine yer verdi. Duygu, kadın aklının daha yer eder bir politikası için kadın komisyonu kurulacağının altını çizerek bundan sonra kadınların daha doğrudan müdahale edebildiği bir kurumdan söz edilebileceğini belirtti. "Özel olarak kadın sanatı üretmek gibi fikrimiz var, kadın tiyatrosu, kadın mücadelesine dair paneller gibi çalışmalar yürüteceğiz" diyen Duygu, BEKSAV bünyesinde Sarya Müzik Topluluğu'nu kurduklarına işaret etti.


'Kadınların erkek egemen sistemde sanat üretmesi önemli'


Sarya Müzik Topluluğu'nun isminin Kobanê'de yaşamını yitiren Sibel Bulut'tan ilham alarak kurduklarına dikkat çeken Duygu, "Sibel Bulut'un hem enternasyonalist hem de kadın savaşçı olarak Kobanê'de yer alması önemliydi. O yüzden bu ismi verdik" vurgusu yaptı. Grupta 12 kadın olduklarını ve çeşitli müzik aletlerini çaldıklarını ifade eden Duygu, keman, erbane, bağlama ve gitar gibi müzik aletleri ile üretim yaptıklarını kaydetti. Duygu, "Sanata bakıldığı zaman erkek egemen kapitalist bir sistemde yaşıyoruz böyle sistemde sanat üretmeye çabalıyoruz.  Böyle bir sistemde kadınların da sanat üretmesi bizim açımızdan önemli. Kendi fikrileri ve sanatlarıyla yer edilmesi önemli. Bundan kaynaklı BEKSAV'da kadın grubu olması bizim açımızdan önemli" dedi.


'20. yılımıza Saryalardan ilham alarak giriyoruz'


BEKSAV'ın 20. yılını 27 Şubat'ta Şişli Kent Kültür Merkezi'nde kutlayacaklarının bilgisini veren Sarya Müzik Topluluğu'ndan Meral Şahin ise, ''Sarya Kadın Müzik Topluluğu'nun çalışmalarını geceye hazırlıyoruz. Kadınlar 20 yıl sonra 'Yeniden BEKSAV' derken, Sibel Bulut'lardan, onların mücadelelerinden ilham alarak ezgilerini seslendirecekler'' diye belirtti. BEKSAV'da başlayan kurslarda da kadın ağırlığının olduğuna dikkat çeken Meral,  "Hocalarımızın da büyük bir kısmı kadınlardan oluşuyor. Toplumsal cinsiyet atölyesinde toplumsal cinsiyet rollerin verdiği öğretilmiş kadınlık hallerinden erkeklik hallerinden sıyrılmak için böyle atölye kurduk. 15 günde bir atölyemiz faaliyet yürütüyor. Kadın bilincini her alanda yaymak ve yükseltmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.


(mg)