'Kendi hukukumuz ve sistemimizi oluşturmalıyız'

09:12

 


Eylem Daş/JINHA


İSTANBUL-  Özgecan Aslan'ın katledilmesine ilişkin AKP'lilerin 'ellerini kırarız' benzeri açıklamalarına tepki gösteren kadınlar, "Bunlar sizin yarattığınız zihniyetin ürünü. Önce kendi zihniyetinizle yüzleşin" dedi. Kadınlar artık bir yerlerden bekleyen olmayacaklarını belirterek, "Bunun kaynağı devlettir, erkek egemen sistemdir, bizim yapmamız gereken öldürmeyi önlemek üzerine önlem almak ve bu sistemin karşısında kendi alternatif iç hukukumuzu, sistemimizi oluşturarak güç olmaktır" dedi.


Özgecan Aslan'ın Mersin'de katledilmesinin ardından AK Parti'nin İl Kadın Kolları Kongresi'nde konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "Kadına uzanan eller kırılsın, kim uzatırsa uzatsın, kadına uzanan bu elleri kıracağız" sözleri tepki çekti. HDP PM Üyesi Ayşe Berktay, Özgecan Aslan cinayeti gibi kadın cinayetlerinin hiçbirinin tekil ve münferit vakalar olmadığını dile getirerek bu cinayetlerin yaygın ve sistematik bir kadın kırımı olduğunu vurguladı. Ayşe, "Bunun kaynağı devlettir, erkek egemen sistemdir, bizim yapmamız gereken öldürmeyi önlemek üzerine önlem almak ve bu sistemin karşısında kendi alternatif iç hukukumuzu, sistemimizi oluşturarak güç olmaktır" dedi.


'Erk iktidar ekiplerine teşekkür etmek bütünü görmekten uzaklaşmaktır'


"Yaratılacak bu sistemin en önemli ilkesi de öz savunmadır. Bu son olayda dehşet verici olan yakma ve öldürme değil tecavüzün kendisidir. Kadınları tedirgin kılan her şey suçtur ve erkekler bu dehşeti kendi dışlarında gelişen yabancı bir şey olarak görmek yerine kendisini orada görmeli" vurgusu yapan Ayşe,  Ahmet Davutoğlu'nun bu söylemi kullanırken önce dönüp kendi zihniyetlerine bakmaları gerektiğini vurguladı. Ayşe, "Elini kırmak istedikleri aslında kendi zihniyetleridir ve zihniyetin eli kırılmaz" sözlerine yer vererek Özgecan için başlatılan imza kampanyasının içerisinde de jandarma ekiplerine teşekkür edildiğini kaydetti. Kadın cinayetlerinin tekil vakalar olmağı için jandarma, polis gibi erk iktidar ekiplerine yapılan teşekkürün aynı zamanda o kuvvetlerin işledikleri tecavüzlerin de cezasız kalmasını göz ardı etmek anlamına geldiğine işaret eden Ayşe, kadın cinayetlerini böyle bir yerden görmenin çözüm sağlayamacağını ve bütünü görmek gerektiğini dile getirdi.


'İktidar, ikiyüzlü, riyakar, kandırmacı politikalar izliyor'


DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası İstanbul Konut İşçileri Şube Başkanı Nebile Irmak Çetin ise AKP iktidarının ülkeyi yönettiği günden beri kadın düşmanı politikalarını sistematik, ideolojik ve politik olarak devam ettirdiğini söyleyerek  "Başından beri kadın aleyhine olan söylemleri kadınların lehineymiş gibi topluma empoze etmeleri, onların bütün siyasetlerine yansıyan iki yüzlü, riyakar, kandırmacı politikalarının sadece bir tanesidir" sözlerine yer vererek yüzde 1400 artan kadın cinayetlerinin kadın kırımı anlamına geldiğini kaydetti. "AKP' ye hizmet eden kadın anlayışları da ortaya çıkıyor,  bakanları başta olmak üzere iktidara yakın kadınlar da başbakanın erkek dilini kullanıyor" diyen Nebile, "Kadın erkek eşit değildir' diyorlar bu söylemler, kadın cinayetlerini arttıran ifadelerdir, iktidar,  kadın emeği, kimliği ve bedeni üzerindeki baskı ve sömürü politikaları yürütürken bir yandan da yaşamın her alanındaki tepkiyi bastırmak adına konuşuyorlar. İki gün sonra bunlar unutulacak, çünkü önümüzdeki seçimlere malzeme yapıyorlar" vurgusu yaptı.


'Öz savunma gücünü geliştirmek kadınlar açısından elzemdir'


"Öldürenlerin ellerini kırmasınlar, kanunları değiştirsinler" diyen Nebile, kadınların ise dayanışmayı ve örgütlenmeyi güçlendirerek sisteme karşı öz savunma gücünü geliştirmesi gerektiğinin elzem olduğunu söyledi. Nebile, sistematik ve politik kadın cinayetlerinin sonlanması için kadınların politik bir duruşa ihtiyacı olduğuna işaret ederek sokakta, evde, iş yerinde, yaşamın her alanında politika yapmalarının önemli olduğunu vurguladı.


'İki yüzlülük sistematiktir bunu unutmamak gerekir'


Barış İçin Kadın Girişimi'nden Burcu Arıkan'da, kadına yönelik şiddetin patriyarkanın sorunu olduğunu vurgulayarak kadın cinayetlerini, AKP karşıtlığına sıkıştırmanın ve daha önce böyle bir şey yokmuş gibi tepki vermenin feminist mücadelenin alanını daralttığını ve gücünü azalttığını ifade etti.  Burcu, bireysel olarak duygusallığımızdan sıyrılıp bu şiddeti kuran ve sürdürenlerin kendi ailelerimiz, eşlerimiz arkadaşlarımız olabileceğini hatırlayıp bireysel mücadeleyi bırakmamak gerekiyor" diyerek iki yüzlülüğün sistematik olduğunu unutmamak gerektiğinin altını çizdi.  Kadına karşı şiddetle mücadelenin en önemli ayaklarından birinin "Sen de anlat kampanyası" olduğunu hatırlatan Burcu, "Hep bildiğimiz kol kırılır yen içinde kalır gibi şiddeti koruyan şeyler, kadınların yaşadıklarını ifşa etmelerinin önünde engel oluşturuyor ancak kadınlar bunu ifşa etmeli ve cinayetlerin münferit olmadığını göstermelidir"  şeklinde konuştu.


'Erkeklerin de 'Sen de anlat kampanyası' olsa da biz de okusak'


"Kadına şiddete karşı olan erkeklerin de kadınlar gibi kendilerine ait  "Sen de anlat kampanyası" olsa da biz de hayatlarında kadınlara yaptıkları mobbingleri, psikolojik baskıları, ilişki içi duygusal şiddetleri duysak ve buradaki iki yüzlülüğü görsek" vurgusu yapan Burcu, "Erkekler, destek vermek istiyorlarsa böyle bir yüzleşme olsa iyi olacak sürekli yaşananlardan azade gibi davranmaları ve yapılanların kendileri dışındaki erkek dünyasında yapılan münferit olaylarmış gibi yansıtıyorlar" sözlerine yer verdi.


'Çok kıymet verilen ordunun kadınlığa işlediği suçlar konuşulmalı'


Devletteki erkekliğin de bireydeki erkekliğin de bu noktada aynı olduğuna dikkat çeken Burcu, "Tayyip Erdoğan'ın cinsiyetçi ve ayırımcı söylemlerini eleştiren erkeklerle Tayyip Erdoğan'ı yüzleşmeye davet ediyorum" dedi. Devleti yüceltmenin, sevmenin, erkek lider sevme alışkanlığının sorgulaması yapılmadan sistematik olarak işlenen cinayetlerin çözülmesinin mümkün olmadığını söyleyen Burcu, "40 yıldır Kürdistan'da yürütülen savaşta çok kıymet verilen ordunun kadınlığa karşı işlediği suçlar konuşulmalı, "ağır tahrik indirimi", "iyi halden salıvermeler" oldukça bu cinayetler çözülemez" dedi.


(fk)