Erkek yargı: Kadından ispat ister, erkeğin beyanı yeter!

09:03

 


JINHA


AMED - Kadın cinayetlerinde erkeklerin cezasız kalmasının adı olan 'haksız tahrik indirimi'nin erkek egemen yargının somutlaşmış ifadesi olduğunu belirten Avukat Rahşan Bataray, yargının kadından yaşadığı şiddeti kanıtlamasını ya da olay anında rapor almış olmasını istediğini ifade ederek, ancak erkek kadının kendisini aldattığını söylemişse de mahkemenin bunun haksız tahrik olarak kullandığını ve kanıta ihtiyaç duymadığını belirtti.


Özgecan Aslan'ın yakılarak katledilmesi ile bir kez daha gündeme gelen kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet konusunda karnesi kötü olan Türkiye'de son bir hafta içinde kadın katleden 5 erkek "saygılı davrandı", "Sosyal konumu kötüydü", "Tahrik oldu" şeklinde gerekçelerle "İyi hal indirimi"nden yararlandı. Son olarak Ankara'da Kezban Doğan'ı hem zehirleyip hem boğarak katleden katil zanlısı Adem Çıracı'ya verilen ömür boyu hapis cezası, mahkemedeki saygılı tutumu gerekçe gösterilerek 25 yıla indirildi. Uzayıp giden listenin yargının erkek zihniyetinden kaynaklandığını kaydeden Avukat Rahşan Bataray, Türkiye'deki hem kadın cinayetleri hem de diğer suçlardaki artışın en büyük nedenlerinin birinin cezasızlık ve caydırıcı cezaların uygulanmaması veya yeterli yaptırımların olmaması olduğunu ifade ederek, kadın cinayetlerinde de hem tedbirlerin alınmaması veya alınan tedbirlerin gerektiği gibi uygulanmaması alınan koruma kararlarının alınmaması bir taraftan, bir taraftan da yapılan yargılamalarda az ezaların verilmesi. Caydırıcı cezaların verilmemesi gibi yaklaşımlar suçların artışında büyük etki gösteriyor" dedi.


'Yargı ve katil aynı mantığı taşıyor'


Ceza yasasında bu tür suçlarla ilgili çok olumlu uygulanabilir yasaların olduğuna değinen Rahşan, "Uygulamada çok büyük problemler var. Örneğin adam öldürmenin cezası müebbet cezası ilken özellikle kadın cinayetlerindeki ayrıntılara baktığımızda aslında birçoğunun cezası ağırlaştırılmış müebbet olması gerekiyor. Çünkü birçoğu tasarlayarak, kin güderek işleniyor. Aslında cezasının ağırlaştırılmış müebbet olması gerekiyor ama yasa uygulayıcılar, yargı mercii, hâkimler bunu uygularken yasadaki bütün indirimleri işte ağır tahrik haksız tahrik ve iyi hal gibi indirimleri gibi bütün indirim maddelerini uyguluyorlar çünkü yargı sistemi de katil aynı mantığı taşıyor" dedi.


Haksız tahrik indirimlerinin uygulandığı dosyalarda kadının günlük hayatındaki olağan hareketleri veya olağan insani hakları duyguları veya boşanma taleplerinin katil tarafından haksız tahrik gerekçesi olarak kullanıldığına dikkat çeken Rahşan, "Hâkim de bunu kabul ediyor ve haksız tahrik nedeni olarak uygulayıp çok az cezalar veriyorlar. Adli suçlarla ilgili infaz yasasında çok fazla indirimler veya çok az yatarak çıkabiliyorlar. Dönem dönem indirimler aflar da gelerek çok kısa sürede cezaevinden çıkabiliyorlar" şeklinde belirtti.


'Şiddeti uygulayan kişi hakkında kamu davası açılmıyor'


Kadınların beyanlarında çoğunun şiddete maruz kaldığını, bıçaklandığını yakılığını ve bu sebeplerden boşanmak istediğini belirttiği halde tüm bu yaşananların sadece boşanma gerekçesi olarak kabul edildiğinin altını çizen Rahşan, "Tüm bu şiddeti uygulayan kişi hakkında neden herhangi bir kamu davası açılmıyor veya adam yaralanma maddelinden yargılanmıyor. Sadece boşanma gerekçesi olarak kabul ediliyor. Boşanma davalarında böyle bir gerekçe varsa boşanma hâkiminin de bunu bir suç duyurusu sayıp bunu savcılığa bildirmesi gerekiyor. Ve yeniden soruşturma yürütmesi gerekiyor. Maalesef artık o kadar olağanlaşmış ki bu iler ayrıca kadının gidip şikâyetçi olması somut deliller sunması delillerini toplaması gerekiyor çünkü beyanda bulunduğu zaman bir de bunu kanıtlaması gerekiyor" dedi.


'Yargı erkek yanlısı'


Çok etkili soruşturma yürütülmemesinden kaynaklı çok fazla somut delil de bulunamadığını belirten Rahşan, "Yaptıkları şikâyetler de çok takipsiz kaldığı için çok sonuç alacaklarına inanmadıkları için kendileri de gidip şikâyette bulunmuyorlar. Sadece o an boşanıp kurtulmak istiyorlar. Yapanında yanına kar kalıyor çok da önemli değil gözüyle bakmaya başlıyor kadınlar maalesef" diye belirtti. Yargının kadından yaşadığı şiddet kanıtlamasını ya da olay anında rapor almış olmasını istediğini ifade eden Rahşan, ancak erkek kadının kendisini aldattığını söylemişse de mahkemenin bunun haksız tahrik olarak kullandığını ve kanıta ihtiyaç duymadığını belirtti. Rahşan bu yaklaşımın yargının taşıdığı mantıkla çok fazla erkek yanlısı düşünmesiyle alakalı olduğuna işaret etti. Sadece yasa değişikliklerinin konuşulduğunu ancak asıl problemin uygulamada ortaya çıktığını sözlerine ekleyen Rahşan, "Yasaların değiştirilmesi ile değil bu mantığın değişmesi gerekiyor. Hukuk fakültelerindeki eğitimden tutun kadın davalarıyla ilgilenen hâkim ve savcıların ayrı olması bu konuda farklı eğitimler görmesi gerekiyor. Bu konular çok fazla dile getirilmesi rağmen bununla ilgili bir uygulama yok" diye konuştu.


(sg/mg)