'İdam çözüm değil, eril zihniyet yok edilmeli'

10:18

 


Handan Tufan/JINHA


İZMİR - Özgecan Aslan'ın katledilmesinin ardından 'idam' tartışmalarının gündeme gelmesini eleştiren Avukat Şenay Tavus, "Mahkemelerde bile mağdur olarak çıktığınızda, cinsel olarak ayrımcılığa uğranılan bir ülkede, cezayı arttırsanız ne olacak?" diye sorarak, idamla hiçbir suçun önüne geçilemeyeceğine dikkat çekti. 


Mersin'in Tarsus ilçesinde Özgecan Aslan'ın katledilmesinin ardından iktidar eliyle yürütülen "idam" tartışmaları sürerken, kadınlar idam tartışmalarının "eril zihniyetin başka bir tezahürü" olarak yorumluyor. Kadın hakları savunucusu Avukat Şenay Tavus, bir yıl önce Kars'ta ve Adana'da katledilen çocukların ardından da cinsel suçlarla ilgili yine böyle bir tartışmanın başladığını hatırlattı. Şenay, "Cinsel suçları işleyen erkekleri hadım etme, hormonal seviyesini düşürecek iğnelerin yapılması gündeme gelmişti. Biz buna kadın hukukçular olarak itiraz ediyoruz. Cinsel şiddetin erkekliğin hormonlarıyla ilgili bir şey değil. Tamamen kadının erkeğin kadını malı mülkü gibi görme anlayışının bir sonucu.  Dolayısıyla hormon sevilerini düşürmek geçici bir çözüm. Çünkü hormon seviyesi düşük olsa bile bu suçu işleyecek" dedi.


'İktidar otoriterleşme için elini güçlendiriyor'


Tartışılan bu cezalandırma biçimlerinin aslında cezalandırma olmadığına dikkat çeken Şenay, "Tersine cinsel suç işleyen erkeklerin sanki ellerinde olamayarak bu suçları işledikleri gösterilmeye çalışılarak, meşrutiyet kazanılıyor. Biz bu yüzden tepki gösteriyoruz. Bu bir hastalık değil. Saldırganlar hasta değil. Bu suçların bu şekilde önüne geçilmeye çalışılıyor" diye belirtti. İdamında gündemde olduğunu hatırlatan Şenay, hiç bir suçun idam edilerek önüne geçilemeyeceğine işaret etti. İdam cezasının kaldırılması için çok uğraşıldığını belirten Şenay, "Bu tür suçlar öngörülerek idamın tekrar getiriliyor olması Türkiye açısında çok tehlikeli. Kadına yönelik şiddetle ilgili bütün davalarda bütün suçlular tutuksuz yargılanıyor. Bütün deliller toplanmıyor. Her yargılama da kadınların yaşamları ve ahlakları sorgulanıyor. Bunu mahkemelerde böyle yapıyor. Bütün suçluların savunmalarında kadının onu nasıl tahrik ettiği yada kadının onu nasıl teşvik ettiği konusunda yeni yeni hikayeler uyduruluyor. Dolayısıyla idam cezalarını getirseler bile, bu suçlara idam cezası verecek mahkeme çıkmaz. Bu cezalar ancak devlete karşı düşünce suçu işleyenlere çıkar. İktidara karşı muhaliflik yürütenlere karşı çıkar. Bu tamamen toplumu kandırmaca. İktidarın kendi kurduğu otoriteyi güçlendirmek için elini sağlamlaştırması" diye belirtti.


'Çözüm için kafalar değişmeli'


Şenay, asıl çözümün kafaları değiştirmek olduğuna dikkat çekerek, kadınların taleplerine olumlu çerçeveden bakacak politikalar üretmenin gerekli olduğunu ifade etti. "Mahkemelerde bile mağdur olarak çıktığınızda, cinsel olarak ayrımcılığa uğranılan bir ülkede, cezayı arttırsanız ne olacak?" diye soran Şenay, kadınlara bu ayrımcılığın devam ettiği sürece getirilecek cezaların hiç bir yararının olmadığının altını çizdi. Şenay, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam'ın gündeme getirdiği elektrikli kelepçeye ilişkin ise, "O kelepçeyi uygulayacak polisin anlayışını değiştirmediğin sürece gene hiç bir şey değişmeyecek. Bu yüzden toplumsal değişim, dönüşüm gerekiyor" dedi.


(fk/mg)