DÜ öğrencileri Anadil Bayramı konulu panel düzenledi
16:10
JINHA
AMED - Dicle Üniversitesi (DÜ) Hukuk Komünü tarafından 21 Şubat Anadil Bayramı nedeniyle düzenlenen panelde konuşan Kürt Enstitüsü Amed Şubesinden Nesrin Navdar, asilimilasyon ve oto-asimilasyona değinerek, "Kürtçeyi kendinizde eksik görmeyin. Eksikte olsa konuşun. Tarihinize ve dilinize sahip çıkın" dedi.
DÜ Hukuk Komünü, 21 Şubat Anadil Bayramı nedeniyle Dicle Üniversitesi Kongre Merkezi'nde "Tarihsel ve Kültürel Boyutuyla Anadil Gerçeği" konulu panel düzenledi. Panele konuşmacı olarak Prof. Dr. Kadri Yıldırım, Yazar Roşhan Lezgin ve Kürt Enstitüsü Amed Şubesinden Nesrin Navdar katıldı. İlk konuşmayı yapan Prof. Dr. Kadri Yıldırım, anadilin tarihsel geçmişinden bahsetti. Anadilin tarihsel geçmişinde anadilleri için işkence gören ve katledilen kişileri anan Kadri, "Onların fedakarlığı olmasaydı biz bugün dilimizi rahatlıkla konuşabiliyor olmazdık. Onlara bu anlamda büyük bir teşekkür borçluyuz" dedi. Kürt dilinin tarihsel geçmişinden önemli temsilcilerinden biri olan Ahmedê Xani'yi anan Kadri, "Ahmedê Xani ölene kadar da anadilimizin resmileştiğini görmedi, gözleri açık gitti. Rahat uyu Ahmedê Xani senin torunların olarak bugün buradayız ve anadilimize sahip çıkıyoruz. Sonuna kadar da sahip çıkacağız tıpkı atalarımız gibi" şeklinde konuştu. Ardından Said-i Nursi'yi anan Kadri, "'Ey Kürtler! Ben sizin için tımarhaneyi kabul ettim ama Kürtlüğümüze laf getirmedim' sözlerine hitaben Biz de ona diyoruz ki; Ey Said-i Kurdi, biz de Kürtlüğümüze leke gelmemesi için çaba gösteriyoruz" dedi. Konuşmasını Celadet Bedirxan'ın sözleriyle bitiren Kadri, Celadet Bedirxan'ın Kürtçe dili için yaptığı yeniliklere değindi.
'Kürtçenin eğitim dili olması için mücadele etmeliyiz'
Kadri'nin ardından konuşan Nesrin Navdar, asilimilasyon ve oto-asimilasyona değinerek, "Kürtçeyi kendinizde eksik görmeyin. Eksikte olsa konuşun. Tarihinize ve dilinize sahip çıkın" dedi. Nesrin, gençlere ve çocuklara dil konusunda büyük görevler düştüğünü ifade ederek, yaşlılarla bile Türkçe konuşulduğunu ancak istedikleri zaman kendileriyle beraber yaşlıları da Kürtçeye teşvik edeceklerini söyledi. Her Kürdün kendi alanında Kürtçe çalışmalar yürütmesi gerektiğine vurgu yapan Nesrin, "Dilimizin eğitim dili olmasını istiyorsak, bunun için mücadele etmeliyiz" şeklinde konuştu. İttihat ve Terakki Cemiyeti ile beraber homojen bir toplum isteğinin de baş gösterdiğini ifade eden Roşan Lezgin de "Cumhuriyetten sonra ise asimilasyon çok üst boyutlara ulaştı. Ve bu asimilasyon politikası Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana hiç durmadan devam etti" dedi. Panel öğrencilerin soru ve cevaplarıyla son buldu.
(şö-be/fk/mg)
