Tecavüzcü baba, ağabey, amcayı yargı akladı!
09:04
Handan Tufan/JINHA
İZMİR - Ö.K., 12 yaşında babası, ağabeyi ve amcasının tecavüzüne uğradı, 14 yaşında para karşılığı zorla evlendirildi. 24 yaşında, yaşatılanların hebasını sormak için harekete geçti ve şikayetçi oldu. Ağır psikolojik sorunlar yaşayan Ö.K'ye sığınma evinde yaşama tutunmaya çalışırken bir darbede mahkemeden geldi. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan 'cinsel istismar' davasında mahkeme 'delil yok' gerekçesiyle tecavüzcülere beraat verdi.
Türkiye'de kadın ve çocuğu değil erkeği koruyan yargı, yine ezberi bozmadı ve aile boyu cinsel istismara maruz kalan bir kadını korumayarak, erkekleri beraat ettirdi. Bir sığınma evinde kalan bu gün 25 yaşında olan Ö.K. için kabus dolu günler 13 yıl önce başladı. Ö.K. cinsel saldırıya daha 12 yaşındayken, hayatta en çok güvendiği kişiler tarafından maruz bırakıldı. Anne ve babasının ayrılmasının ardından Ö.K., baba ve ağabeyi ile birlikte yaşamaya başladı. Ö.K. önce babasının cinsel istismarına, daha sonra da olayı fark eden ağabeyinin cinsel istismarına maruz kaldı.
Evden kaçtı bu defa amcanın cinsel saldırısına maruz kaldı
Defalarca bu durumu yaşayan Ö.K., evden kaçarak amcasına sığındı ve henüz çocuk yaşta bu kez, sığındığı amcasının cinsel saldırısına uğradı. 12 yaşında küçük bir çocukken bunları yaşayan Ö.K., bu kez kaçarak annesine sığındı. Yaşadıklarını atlatmaya çalışan Ö.K. 14 yaşına geldiğinde bu kez, annesi tarafından kendisinden yaşça çok büyük birine eş olarak satıldı. Ö.K. bir süre sonra evlendirildiği kişiden ayrılarak, yeni bir yaşam kurmak için İzmir'e geldi. Özel bir şirkette çalışarak ayakta kalmaya çalışan Ö.K., bu kez işyerinde tacize uğradı ve işi bıraktı.
Bir darbede mahkemeden
Ö.K. İzmir'de bir belediyenin kadın danışmanlık merkezine giderek, yaşadıklarını anlattı. Ö.K. bir sığınma evine yerleştirildi. Henüz çocuk erkeklerin yaşattığından hesap sorma kararı alan Ö.K., baba, ağabey ve amca hakkında suç duyurusunda bulundu. Psikologa giden ve "Ağır ruhsal travma" raporu alan Ö.K'nin suç duyurusunun ardından İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde baba, ağabey ve amca hakkında "Çocuğa nitelikli cinsel istismar" suçundan dava açıldı. Yaklaşık iki yıl süren davada Ö.K'nin 12 yıl önce yaşadıklarını "Ağır travma raporu"na rağmen fiziksel olarak ispatlamasını isteyen mahekeme baba, ağabey ve amca hakkında "delil yetersizliği"nden beraat kararı verdi.
Uzun uğraşlar sonucunda dava açılır
Can güvenliği olmayan ve halen bir sığınma evinde kalan Ö.K'nın avukatı Şenay Tavuz, dava sürecini şöyle anlattı: "Bir belediyenin kadın danışma merkezinde ifade vermiş. Sonra da belediyenin kadın sığınma evinde kalmaya başlamış. Psikolojik rahatsızlıkları olduğu için bir tedavi süreci başlamış. Bu süreç devam ederken çok uzun yıllar önce 12 yaşlarında iken babası ağabeyi ve amcasının cinsel istismarına maruz kaldığını ifade edebilecek hali gelmiş. 12 yaşlarında oluyor. Aradan 12 yıl geçtikten sonra ancak böyle bir destek mekanizmasında bir tedavi süreci başladıktan sonra yaşadığı olayı anlatacak hale geliyor. Böyle bir vakada biz hukukçu olarak hang delile dayanabiliriz. Çünkü aradan çok zaman geçmiş. Vücudunda herhangi bir emare bulunmasının imkanı yok. Tek delilimiz psikolojik rapor olacak. Savcılık şikayetinde bulunmadan önce, ön rapor için müvekkilimi bir Üniversite Hastanesine gönderdik. Oradan rapor sürecini başlattık. Ardından savcılık şikayetinde bulunduk. Savcılık kanalıyla başlayan muayenenin devam etmesini sağladık. Savcıktan gelen ek yazı ile tekrar üniversiteye detaylı incelemeye için müvekkil gitti. Yaklaşık 3 aylık bir süreç oldu. Bu arada müvekkilimin gel gitleri oldu. Bir kaç kez şikayetinden vazgeçti. Ama üniversite hastanesinin raporu müvekkilimizin verdiği rapor ile bire bir tuttu. Savcıda bu rapora dayanarak baba, ağabey ve amca hakkında küçük çocuğa nitelikli cinsel istismar suçundan kamu davasının açılmasına karar verdi."
'Mahkemede erkek adalet'
Yargılama sürecinde Ö.K'nin bir psikolog eşliğinde ifade verdiğini anlatan Şenay, "Buna rağmen mahkeme heyetinin tutumu korkunçtu. Yıllar sonra babasıyla mahkemede karşılaştı. Buna rağmen heyetin ifade alış biçimi inanılmaz rencide ediciydi. 'Kaç kere yaptı. Birmi, İkimi' sürekli detay sordular. Halbuki dosyada rapor var. Sorgulama biçimine tepki gösterince mahkeme başkanı bana dönüp 'Avukat hanım bu kaç yıl ceza alacak siz biliyormusunuz' dedi. Erkek adalaet orada da kendini gösterdi. Aradan 2 duruşma geçti. Ağabeyini de getirdiler. Mahkeme salonunda da ağabeyi bana ve müvekkilime, 'Ben kaç yıl ceza alacam siz biliyormusunuz' diye bağırdı. Bir suçlunun sorma biçimiyle bir heyet başkanın sorma biçimi aynı" dedi.
'Delil yok beraat...'
Mahkeme heyetinin Ö.K'ya "Neden bu kadar yıl sustun" diye soru yönelltiğini dile getiren Şenay, ardından yargılama süreci devam ederken, adli tıp sürecinin de başladığını ve adli tıp raporunun da üniversite raporuyla aynı biçimde çıktığını belirtti. Şenay, "Tüm bunlara rağmen karar aşamasında savcı 2 tane rapora rağmen delil yetersizliğinden sanıkların beraatini talep etti. Gerekçesi de yıllar önce ancak cinsel saldırıdan sonra, müvekkil başka bir şehirde yaşarken bir şikayette bulunmuş. O şikayet sırasında bakire olduğu tespit edilmiş. Oysaki raporda bekaret zarının neden yırtılamayacağı bilimsel olarak açıklanmıştı. Baba yargılama sırasında bir trafik kazası sonucunda öldü ve onun davası düştü. Ağabeyi hakkında açılan dava da beraat etti. Amca hakkında açılan dava ise amca başka bir şehirde yaşadığı için, başka bir şehire gönderilmişti. Orada adli tıp raporunu sonucu bile beklenilmeden ilk oturumda beraatine karar verilmişti" diye konuştu.
'Ensest vakalarında bu durum çok uzun yıllar saklanabiliyor'
Özgecan Aslan'ın katledilmesinden sonra kadınlara yönelik şiddet suçlarının geniş bir tartışma başladığını ifade eden Şenay, cinsel saldırı suçlarında mahkemelerin acil tutuklama kararlarını vermediğini dile getirdi. Cinsel saldırı yada cinsel istismar mağduru kadın veya çocukların psikolojik muayenelerinde savcılık aşamasında bile sıkıntı yaşandıklarını ifade eden Şenay, "İlk şikayette bulunduktan sonra, savcı psikolojik rapor alınması konusunda bir girişimde bulunmuyor. Önce beden muayenesi yapması gerektiğini düşünüyorlar. Bunun çok önemli olduğun bizde düşünüyoruz. Ama bazen şöyle durumlarla karşılaşabiliyoruz. Cinsel saldırıya uğrayan kadınlar hemen şikayet etme durumunda olamıyabiliyorlar. Önce yoğun bir suçluluk hissediyorlar. Yaygın olarak bir çok kadın bu saldırıyı bir kaç gün kimsyle paylaşamama gibi bir durum yaşayabiliyorlar. Hatta ensest vakalarında bu durum çok uzun yıllar saklanabiliyor. Bizler açısında cinsel saldırıya uğrayan kişinin bunu psikolojik raporla belgelenmesi çok önemli. Bedende kalan izlerdende insanında ruhunda kalan izler devam ediyor. Bu bilimsel olarak ta saptanabiliyor" diye belirtti.
(fk/mg)

