Ayşe Börü'nün kız kardeşi: Korku katilleri güçlendiriyor
09:06
JINHA
AMED - Bağlar İlçesi'ne bağlı Kaynartepe Mahallesi'nde eşi Ramazan Börü tarafından 1 Aralık 2014 tarihinde katledilen Emine Börü, olayı ile ilgili görülen davada korkudan şahitlik yapmayan komşularına seslenen kardeş Fatma Güneş, "Esnaf ve komşular şahitlik yapmak istedi ama hepsini tehdit etmişler. Korkarak böyle insanları güçlendiriyorlar farkında değiller. Böyle sessiz kaldıkça Ramazan gibileri daha fazla güç alacak daha fazla cinayet işleyecek ve şiddet uygulayacak. Olayla ilgili bilgisi olanlar korkusuz olsunlar ki katillerde hak ettikleri cezaları alabilsin" dedi.
Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Kaynartepe Mahallesi'nde 35 yaşındaki Emine Börü, 1 Aralık 2014 tarihinde eşi Ramazan Börü (41) tarafından karnına ve göğsüne isabet eden kurşunlarla katledilmişti. Emine olay yerine yaşamını yitirirken, katil zanlısı kısa süre sonra yakalanarak gözaltına alındıktan sonra tutuklanmıştı. 17 Şubat'ta Ramazan Börü'nün yargılandığı davanın ilk duruşması görülürken, olaya tanık olan Ramazan Börü'nün annesi Perihan Börü, kardeşi Nazlı Börü ile komşu ve esnaflar ise şahitlik yapmadı. Eşini katlettikten sonra çevrede bulunan esnafların iş yerlerini kurşun yağmuruna tutan Ramazan Börü'nün, silah kaçakçılığı, ateşli silahla yaralama, esrar kaçakçılığı ruhsatsız silah taşıma gibi toplamda 10 ayrı suçtan sabıkasının bulunduğu dava kayıtlarına geçti.
3 çocuğu alıkonuldu
Emine'nin katledilmesinin ardından 3 çocuğu, eşinin ailesi tarafından alıkonulurken 3 çocuk babaanne ve halalarının yanında ayrı evlerde aynı travmayla büyüyecek. Kardeşinin katledilmeden önce yaşadıklarını anlatan kardeş Fatma Güneş, ablasının hayat dolu ve herkes tarafından sevilen bir kadın olduğunun altını çözerek, "Eşi o kadar ağzı bozuk ve serseri olmasına rağmen onu idare ediyordu. Emine, evine çok bağlıydı olaydan iki gün önce eşi başkaları ile kavga etmişti. Eşine saldırdıklarında eşine zarar gelmesin diye kendini kurşunların önüne atmıştı" dedi.
'Uykudayken çocuklarının gözleri önünde katledildi'
Ablası Emine'nin kucağında bulunan 6 aylık bebeği ile uykudayken katledildiğini belirten Fatma, şunları aktardı: "Ablam katledildiği gün oruçluydu. Uykuda katletti. Çocuklarının gözleri önünde yaptı bunu. Çocuklarının şimdi psikolojisi bozuk sürekli korku içindeler. Yalnız kalamıyorlar. 2 çocuk babaannenin yanında 6 aylık bebeği de halasının yanında. Annesinin ölümünden sonra bebek hastalandı. Annesinin yokluğunu anlıyor." Yeğenlerinin yokluğuna dayanamadıklarını ve yanlarına almak istediklerini dile getiren Fatma, "Çocuklar olmadan dayanamıyoruz ama onları gördükçe de kahroluyor, acımız tazeleniyor. Görmeyince de kahroluyoruz iki arda bir derede kaldık" dedi. Katilin ağırlaştırılmış müebbetle yargılanmasını istediklerini söyleyen Fatma, ablasının tek suçunun fedakar olması olduğunu kaydetti. "Ablamın hiçbir suçu yoktu tek suçu hak etmediği halde fedakâr davranmasıydı" diyen Fatma, "Herkes tanıyor ve evine ne kadar düşkün olduğunu o mahallede herkes şahittir. Ablam öldüğünde bütün mahalle onun için ağlamıştı" dedi.
Katil zanlınsın sürekli evde silahlı dolaştığını söyleyen Fatma, şöyle devam etti: "Silahı ruhsatsızdı polis el koydu gidip bir silah daha aldı. Katledilmeden 3 gün önce evde silahla dolaşmaya başladı. Ablam yanımıza dönmek istedi ancak kayınvalidesi ve görümcesi izin vermedi. Polisi de aramadılar. Ablam öldürüleceğini anlamıştı bizi arıyordu eve dönmek istiyordu."
'Komşular korkudan şahitlik yapamıyorlar'
Katilin cezai indirimden faydalanmak amacıyla rapor almaya çalıştığına dikkat çeken Fatma, "Deli olan biri cinayette susturucu kullanmazdı. Deli olmadığını herkes biliyor. Esnaf ve komşular şahitlik yapmak istedi ama hepsini tehdit etmişler. Şimdi hiçbiri şahitlik yapmak istemiyor, korkuyorlar. Ben bu halkı anlamıyorum herkese zarar vermişti ama şimdi kimse ifade vermiyor. Korkarak böyle insanları güçlendiriyorlar farkında değiller. Böyle sessiz kaldıkça Ramazan gibileri daha fazla güç alacak daha fazla cinayet işleyecek ve şiddet uygulayacak. Böyle insanlardan kokmayacaksın ayakta duracaksın ki onlarda yıkıldığını anlasın. İnsanlar çok duyarsız. Ablamın komşuları onu çok seviyorlardı ama şimdi korkudan şahitlik yapamıyorlar. Benim ablam olsa hiçbir şeyden çekinmez gelir şahitlik yapardı öyle fedakâr öyle yürekliydi. Korkusuzluğu yürekliliği olmasa o katilin yanında bu kadar uzun süre kalamazdı. Olayla ilgili bilgisi olanlar korkusuz olsunlar ki katillerde hak ettikleri cezaları alabilsin" şeklinde konuştu.
'Katilere hak ettikleri cezalar verilmedikçe katliamların önüne geçemeyeceğiz'
Hükümet yetkililerine de seslenen Fatma, "Katilere hak ettikleri cezalar verilmecikçe bu katliamların önüne geçemeyeceğiz. Her şeyi bilinçli yaptı asla hasta olduğunu kabul etmiyoruz. Hükümete de sesleniyorum eğer o koltukta oturuyorlarsa kadınlar sayesinde oturuyorlar. Bu dünya kadınlar üzerinde kurulmuş ve kadınları bu kadar yıpratmaya kimsenin hakkı yoktur" diye belirtti.
(sg/pu/fk/mg)

