Kadınların 'korumanıza' ihtiyacı yok, zihniyetinizi değiştirin
09:09
Öykü Dilara Keskin-Rozerin Tekin /JİNHA
İSTANBUL - Cumhurbaşkanı'nın "Kadınlar bize emanet" söyleminden güç alan erkekler Özgecan'ın katledilmesinin ardından "etek giymek ve dolmuşta son kadın kalırsa inmeyeceğiz" kampanyalarıyla 'korumacı role' soyundu. HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ayşe Erdem, "Erkeklerin bizi koruması gerekiyormuş gibi bir zihniyet yayılıyor. Kadınların korumaya ihtiyacı yok. Erkek zihniyet ile yüzleşilmesi gerekiyor. Bizim için örgütlenme ve öz savunmadan başka seçenek yok" dedi.
Mersin Tarsus'ta vahşice katledilen Özgecan Aslan'ın ardından kadın katliamlarına yönelik tepkiler artarak devam ederken, Türkiye'de kadın cinayetleri durmak bilmiyor. Diyarbakır'da evinde ölü bulunan Adile Öztürk'ün ardından İstanbul'dan Çengelköy'de yaşayan Tahir K., eşi Kübra K.'yi katletti. Yine Antalya'da Hüsne Aslan, Şahin K isimli erkek tarafından katledildi. Sistemli bir kadın kırımına dönüşen, katliamlara karşı öfke dinmezken, erkekler 'etek giymek ve dolmuşta son kadın kalırsa inmeyeceğiz' benzeri magazinel kampanyalar başlatıyor. Cumhurbaşkanı ve Başbakan ise "Kadınlar bize emanet" söylemleriyle, katleden erkeklere karşı 'Korumacı erkek' rolüne pekiştirmeye çalışıyor. HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ayşe Erdem ve KJA Koordinasyonu üyesi Hülya Avşar, kadın katliamların son bulmasının temel taşının öz savunmadan ve kadın örgütlülüğümden geçtiğini vurguladı.
'Çözümün merkezi kadınlar olursa sorunlar çözülür'
KJA Koordinasyonu üyesi Hülya Avşar, kadın cinayetlerinin, cinsiyetçi bir toplum yetiştirmeye çalışan iktidarın sonucu olduğunu belirterek, bütün kadın cinayetlerinin politik olduğunu vurguladı. Hükümetin kadın cinayetlerini meşrulaştıran söylemleri olduğuna dikkat çeken Hülya, "Kadın tecavüze uğrarsa, doğurursun devlet bakar" diyenlerin zihniyetiyle Türkiye'nin yönetildiğini söyledi. Hülya, "Bu zihniyetle bir toplumu yönetirseniz toplumundaki karşılığı da tecavüz olur. Bunu meşrulaştıran ve normalleştiren devletin erkek egemen anlayışın pratikleridir" dedi. Yasalarında eril zihniyetle yapıldığı için erkeklerin kadın katliamlarında ve cinsel saldırılarda 'iyi hal ' indirimi aldığını caydırıcı bir nitelik taşımadığını vurgulayan Hülya , "Çözümün merkezi kadının bütün siyasal, kamusal varlığını var ederek bu sorunları halledebiliriz" dedi.
'Her kadın kendini savunabilecek düzey gelmelidir'
Kadınların gündeminde öz savunmanın olduğunu kaydeden Hülya, öz savunmanın sadece fiziksel olmadığını öz savunmanın içinde örgütlülüğünde olduğunu vurguladı. "Öz savuma düşünsel olarak kendini savunabilmektir. Dili güçlü olan kadın kendini savunur" diyen Hülya, erkeklere kadınları savunma hakkının verilmesiyle beraber erkeklerin kadınları öldürme cesaretinde kendisinde bulduğunu söyledi. "Her kadın kendini savunabilecek düzey gelmelidir. Biz bunun üzerinden kadın katliamlarına karşı kadınların örgütlendirilmesi ve özgürleştirilmesiyle toplum özgürleşebilir, kadın katliamları son bulur. Kadınların toplumun her alanında var olurlarsa o kadar toplumsal dönüşüme hazırlayabiliriz" dedi.
'Erkek ilk önce zihniyetiyle yüzleşsin'
Erkeklerin, ilk önce kendi zihniyetiyle yüzleşmesi gerektiğini belirten Hülya, "Kadınları katleden, tecavüz edenler de erkeklerdir. Etek giyerek, katliamları kınamak çok yüzeysel ve magazinsel durumlardır. Koruma eğer rolünü verirsek sorun bu bizi katledilmesine de hak veririz. Kadınların kendileri savunmalıdır. Bu koruma rolünü sorgulamamız gerekiyor" dedi.
'Türkiye'nin tarihi kadına yönelik şiddetle dolu'
HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ayşe Erdem ise insanların öncelikle şiddet kültürüyle yüzleşmesi gerektiğini vurgulayarak, Türkiye tarihinin kadına yönelik şiddetlerle dolu olduğunu söyledi. "Kulak kesip anahtarlık yapan bir zihniyetle karşılaştık bu ülkede. Dolayısıyla bu şiddet zihniyetiyle yüzleşmemiz gerekiyor" diyen Ayşe, erkek zihniyetinin bir an önce değişmesi gerektiğinin altını çizdi. İç güvenlik paketi mecliste görüşülürken, erkeklerin kadın milletvekillerine saldırdığını hatırlatan Ayşe, erkek zihniyetinin mecliste de var olduğunu buna karşı acilen kadın bakanlığının kurulması gerektiğini vurguladı.
'Örgütsüz kadın kalmamalı'
Öz savunmanın önemine dikkat çeken Ayşe, "Kadınlar örgütlü olduğunu bilirse zaten kendi öz savunmasını her şekilde yapacaktır" dedi. Erkeklerin kadın cinayetlerini önlemek için kadınları korumaya çalıştıklarına değinen Ayşe, erkeklerin 'dolmuşta kadın kalırsa inmeyeceğiz' söylemine dikkat çekerek, "Erkeklerin bizi koruması gerekiyormuş gibi bir zihniyet yayılıyor. Yine erkekler üzerinden konuşuyoruz mesela. Toplumsal alanda gerçekten bu zihniyetin değişmesi için erkekler hiç bir şey yapmayacak" dedi. Tek bir örgütsüz kadının kalmaması gerektiğini belirten Ayşe, "Kadınların hiç bir alanda yalnız olmadığını, kadınların birbirinden güç aldığını unutmadan yaşamak zorundayız" şeklinde konuştu. Artık kadınların gelecek kaygısı taşımadan yaşayamadığını söyleyen Ayşe, "Tedirgin olmadan yaşamak en insani hakkımızdır. Eskiden belli yerlerde yaşayan kadınlar tedirgin olurdu ama artık hepimiz her yer de tedirginiz" dedi.
(fk)

