71 kadın örgütünden şiddete karşı Meclis'e ortak metin

11:10

 


JINHA


HABER MERKEZİ - Meclis Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu'na taleplerini ileten 71 kadın örgütünün imzacı olduğu Şiddete Son Kadın Platformu, "Acilen Kadın Bakanlığı kurulması, şiddet ve can güvenliği yaşayan kadınlara yönelik danışma merkezileri açılması, yasalarda kağıt üzerinde kalan şiddeti önleme maddelerinin etkinleştirilmesi, kadınları ev yönlendiren değil toplumsal hayata katılımın sağlayan düzenlemelerin yapılması, kadın örgütlerinin her türlü süreçlere aktif dahil edilmesi, İçişleri Bakanlığı bünyesinde illerde kadına yönelik şiddetle mücadele amaçlı koordinasyon komiteleri kurulması" gibi önerilerini sıraladı.


71 kadın örgütünün imzacı olduğu Şiddete Son Kadın Platformu; Meclis'te kurulan Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu'na taleplerini içeren bir metin gönderdi. Şeffaf çalışması gereken komisyonunu kadınların yoğun çalışmalarını bir sonucu olarak kurulduğunu ancak kadın örgütlerinin çalışmalardan dışlandığına dikkat çekilen metinde, yinede kadınlar yararına çalışmalar için katkılarının sürdürüleceği belirtildi. Metinde kadınlar, her şeye rağmen deneyimlerini paylaşmayı tarihsel sorumluluk olduğu belirtilerek yaşadıkları deneyimlere göre kadına karşı işlenen cinayetlerin nasıl ele alınması gerektiği, sebepleri ve bu konuda hükümet tarafından yürütülen politikaların çözümsüzlükteki payını anlattı.


Cinsiyet eşitsizliğinde hükümetin payı var


Metinde, "Kadın cinayetleri toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sebep olduğu kadına yönelik erkek şiddetinin sonucudur. Bir tokatla, aşağılamayla başlayan şiddet öldürmeye varabilmektedir. Bu nedenle kadın cinayetleri, kadına yönelik erkek şiddetini önlemekten bağımsız olarak düşünülemez. Kadına yönelik erkek şiddetinin faili erkektir, erkek şiddeti bir defalık hata, şiddet uygulayan erkek hasta değildir… Bugün karşı karşıya olduğumuz, siyasi iktidarın toplumsal cinsiyet rollerini doğallaştıran söylem ve uygulamaları kadın ve erkek arasındaki toplumsal cinsiyete dayalı fiili eşitsizliği derinleştirmekte ve buna bağlı olarak erkek şiddetinin meşrulaşmasına zemin hazırlamaktadır. Kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin mevcut yasaların ve uluslararası sözleşmelerin hayata geçirilmediğini görüyoruz… Siyasi iktidarın cinsiyetçi ve eşitlik karşıtı söylemleri, yasaların olması gerektiği gibi uygulanmamasına, kadınların yasa uygulayıcılarının cinsiyetçi yaklaşımına maruz kalmasına sebep olmaktadır" denildi.


'Yargılama aşamasında kadın suçlanmaktadır'


"Özgecan Aslan cinayeti üzerine siyasi iktidar tarafından dillendirilmekte olan idam ve hadım tartışmalarının da kabulü mümkün değildir. Bizler devletin bir kimsenin yaşam hakkını elinden almasını sağlayacak her hangi bir düzenlemeyi kabul etmiyoruz" denilen metinde şunlar belirtildi: "Kadına yönelik işlenen suçlara ilişkin yargılama faaliyeti sürekli olarak, faillerin kendilerini savunmaları doğrultusunda kadınların rızasının olup olmadığı tartışmaları ile sürmekte, uygulayıcıların cinsiyetçi tutumları ile kadınlar sorgulanmakta ve kadınların yeniden şiddete maruz kaldıkları bir süreç yaşanmaktadır… Tüm bu nedenlerle, cinsel suçlarda, ispat yükünün yer değiştirmesi, kadının beyanı esas alınarak, suçun oluşmadığının veya kadının rızasının bulunduğunun fail erkek tarafından ispatlanması gerektiği yönünde yasal düzenleme yapılması gerekmektedir… Ayrıca İstanbul Sözleşmesi, Madde 25'te cinsel şiddetle mücadele kriz ve sevk merkezlerinin açılması söz konusu edilmiştir. Bununla ilgili olarak herhangi bir çalışma hala gündeme getirilmemiştir."


Metinde kadınlar, "Bizler, Meclis'in, Komisyon çalışmalarını beklemeden kadın ve trans cinayetlerini engelleyecek ve takip edecek özel bir birimi derhal kurmasını ve konuyla ilgili tüm bakanlıkların acil olarak ortak bir eylem planı oluşturmasını da, olmazsa olmaz önemde buluyoruz" denildi ve şu öneriler yapıldı:


"1) Kadınların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na değil kendileri için politika üretecek Kadın Bakanlığı'na ihtiyaçları var. Kadın Bakanlığı kurulmasını ve tüm bakanlıkların kadın ve erkek arasındaki eşitsizliği giderici politikalar üretmesini talep ediyoruz.


2) Şiddete maruz kalan, şiddetten uzaklaşmaya çalışan kadınların sığınak dışındaki psikolojik, sosyal ve hukuki destekleri de alabilecekleri, deneyimlerini paylaşarak karşılıklı güçlenebilecekleri, ulaşılabilir, kadın danışma ve dayanışma merkezlerinin olmasını talep ediyoruz.


3) 6284 Sayılı yasa ile elde ettiğimiz hakların altyapı eksiklikleri, uygulayıcıların bilgisizliği ve kadından yana olmayan uygulamalar nedeniyle kağıt üstünde kaldığını görüyoruz. Uygulamalar bahane edilerek yasanın değiştirilmesi söz konusu olamaz. Bu aksaklık ve eksikliklerin giderilmesi ve iyileştirilmesi Hükümet'in yükümlülüğüdür.


4) Kadınların şiddete karşı mücadele ederken destek aldıkları kurumlarda karşılaştıkları personelin, kadından yana olmayan, yargılayıcı bir yaklaşım sergilemesi kadınları güçsüzleştirmektedir. ŞÖNİM'ler (Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri) ve sığınaklar başta olmak üzere tüm kamu kurumlarında, kadına yönelik şiddet alanında çalışanların, kadının beyanını esas alan, yargılayıcı olmayan ve bu alanda yeterli donanımı olan kadın çalışanların istihdam edilmesi gerekir. Ayrıca kadına yönelik şiddet alanında çalışan kadınların ikincil travma ve tükenmişlik belirtileriyle baş etmesi için, sistematik destek ve süpervizyon uygulamalarının yapılması, yaygınlaştırılması ve örgütlenmesini talep ediyoruz.


5)ŞÖNİM'lerin hala sadece 14 ilde bulunması, var olan ŞÖNİM'lerde çalışan kadrolu personelin az oluşu -çoğunluğunun geçici görevli ve hizmet alımı yoluyla istihdam edilmesi- ve meslek elemanı sayısının az olması verilen hizmeti olumsuz etkilemektedir.


Ayrıca ŞÖNİM'lerin şehir merkezlerinden uzak yerlerde konumlandırılmaları, kadınların ihtiyaç duydukları hizmetlere erişimini engellemektedir. Kadınların şiddetten uzak hayatlar kurması için destek vermesi gereken ŞÖNİM'lerin şiddet uygulayan erkeklere de hizmet veren bir kurum olması, hatta arabuluculuk rolü üstlenmesi, kadınların şiddet gördükleri ilişkilerden uzaklaşamayıp şiddet döngüsü içinde kalmasına neden olmaktadır. Kadınların istedikleri anda erişebilecekleri, arabuluculuk için değil şiddetten uzaklaşmak için her türlü hizmeti 7 gün 24 saat alabileceği merkezleri tekrar ve tekrar talep ediyoruz.


6) 6284 sayılı Sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi çerçevesinde arabuluculuk yapmak suçtur. Fakat Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Diyanet ile yaptığı protokol ve boşanma ombudsmanlığı/kamu denetçiliği uygulamaları ile arabuluculuk devlet eliyle fiilen gerçekleşmektedir. Kadını şiddet gördüğü yere dönmeye mecbur bırakan hiçbir uygulama ve arabuluculuk kabul edilemez. Arabuluculuğa hizmet eden kurum ve protokollerin kaldırılmasını talep ediyoruz.


7) İstanbul Sözleşmesi kapsamında erkek şiddeti ile mücadelede devletin yükümlülüğü olarak düzenlenen, kadına karşı şiddeti önlemek, korumak, kovuşturmak ve kadınlar için destek mekanizmalarını oluşturmak için gerekli politikalara dair tüm hukuki ve idari yapının derhal kurulması ve hayata geçirilmesini; bu süreçte kadına yönelik şiddet alanında çalışan kadın örgütleriyle işbirliği yapılmasını talep ediyoruz.


8) Haksız Tahrik indirimi "erkeklik" indirimidir. Kadın cinayeti davalarında haksız tahrik indirimi kaldırılmalıdır. İstanbul Sözleşmesi'nde tarif edildiği biçimiyle, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılığı nedeniyle kadın cinayeti işlemenin ağırlaştırıcı neden sayılmasını talep ediyoruz.


9) Kadın cinayetleri davalarına kadın örgütlerinin müdahilliği kabul edilsin. Kadın cinayetlerini önlemekle yükümlü olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (ASPB) bu davalarda müdahil değil, faildir. ASPB kadına yönelik erkek şiddetine karşı yasa ve uygulamaların takipçisi olmadığı, kadınların şiddetten uzak hayat kurmalarını destekleyici mekanizmalar kurmadığı için sorumluluk sahibidir. Bu yüzden, ASPB'niın müdahilliğini kabul etmiyoruz.


10) Şiddetten uzaklaşmak için destek almak isteyen ve/veya sığınakta kalan her kadına ana dilinde destek verilmelidir. Şiddeti önleyici ve koruyucu tedbirlerin, İstanbul Sözleşmesi'nde tariflendiği biçimiyle; dil, din, etnisite, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığı yapılmaksızın, göçmen, sığınmacı, mülteci ve seks işçisi kadınları da kapsayacak şekilde sunulmasını talep ediyoruz.


11) Mecliste kadın cinayetleri ile ilgili daimi komisyon ve alanda çalışan kadın örgütlerinin oluşturacağı izleme komisyonunun kurulmasını talep ediyoruz.


12) Devletin kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri verilerini tutmasını ve bunları kamuoyu ile paylaşmasını talep ediyoruz.


13) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın kullandığı 'kadın konukevi' ifadesinin 'sığınak' olarak değiştirilmesini talep ediyoruz. Ev içinde maruz kaldıkları şiddetten uzaklaşmak isteyen kadın ve çocuklar konuk değil, şiddetten uzaklaşmak ve güçlenmek için sığınağa ihtiyacı olan kişilerdir.


14) İsmi acilen 'Kadın Sığınakları Yönetmeliği' olarak değiştirilmesi gereken 'Kadın Konukevi Yönetmeliği', sığınakta kalan kadınları ve çocukları güçlendirecek ilkeler barındırmamaktadır. Yönetmeliğin içeriğinin, sığınak deneyimi olan kadın örgütlerinin sığınak pratiklerinin danışmanlığında değiştirilmesini talep ediyoruz.


15) Türkiye'de varolan sığınakların sayısı kadın ve çocukların ihtiyaçlarının çok altında. Nüfusu 100 bin geçen belediyeler, 5393 sayılı Belediye Yasası'nda yapılan değişikliğe göre sığınak açmak zorunda olduğu halde çoğunun sığınak açmadığını görüyoruz. Bu belediyelerin derhal sığınak açmasını, açmayan belediyeler için yasal yaptırımın hayata geçirilmesini talep ediyoruz. 


16) Varolan sığınakların engelli kadınlar ve çocukları gözeterek iyileştirilmesini, yeni açılacak sığınakların bu ilkelere göre kurulmasını talep ediyoruz.


17) Sığınaklarda şiddete maruz kalan ya da tanıklık etmiş çocuklarla çalışacak yetkinlikte personelin istihdam edilmesini ve sığınakla çocuklarla ilgili çalışan birimin yalnızca bir kreş olmayıp,  ihmal ve istismar konularında çalışmış deneyimli kadınların çalıştığı bir çocuk birimi haline dönüşmesini talep ediyoruz.


18) 6284 sayılı Sayılı yasada yer aldığı şekliyle belediye sığınaklarında kalan kadınlara ve çocuklara maddi destek verilmesini, belediyelerin yıllık mali planlarında bu destekler için bütçe ayırmalarını talep ediyoruz.


19) Kadınların,  varsa beraberindeki çocukların bulundukları yerlere ilişkin gizlilik kararları çıktığı andan itibaren, tek elden Nüfus Müdürlüğü, Milli Eğitim, SGK gibi ilgili kurumlara ulaştırılmalı. Kadınların her bir kuruma tek tek başvuru yapmasına gerek kalmadan kayıtların gizlenmesini talep ediyoruz.


20) Merkezi Hastane Randevu Sistemi, E-okul gibi merkezi sistemlerde, kadınların ve çocukların bilgilerine ilişkin gizlilik kararına rağmen şiddet uygulayan erkeklerin bilgilere kolayca ulaşabildiği görülmektedir. Sistemde gizlilik kaydını aktif hale getirecek altyapı eksikliklerinin giderilmesini ve bu kurumlarda çalışan görevlileri bilgilendirme amaçlı genelge hazırlanıp gönderilmesini talep ediyoruz.


21) 12 ve 12 yaş üstünde erkek çocuğu olan kadın ve çocuklar için, Kadın Konukevi Yönetmeliği'nde yer aldığı şekli ile giderleri devlet tarafından karşılanan, 'bağımsız bir ev kiralanmak suretiyle', kadın ve çocukların sığınak ihtiyaçlarının giderilmesini talep ediyoruz.


22) 6284 sayılı Sayılı yasada yer alan kreş desteğinden kadınların büyük bir kısmı halen yararlanamamaktadır. 0-3 ve 3-6 yaş arasındaki çocuklar için kreş sayısının arttırılmasını ve kadınların çalışma saatleri dikkate alınarak gereken düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz. Sığınaklarda çocukları 'oyalama' bakış açısından ziyade bütüncül bir destek sistemi içerecek çocuk birimleri oluşturulmasını, sığınaklarda çocuklarla çalışma yapacak sosyal hizmet çalışanlarının olmasını ve pedagojik destek sunulmasını talep ediyoruz.


23) 6284 sayılı Sayılı yasaya göre, koruyucu tedbir kararını alabilmek için delil gösterilmesi zorunlu değildir. Fakat uygulamada, hem koruma kararını alabilmek hem de kararların uzatılması için yapılan başvurularda delil istendiği görülmektedir. Hükümet; başta yargı mensupları, mülki amirlikler ve kolluk güçleri olmak üzere, kadına yönelik şiddet alanında görevli olan tüm personeline toplumsal cinsiyet eşitliği, kadına yönelik şiddet ve 6284 sayılı yasaya yönelik eğitimleri vermelidir. Kadından Sorumlu Bakanlık ve SHÇEK kapatılmadan önce resmi bir protokol kapsamında uygulanan Kadının İnsan Hakları Eğitim Programının (KİHEP) yerini hükümetin yaptığı köklü değişiklikler sonucunda kaldırıldı. Toplumsal cinsiyet eşitliği, yasal hak bilinci, bireysel güçlenme ve erkek şiddetine karşı önleyici ve koruyucu bir yaklaşımla hazırlanmış bu programın yerini son 3 yıldır Aile Eğitim Programı almış bulunmakta. Eğitimlerin aileyi değil kadınları güçlendirmeyi hedeflemesi gerekmektedir.


24) Koruma kararı çocukları da kapsıyor olmasına rağmen boşanma sürecinde babalara görüş hakkı verilmekte, erkekler bu süreci kadınların bulunduğu adresi ya da sığınağın yerini öğrenme fırsatı olarak kullanmaktadır. Kadınların ve çocukların güvenliğini gözetmek için görüşmelerin bir uzman refakatinde yapılmasını talep ediyoruz.


25) 2006/17 Başbakanlık ve 2007/68 sayılı İçişleri Bakanlığı genelgeleri kapsamında kadına yönelik şiddetle mücadelede görevli ve sorumlu kılınmış kurum/kuruluş ve kadın örgütleri işbirliğinde illerde ve ilçelerde kadına yönelik şiddetle mücadele amaçlı koordinasyon komiteleri kurulmasını talep ediyoruz.


26) 2006/17 Başbakanlık ve 2007/8 sayılı İçişleri Bakanlığı genelgeleri kapsamında kadına yönelik şiddetle mücadelede görevli ve sorumlu kılınmış kurum/kuruluş ve kadın örgütleri işbirliğinde illerde ve ilçelerde kadın yönelik erkek şiddetiyle mücadele amaçlı koordinasyon komiteleri kurulmasını talep ediyoruz."


Şiddete Son Kadın Platformu imzacıları şöyle:


1 Adana Kadın Dayanışma Merkezi ve Sığınmaevi Derneği (AKDAM)


2 Adıyaman Kadın Yaşam Derneği


3 Ankara Feminist İletişim


4 Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği 


5 Ataşehir Kent Konseyi Kadın Meclisi


6 Avrupa Kadın Lobisi Türkiye Koordinasyonu


7 Ayvalık Bağımsız Kadın İnisiyatifi


8 Bağımsız Kadın Derneği


9 CEDAW Sivil Toplum Yürütme Kurulu


10 Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği


11 Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD)


12 Çanakkale Kadın El Emeğini Değerlendirme Derneği ve Kadın Danışma Merkezi (ELDER)


13 Divriğili Kadınlar Derneği


14 Diyarbakır Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİKASUM)


15 Engelli Kadın Derneği


16 Ergani Selis Kadın Derneği


17 Eşit Yaşam Derneği


18 EŞİTİZ - Eşitlik İzleme Kadın Grubu


19 Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Çalışma Grubu


20 Evkad- Adana


21 Femin&Art Uluslarası Kadın Sanatçılar Derneği


22 Gökkuşağı Kadın Derneği


23 Hürriyet Aile İçi Şiddete Son! Kampanyası 


24 İRİS Eşitlik Gözlem Grubu


25 İstanbul Feminist Kolektif


26 İstanbul İnsan Hakları derneği Kadın  Hakları Komisyonunu


27 İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği


28 İzmir Kadın Dayanışma Derneği


29 Ka.Der Ankara


30 Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu


31 Kadın Çalışmaları Derneği


32 Kadın Dayanışma Vakfı


33 Kadın Eğitim ve İstihdam Derneği (KEİD)


34 Kadın Emeği Kolektifi


35 Kadın Erkek Eşitliği Derneği (Kazete.Der)


36 Kadın Partisi


37 Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği


38 Kadınlarla Dayanışma Vakfı


39 KAOS GL


40 Kapadokya Kadın Dayanışma Derneği


41 Karadeniz Kadın Dayanışma Derneği (KARKAD-DER)


42 Kardelen Kadın Merkezi


43 Karya Kadın Derneği


44 KAZETE- Bağımsız Kadın Gazetesi


45 KEİG Platformu (Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi)


46 Kırmızı Biber Derneği


47 Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği


48 Koza Kadın Derneği


49 Lambdaistanbul LGBTİ Dayanışma Derneği


50 Mardin Ortak Kadın İşbirliği Derneği


51 Mersin Kadın Gazetesi


52 Mersin LGBT 7 Renk Eğitim ve Araştırma Derneği


53 Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı


54 Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği


55 Muş Kadın Çatısı Derneği


56 Muş Kadın Derneği


57 Özgür Genç Kadın


58 Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği


59 Petrol-İş Kadın Dergisi


60 Selis Kadın Derneği


61 Sınır Tanımayan Kadınlar


62 Sosyalist Feminist Kolektif


63 Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM)


64 SPoD LGBTİ (Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği)


65 TMMOB İzmir Kadın Çalışma Grubu


66 Türk Kadınlar Birliği


67 Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği


68 Uçan Süpürge Kadın iletişim ve Araştırma Derneği


69 Van Kadın Derneği


70 Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneği


71 Yeni Demokrat Kadın


(şg/fk/mg)