Ölmemek için boşanma davası açtı 'can güvenliği' yok!
09:03
JINHA
AMED - Evli kaldığı 5 aylık süre boyunca sistematik şiddete maruz kalan ve bu nedenle bebeğini yitiren R.B., boşanma davası açtığı için ölümle tehdit ediliyor. Şiddet gördüğüne dair, poliste kaydı olan ve hastane raporu bulunan R.B. tehdit eden eş hakkında hiçbir işlem yapılmadığını belirterek, "Can güvenliğim yok. Elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Karnımdaki bebeğimi öldürdü, raporlar var. Neden cinayetten yargılanmıyor?" diye soruyor.
Erkeklerin kadınları sistematik olarak katlettiği Türkiye'de günde ortalama 5 kadın öldürülüyor. Yapılan araştırmalara göre halen binlerce kadın ölüm tehdidi altında bulunuyor. Diyarbakır'da 6 ay önce evlenen R.B. de can güvenliği tehlikesi yaşayan kadınlardan. 21 yaşındaki R.B. için kabul dolu günler evlenmesiyle başladı. İlk günlerden başlayarak sürekli eşi H.B'nin şiddetine maruz kalan R.B. bir kaç defa evden kaçmaya çalıştı ancak tehdit edildi.
Öldürülmekten son anda kurtuldu
Son olarak 2 aylık hamile olduğu halde eşinin akıl almaz işkencesine maruz kalan R.B., öldürülmekten son anda eline aldığı bıçakla kurtuldu. Evden can havliyle kaçan R.B'nin yolda kanaması başladı ve hastaneye gittiğinde bebeğini kaybetmişti. Hastaneye gelen polislere verdiği ifade de şiddet uygulayan eşinden şikayetçi olan R.B., Diyarbakır 2. Aile Mahkemesi'nde başvurarak boşanma davası açtı. Boşanma davası açtıktan sonra eşi H.B. tarafından ölümle tehdit edilmeye başladı.
'Gördüğüm şiddetten kaynaklı bebeğimi düşürdüm'
R.B. savcıya verdiği ifade de şunları belirtti: "5 aydır evliyim, evlendiğim günden beri şiddet görüyorum. Eşim beni sürekli ölümle tehdit ediyor. Korkudan evden dışarıya çıkamıyordum. 2 gece korkudan eltimin evinde kaldım. Sabah eve döndüğümde tekrar dövdü hakaret etti. Banyo yaptığım zaman işkence olsun diye doğalgazı kapatıyordu. Soğuk suyla banyo yapmaya zorluyordu. Benimle evlendiğine pişman olduğunu söyleyip gece yarısı beni evden atıyordu. 2 aylık hamileyken bebeğimi düşürmem için karnıma vuruyordu. Bir gün taksiye binerken kasıtlı elimi taksinin kapısına sıkıştırdı. Taksici eşime kızdı kavga etti. Bir gün eşimin kardeşi eve gelmişti. Tartışma çıktı aramızda kaynım beni tuttu ve karnıma tekme attı bebeğimi düşürmem için. Sonra kül tabağını fırlattı ve sigarayı yüzümde söndürmeye çalıştı. Mutfağa koştum kendimi savunmak için ekmek bıçağı aldım ama elime. Evden kaçtım evden yalın ayak gece saat birde. Ana caddeye kadar koştum. Ne otobüs ne de taksi yoktu. Sonra bir aracı durdurdum zaten sonra bayılmışım. Gözümü açtığımda hastanedeydim. Elime dikiş attılar. Tedavi oldum. Hastane polisleri geldi şikâyetçi oldum. Ailem duymuştu. Gelip beni karakoldan aldılar. Gördüğüm şiddetten kaynaklı bebeğimi düşürdüm."
'Ölüme kast eden cinayete teşebbüsten yargılanmıyor'
R.B. tehdit eden eş hakkında hiçbir işlem yapılmadığını belirterek, "Can güvenliğim yok. Elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Karnımdaki bebeğimi öldürdü, raporlar var. Neden cinayetten yargılanmıyor?" diye soruyor. Şiddetin çoktan tahammül sınırını aştığı ve ölümün eşiğine geldiği gün hastanede eşinden şikâyetçi olan ve hastane raporları şile boşanma davası açan R.B'nin açmış olduğu boşanma davası devam ediyor. Diğer tüm şiddet gerekçesiyle açılan boşanma davalarında yaşandığı gibi şiddet uygulayan hatta ölüme kast eden ve nitekim bebeğinin ölümüne neden olan H. B hakkında ise cinayetten ve cinayete teşebbüsten yargılanmıyor.
(sg/fk/mg)

