Dr. Lale: Cinsel şiddet doğrudan kişiliğe yönelik saldırı
13:13
JINHA
İSTANBUL - Kadınların regl olmasını "kirlenme", doğal tüylerini ise "pislik" olarak gören bir cins olarak yetiştirildiğini belirten İstanbul Tabip Odası Kadın Komisyonu üyesi Dr. Lale Tırtıl, cinsel şiddetinde çoğu zaman bu nedenle gizlendiğine dikkat çekti. Lale, cinsel şiddetin mahremiyetin ihlali, utanma ve aşağılanmaya neden olan doğrudan kişiliğe yönelik bir saldırı olduğunu ifade etti.
Yeni Demokrat Kadın’ın (YDK), cinsel şiddetin nedenleri ve sonuçlarını tartıştığı "Cinsel Şiddete Karşı Kadın Konferansı" Taksim Hill Otel’de başladı. İki gün sürecek konferansın ilk günü, "Cinsel Şiddet Nedir?" adlı oturumla başladı. Konferansın yapıldığı salona, "Reyhaneh'in tavizsizliği, Tuğçe'nin cesareti, Özgecan'ın öfkesi ile isyanımızı büyütüyoruz!" yazılı pankartı ile katledilen kadınların fotoğrafları asılırken YDK üyesi Sinem Özkan'ın moderatörlüğünü yaptığı konferans açılış konuşmasının ardından başladı. İran'da tecavüzcüsünü öldürdüğü için idam edilen Reyhaneh Cabbari, Almanya'da taciz edilen iki genç kadını korumak isterken uğradığı saldırıda katledilen Tuğçe Albayrak, Mersin'de bindiği minibüsün şoförü tarafından yakılarak katledilen Özgecan Aslan ve Şengal ve Kobane'de DAİŞ çetelerine karşı direnen kadınlara atfedilen konferansın ilk oturumunda İstanbul Tabip Odası Kadın Komisyonu üyesi Lale Tırtıl ve YDK'den Aysel Kaya cinsel şiddetin ne olduğunu tartıştı.
Kadın bedenine yönelik en ağır saldırı
Lale Tırtıl, "Cinsiyetçi/Cinsel Şiddet" adlı sunumun gerçekleştirdi. Kadınların tecavüz tehdidiyle büyüyen bir cins olduğunu belirten Lale, kadınların regl olmasına "kirlenme" ve doğal tüylerini ise "pislik" olarak gören bir cins olarak yetiştirildiği için cinsel şiddete uğradıkları zaman da şiddeti gizlediklerini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 2003 yılında yapılan tanıma göre, kişinin isteği dışında mahremiyete, kişiliğe fiziksel ve ruhsal varlığa yönelik her türlü davranış olduğunu dile getiren Lale Tırtıl, cinsel şiddetin mağdurunun önemli bir kısmının kadın ve yapanların çoğunun erkek olduğunu söyledi. Kadınların cinsel şiddete maruz kaldığında gizli tuttuğuna dikkat çeken Lale, cinsel şiddetin hem kadın hem de erkekler de ciddi travmalara neden olduğunu söyledi. Tırtıl, cinsel şiddetin mahremiyetin ihlali, utanma ve aşağılanmaya neden olarak doğrudan kişiliğe yönelik bir saldırı olduğunu ifade etti.
'Çocuklarda rıza arayan adalet'
Çocuklara yönelik yapılan cinsel şiddetin "cinsel istismar" kavramıyla tanımlandığını hatırlatan Lale Tırtıl, Türkiye'de cinsel dokunulmazlığa yönelik suçlarda tanımlanan kavramlara değindi. Lale, 13 yaşındayken 26 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç örneğini vererek tecavüz olaylarında "rızası var" kavramının kullanıldığını söyleyerek, 2014 Haziran'ında çocuklara yönelik cinsel istismar olaylarında eklenen bir maddeyle "ani hareket" kavramının eklendiğini ve bu kavramın ceza indirimine yol açacağını dile getirdi. Cinsel şiddetin kadın ve erkeğe yapılan işkencenin bir parçası olduğunun altını çizen Lale, Gezi direnişinde 7 kadının gözaltında çıplak aramaya maruz kaldığı örneğinden yola çıkarak, "Çıplak arama işkencedir. Ancak, insanlar bunu öylesine içselleştirmişler ki çıplak aramanın işkence olduğunun farkında değil. Çıplak arama bedenin mahremiyetinin bozulması ve engellenmesidir" dedi. Cinsel şiddetin patriyarkal bir sorun olduğuna işaret eden Lale, neden patriarkal bir sorun olduğunu şu sözlerle anlattı: "Çünkü kadınlar kendilerine inanmayacağından korkuyorlar. Saldırganın cezalandırılmayacağına, başka bir yaşam kuramayacaklarına inanırlar."
'Kadın cinselliği tabulaştırılıyor'
YDK'den Aysel Kaya söz alarak cinsel şiddet ve kadınlarda bıraktığı etkileri anlattı. Bir kadının cinsel şiddete maruz kalmasının doğal olarak görülebildiğini dile getiren Aysel, "Bunun temel nedeni cinselliğin tabu olma meselesinden kaynaklanıyor. Öncelikle kadınların cinsellikle ilgili tartışmalardan kaçması bunun nedenleri arasında. Biz kendi cinsiyet kimliğimiz karşısında birey olarak yaşadıklarımızı ortaya koyamıyoruz. Çünkü kadının misyonu erkeğin ihtiyaçlarını karşılayan bir misyona dönüşmüş durumda" diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın özellikle kadın cinsine yönelik söylediği her sözün, uyguladığı her politikanın kadının cinselliğini tabulaştıran sistematik bir politikalar olduğunu belirtti.
'İstenmeden yapılan her davranış şiddete girer'
"İstemediği şekilde cinsel ilişkiye zorlanmak, istemediği halde dokunmak, istemediği halde cinsel ilişkiye zorlanmak bunların hepsi cinsel şiddete girer" diyen Aysel, karşı tarafın istemediği her türlü cinsel yaklaşımın cinsel şiddete girdiğini söyledi. Cinsel şiddetin kadınların kimliğine yönelik bir saldırı olduğu için daha fazla etkilendiğini vurgu yapan Aysel, şunları söyledi: "Cinsel şiddet, tam anlamıyla kadının tüm kimliğini aşağılamaktır. Nerdeyse tüm sınıf çatışmalarında ezenin ezilene karşı kullandığı en etkin yöntemdir. Peki biz neden bundan bu kadar çok etkileniyoruz. Çünkü biz toplumsal değer yargılarımız içinde kadınlık rollerimize o kadar alışmışız ki biz bununla hesaplaşırken kendi kimliğimize karşı yabancılığımız bu meselenin çok daha gizli kapılar arkasında kalmasına yol açıyor. Örneğin bir cinsel şiddet tarifinde kadınlar 'ben cinsel şiddete maruz kaldım mı?'yı tartışmıyor esasında 'bunu bir gören olursa ben ne yaparım?' oluyor. Bu da kadını çok daha güçsüz ve benliğinden uzak kalmasına yol açıyor."
'LGBTİ'lere yönelik cinsel şiddetin ne kadar farkındayız?'
Kadınların kendi kimliklerini güçlendiren bir bakış açısını ortaya koymakla bundan kurtulabileceklerini ifade eden Aysel, "Bizim bu kadınlar olarak bu noktada cinsel şiddetin nedenlerine bakıp kadınlar olarak dayanışma içinde olmamız gerekiyor. Buna engel olmanın kesinlikle kadın dayanışmasını güçlendirmektir" dedi. "LGBTİ bireylere yönelik cinsel şiddetin ne kadar farkındayız?" diye soran Aysel, cinsel şiddete en büyük saldırısına maruz kalanların LGBTİ bireyler olduğunu söyledi. "Onlara da yine kimliğini aşağılama var. Yani hem sokakta yürüme, hayata katılma bir misyonu olması engelleniyor hem de yarattıkları yaşam alanları yok edilmeye çalışılıyor" diyen Aysel, LGBTİ bireylere tamamen hastalık ve ahlak dışı yaftalarla saldırıldığını dile getirdi. "Cinsel şiddeti uygulamak sapıklık mıdır?" tartışmalarının altında olayların "münferit" olarak algılatmak olduğunu söyleyen Aysel, "Biz Özgecan'ın katiline sapık dediğimiz anda bunun her zaman olağanın dışında olduğunu söyleyerek meşrulaştırmış oluyoruz. Ama cinsel şiddet asla bir sapıklık değildir" diye konuştu. Oturum, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Konferans öğleden sonra devam edecek.
(ekip/fk)
