'Şiddetin kaynağı devlet'
16:14
JINHA
İSTANBUL - 'Cinsel Şiddete Karşı Kadın Konferansı'nda konuşan Açılım Hukuk Bürosu avukatlarından Kübra Gündüz, kadına yönelik şiddetin temel kaynağının devlet olduğunu söyledi. Devlet bir yandan hukukuyla şiddeti teşvik ederken bir yandan da medyasıyla bunu gerçekleştirdiğini belirten Kübra, "Bugün karakol ya da savcılıklarda ifadeye gittiğimiz zaman hala şiddet uygulama biçimleri cinsel şiddet üzerinden olabiliyor. Özellikle, AKP'nin muhafazakâr yapısında dolayı cinsel şiddetin daha fazla arttığını görüyoruz" dedi.
Yeni Demokrat Kadın (YDK), cinsel şiddeti tanımlamak ve cinsel şiddete karşı mücadele yöntemlerini tartışmak amacıyla Taksim Hill Otel'de düzenlediği "Cinsel Şiddete Karşı Kadın Konferansı" ikinci oturumla devam etti. Moderatörlüğünü Gülhanım Aslandoğan'ın yaptığı oturumda Açılım Hukuk Bürosu avukatlarından Kübra Gündüz ve Aylin Kırıkcu "Cinsel şiddette devletin rolü ve devlet şiddeti" adlı sunumlarını gerçekleşirdi. Avukat Kübra Gündüz, kadınlara yönelik cinsel şiddetin bir boyutunun da bizzat devletin uyguladığı cinsel şiddet olduğunu söyledi.
'Nedeni devletin ataerkil yapısı'
Kübra, "Bunun nedeni, devletin ataerkil yapısıdır. Özellikle, devletin hapishanelerde karakollarda kadınlar üzerinde kullandığı en yaygın olanı cinsel şiddettir. Özellikle 90'lı yıllarda kadın tutsaklara yönelik taciz ve tecavüz yaygındı. Bir nevi kadınları denetim altında tutmak ve cezalandırmaktı" dedi. Kübra, "Bugün karakol ya da savcılıklarda ifadeye gittiğimiz zaman hala şiddet uygulama biçimleri cinsel şiddet üzerinden olabiliyor. Özellikle, AKP'nin muhafazakar yapısında dolayı cinsel şiddetin daha fazla arttığını görüyoruz. Bunun nedeni AKP'nin kadın üzerindeki politikalardır" diye konuştu.
'Devlet erkek dayanışmasının bizzat destekleyicisi'
Devlet bir yandan hukukuyla şiddeti teşvik ederken bir yandan da medyasıyla bunu gerçekleştirdiğini söyleyen Kübra, "Sokakta evimizde yaşadığımız bizi mağdur eden bir gerçeklik var. Bu da erkek dayanışmasıdır. Devlet de bunun bizzat üreticisi ve destekleyicisidir. Örneğin, kadına yönelik şiddet davalarında erkek dayanışmasını besliyor. Tecavüz edene 'hastadır, yardıma ihtiyacı var' demesi erkek dayanışmasının bir parçasıdır" diye konuştu. Kadınlara şiddete karşı mücadele etme çağrısı yapan Kübra, "Yaşadığımız her yer bizim için bir mücadele alanı. Biz var olan şiddeti olduğumuz her alanda kırmaya çalışmalıyız. Ne kadar çok alanda kendimizi var edebilirsek gerçekten kadar sözümüzü dinletebileceğiz" dedi.
'Devlet kadın bedenine saldırarak aslında düşüncelerine saldırıyor'
Kübra'nın ardından Açılım Hukuk Bürosu avukatlarından Aylin Kırıkcu sunum yaptı. Devletin kadına yönelik cinsel şiddet politikalarını devam ettiğini söyleyen Aylin, erkeklerin de kadınlara yönelik gerçekleştirdiği cinsel şiddetin devlet eliyle olduğuna dikkat çekti. Aylin," Nasıl ki bir devlet, toprağa hakimiyet kurmak isteyip işgal ediyorsa erkekler de kadınlara tecavüz ederek aslında kadının bedenine egemen olmak istiyor" dedi. Erk ve devletin kadın bedenine saldırarak aslında düşüncelerine saldırdığını dile getiren Aylin, kadın katliamlarından çıkan cezasızlıkla yurttaşları katleden polislere verilen cezasızlığın aynı politikanın ürünü olduğunu ifade etti. "Siyasi davalarda iyi hal indirimi görmedik neden kadın katliamları davalarında iyi hal indirimi yapılıyor?" diye soran Aylin, özellikle Özgecan Aslan cinayeti sonrasında tartışılmaya başlayan idam cezasının sorunu çözmeyeceğini dile getirdi. Kırıkcu, idam cezaları ya da hadım etme tartışmalarından ziyade erkekliği tartışmak gerektiğine vurgu yaptı.
Sorun devlet mantığında
Konuşmaların ardından konferansa gelen kadınlar söz alarak şiddetle ilgili kendi deneyimlerini paylaştı. Konferansta söz alan Adile Soylu, 12 Eylül döneminde çeşitli işkencelere maruz kaldığını söyleyerek o dönemde sadece kadınların değil erkek tutsakların da devletin cinsel şiddetine maruz kaldığını dile getirdi. Şiddetin şimdi de devam ettiğini ve bunu önlemek için idam tartışmalarının şiddeti engellemeyeceğini dile getiren Soylu, " Biz devletin mantığını idam etmedikçe kadına yönelik şiddet devam edecek" dedi. Konferansın ilk günü, Naira adlı müzik grubunun verdiği müzik şöleniyle sona erdi. Konferans, yarın, "Kadın beyanı esastır, aksini ispatlama yükümlülüğü erkeğe aittir" ilkesinin tartışacağı oturumla devam edecek.
(ekip/fk)

