Böbrek taşına karşı günde en az üç litre su
09:32
Şehriban Aslan / JINHA
AMED - Böbrek taşı oluşumunda genetik hastalığın yanı sıra dış etkenlerinde etkili olabileceğine dikkat çeken Memorial Hastanesi Üroloji Uzmanı Doktor Devrim Kayar, bireylerin yaşam tarzında değişime gitmesi gerektiğini söyledi. Devrim, böbrek taşının oluşmaması için alınan gıdaların ve vitaminlerin aşırı şekilde tüketilmemesi gerektiğini vurgulayarak günde en az üç litre su içilmesinin şart olduğunu kaydetti.
Böbrek taşı oluşumunun genetik bir hastalık olduğu söylense de uzmanlar bunun birçok nedeni olabileceğini bilimsel çalışmalarla kanıtladı. Bu çalışmalar sonucunda böbrek taşı oluşumunun en önemli nedeninin düzensiz beslenmeden dolayı meydana geldiği dile getirildi. Bölgede yaşayan insanlarda böbrek taşı hastalığının çok sık görüldüğünü söyleyen Memorial Hastanesi Üroloji Uzmanı Doktor Devrim Kayar, bölgenin yaz mevsiminde aşırı sıcaklar nedeniyle su tüketme ihtiyacının had safhada olduğunu söyledi. Devrim, böbrek taşı hastalığına karşı şimdiye kadar kalıcı bir çözüm bulunmadığını ifade ederek, buna rağmen en iyi tedavi yönteminin günde üç litre su tüketilmesinin çözüm olabileceğini dile getirdi.
'Böbrek taşı belirtileri'
Böbrek taşının belirtilerini anlatan Devrim, en belirgin olan belirtilerden birinin üst idrar yolunu tıkamasıyla oluşan böbrek enfeksiyonu olduğunu söyledi. Devrim, "Enfeksiyon nedeniyle, 38 derece veya üstünde yüksek ateş, titreme mide bulantısı, kusma, kokulu idrar, idrar sırasında ağrı ve sık idrara çıkma isteği gibi belirtiler görülür. Bunların dışında bel kısmında şiddetli ağrı hissi, idrarda kan görme ve idrarda pembe-kırmızı renk değişikliği de bir diğer belirtiler arasındadır" diye konuştu.
'B6 vitamini aşırı tüketilmemeli'
Böbrek taşının oluşumun nedenlerinden birinin genetik olduğunu dile getiren Devrim, bu durumun aile içerisinde birden fazla kişide görülebileceğini ifade etti. Devrim, "Böbrek taşı, gut hastalığı, iltihaplı bağırsak hastalığı, ya da kronik idrar yolları enfeksiyonu olan kişilerde, çok az sıvı almak ve uzun süreli yatak istirahatı, içeriğinde kalsiyum bulunan mide asidini giderici ilaçların uzun süreli kullanımı olan kişilerde daha sık görülür" dedi. Devrim böbrek taşlarının oluşmasının bir diğer nedeninin de beslenme bozukluğundan dolayı meydana geldiğini belirterek, bunun için ise B6 vitamini ,mağnezyum ve çikolatanın az miktarda alınması gerektiğini kaydetti. Devrim ayrıca, üzüm, ıspanak ve çilek gibi kalsiyum bakımından zengin olan gıdaların aşırı tüketilmesinin de böbrek taşlarının oluşumundaki etkenlerden biri olduğunu söyledi.
'Günde 3 litre su tüketilmeli'
Böbrek taşlarının yüzde 90'ının üç ve altı hafta arasında kendiliğinden düştüğünü dile getiren Devrim, sözlerine şöyle devam etti: "Bol miktarda su tüketilmeli yani günde en az 3 litre su içilmelidir. Beş mm ye kadar olan taşların büyük çoğunluğu verilen ağrı kesicilerle veya antispazmodik ilaç tedavisi uygulanır. Taşın boyutu büyüdükçe de düşürme olasılığı azalır ve vücut dışından şok dalgalarıyla (ESWL) taş kırılır. Enfeksiyon gelişmişse; İdrar kültürü yapılarak uygun antibiyotik verilir. Böbrek taşının tekrar ortaya çıkmasını engellemek için uygun ilaçlar verilir ve gerekiyorsa kişinin beslenme şeklinde bile değişiklik yapılır."
'Tuz miktarı kısıtlanmalı'
Devrim, fazla olmamak kaydıyla vücuda B6 vitamini ve magnezyum takviyesi yapılması gerektiğini söyleyerek, taş oluşumun önlemek için bireyin hayat tarzında değişikliğe gitmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı. Devrim, taş oluşumunun önlenmesi için yapılması gerekenlerden birinin de hızlı beslenmeden uzak durmak, bol sıvı tüketmek ve egzersiz ile ağırlık kaldırmak gibi önlemlerin alınabileceğini kaydetti. Devrim, son olarak, " Düşük proteinli diyet uygulayarak vücuttaki ürik asit miktarının sınırlanması ve içeriğinde kalsiyum bulunan mide asidini giderici ilaçlar alınmamalı. Günde 3 gramdan fazla olmamak kaydıyla tuz alımı kısıtlanmalıdır" dedi.
(dc/fk)

