Kadın katliamları İstanbul’da yürüyüşle protesto edildi

16:34

 


JINHA


İSTANBUL – Türkiye’de artan kadın katliamlarına karşı İstanbul’da bir araya gelen kadınlar yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından konuşan Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu Üyesi Öznur Subaşı, “Artık tek bir kadının dahi katledilmesine tahammülümüz yok. Kadın katliamlarını durdurmak için taleplerimizi dikkate almak zorundasınız” dedi.


Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu, son günlerde artan kadın katliamlarına ilişkin Taksim Tünel’den Galatasaray Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirerek basın açıklaması yaptı. Kadınlar yürüyüşte "Güldünya, Ayşe, Özgecan, İsyanımız büyüyor #KadınKatliamıVar" yazılı pankart taşıyarak, sık sık, "Şiddete karşı öz savunmaya", “Kadınlar sokağa özgürleşmeye”, “Em ne malbatin, em jinin”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Kimsenin namusu değiliz”, “Bijî Yekitiya jinan”, “Emeğimiz bedenimiz kimliğimiz bizimdir”, “Yasta değil isyandayız”, “Boşanmayı değil cinayeti engelle”, “Aile değil kadınız yasta değil isyandayız”, “Fıtrat cinnet dediniz kadınları katlettiniz”, “Erkek yargı medya ittifak yapma”, “Erkek vuruyor, devlet koruyor”, “Erkek yargı devlet işbirliğine son”, “Kahkaha iffet dediniz Özgecan’ı katlettiniz”, “Jin jiyan azadi” sloganlarını attı.


‘Kimse bu cinayetin sorumluluğunu almadı’


Yürüyüşün ardından kadınlar adına açıklamayı Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu üyelerinden Öznur Subaşı yaptı. Özgecan’ın tecavüz edilerek katledilmesinin Türkiye gündemine oturduğunu söyleyen Öznur, “İnsanlar sokağa döküldü, şiddet lanetlendi. Hem siyasetçi erk, hem sokaklarda eylemlerdeki erkekler nutuklar attı. İdam, hadım, insanlık, canilik, vicdan tartışıldı. Kadın cinayetleri, eşitlik, mini etek, iffetli-iffetsiz kadın ayrımı tartışıldı. Ama kimse bu cinayetin sorumluluğunu almadı” dedi.


'Canilik değil, erkek şiddeti'


Bu olaylara toplumda geniş kesimlerin tepki vermesinin elbette önemli olduğunu ve toplumun artık ikiyüzlü tavırlarla yüzleşmesinin zamanı geldiğini belirten Öznur,  “Yanı başımızda, komşunuz karısını döverken ses çıkarmadınız. Sokakta bir erkek sevgilisini döverken, hatta bıçaklarken öylece izlediniz, yanından sessizce geçtiniz. Peki, siz erkek egemenliğini her gün güçlendiren bu dayanışmanıza rağmen neyi protesto ediyorsunuz. Bu coğrafyada her gün en az 3 kadın en yakınındaki erkekler, yani kocası, sevgilisi, babası, abisi tarafından katlediliyor. Kadın cinayetlerine kadar vahşice işlense de katillerin hiçbiri ruh hastası değil, hepsinin ortak özelliği erkek olmak ve devletin yetkileri tarafından bu katillerin sırtının sıvazlanmasıdır” diye belirtti.


‘Aile Bakanı Ayşenur İslam ne yapıyor?’


“Aile Bakanı Ayşenur İslam ne yapıyor?” diye soran Öznur,  “Ayşenur İslam kadına yönelik şiddetin devletin politikalarıyla, hükümetin söylemiyle hiç alakası yokmuşçasına ‘şiddet uygulayan kişilerin niteliklerine bakmaktan’, ‘şiddet uygulayan prototipten’ bahsediyor. Yani her gün 3 kadının öldürülmesini karakter özelliklerine bağlayıp hızla sorumluluğu üzerinden atıyor” ifadelerini kullandı Öznur, kadınlar olarak sokaklara döküldüklerini ve isyanlarını büyüteceklerini söyledi.


‘Kadın katilleri için adeta indirim yarışına giriliyor’


Kadınları katleden erkeklerin mahkemede tahrik indirimi ve iyi hal indirimi almaya devam etiğini söyleyen Öznur, “Erkek yargının mensupları, cinayet ile erkeğin yıllardır süren sistematik şiddeti arasındaki bağlantıyı kurmaktan aciz, kadın katilleri için adeta indirim yarışına giriyor. Öyle ki karısını öldüren bir adam çıkıp, ‘Öldürme hakkımı kullandım’ diyebiliyor. Kadınlara söylenenler ise; ‘yuvanı yıkma, erkektir yapar, çocuğun için sabret, sende mini etek giyme, o saatte sokakta ne işin vardı, bağırmamışsın demek ki rızan vardı’ diyorlar. Suç öldüren, tecavüz eden erkekte değil, kadında aranıyor. Cumhurbaşkanından valisine, bakanından okul müdürüne iktidarın tüm neferleri bas bas kadınlarla erkeklerin eşit olmadığını bağırıyor. Kadınların boşanması engelleniyor, kahkaha atması ayıplanıyor, çalışması ancak anne olması şartıyla destekleniyor. Erkeklerle eşit olmadığını açıkça söyleyerek kendi ayakları üzerinde duran kadınlara had bildiriliyor. AKP kadınların değil ailenin güçlenmesini esas alıyor. Erkek şiddetini engellemekteki sorumluğunu örtbas etmek için hadımı, idamı tartışmaya açıyor” dedi.


‘Kolluk mahkemeleri görevini yapmıyor’


Kadınlar olarak hayatlarına sahip çıktıklarını söyleyen Öznur, şunları belirtti: “Ne karakol, ne yargı, ne aile ne mahalle, ne komşu, ne akraba! Yıllarca sustunuz gözünüzün önündeki şiddete ses çıkarmadınız, erkekleri engellemediniz. Biz kadınlar artık ölümü göze alarak boşanıyoruz, toplumdan dışlanmayı göze alarak tecavüzleri teşhir ediyoruz. Yaşamın yarısını oluşturan kadınlar, her gün ölüm tehdidi altında yaşıyor. Var olan yasalar uygulanıyor. Kolluk mahkemeleri görevini yapmıyor. Konuşma sırası artık kadınlarda. Bu katliamları engellemek sizin göreviniz. Artık tek bir kadın dahi katledilmesine tahammülümüz yok. Kadın katliamlarını durdurmak için taleplerimizi dikkate almak zorundasınız.”


(rt/mg)