Berfo Ana Belgeseli'ne Batman'da yoğun ilgi

14:47

 


JINHA


ÊLIH - Yönetmenliğini Veysi Altay'ın yaptığı Cemil Kırbayır'ın annesi Berfo Ana'nın yaşamını ve mücadelesini konu alan belgesel filmi Batman Belediyesi Yılmaz Güney Sinema Salonu'nda izleyiciyle buluştu.


Yönetmenliğini Veysi Altay'ın yaptığı Cemil Kırbayır'ın annesi Berfo Ana'nın yaşamını ve mücadelesini konu alan 'Berxwedana 33 salan-dayika berfo/33 yıllık direniş-berfo ana' belgesel filmi Batman Belediyesi Yılmaz Güney Sinema Salonu'nda izleyiciyle buluştu. Filmin sonunda yapılan söyleşide devletin kayıp politikasıyla kayıp yakınlarına çok büyük acılar çektirdiğini dile getiren Yönetmen Veysi Altay, "Bu politika öyle acımasız bir politika ki, ne kayıp olan çocuklarımız ölüyor, ne de hayatta olan bizler yaşıyoruz. Devletin izlediği yol önce kaybettir, sonra ömrünün sonuna kadar geride kalanları acı içinde yaşat mantığıdır" dedi. 


Kayıp yakınlarının mücadelelerini ve 12 Eylül'ün insanlık dışı uygulamalarını gözler önüne seren yönetmenliği Veysi Altay'ın yaptığı "Berxwedana 33 salan-dayika berfo/33 yıllık direniş-berfo ana" belgeseli Batman Belediyesi Yılmaz Güney Sinema Salonu'nda izleyicilerle buluştu. 1980 darbesinde gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Cemil Kırbayır'ın annesi Berfo Ana'nın yaşamı ve mücadelesini konu alan belgeseli, Batman Belediye Eş Başkanı Gülistan Akel, Belediye Eş Başkan Yardımcıları Semra Güneş, Nasır Taş, Yönetmen Veysi Altay ile kayıp yakınlarının yanı sıra Batmanlı sinemaseverler izledi.


'Cumartesi Anneleri toplumun vicdanı'


Filmin ardından Belediye Eşbaşkanı Gülistan Akel bir teşekkür konuşması yaptı. Artından söz alan Yönetmen Veysi Altay, filmi ortaya çıkaran koşulları ve hikayesini anlattı. Filmi yapmadan önce uzun süre Cumartesi Anneleri'nin mücadelesini izlediğini dile getiren Veysi, "Onların hikayelerini anlamak ve anlatmak istiyordum" dedi. Cumartesi annelerinin uzun mücadeleleri boyunca vicdanını yitirmiş bir toplumun vicdanı haline geldiğinin altını çizen Veysi, "Berfo Ana da bu binlerce anneden biri. Berfo Ana'yı dikkat çekici hale getiren şey, 105 yaşında olması ve ömrünün son 33 yılını kayıp çoğunun bulunması için verdiği mücadeleydi. 33 yıl boyunca yaşamının tek anlamı ve amacı kayıp oğluydu. Berfo ile ne konuşursanız konuşun, mesele dönüp dolaşıp Cemil'e gelirdi; Cemil'in yaşamı, onun yaptıkları, onun alınıp götürülmesi. Nasıl ki Güney Kürdistan dendiğinde Beritan, Kobanê dendiğinde Arîn Mîrxan, Mersin dendiğinde Özgecan akla geliyorsa, Galatasaray Lisesi ve Cumartesi Anneleri de dendiğinde akla ilk gelen isim Berfo Ana olur" dedi.


'Ne ölülerimiz ölüyor, ne hayatta olanlarımız yaşıyor'


Faili meçhuller siyasetiyle devletin kayıp yakınlarına çok büyük iki acılar yaşattığını belirten Veysi, "Faili meçhul ya da kayıp siyasetiyle devlet kayıp yakınlarını, yaslarını tutup hayata yeniden başlama imkanından yoksun bıraktı. İkincisi kayıp yakınları yaşamıyor. Cumartesi Annelerinin hiçbiri yaşamıyor aslında. Bütün yaşamları çocuklarının akıbetini öğrenmek, onların anılarıyla, yokluklarında çektikleri acı ve ıstırapla geçiyor. Bu politika öyle acımasız bir politika ki, ne kayıp olan çocuklarımız ölüyor, ne de hayatta olan bizler yaşıyoruz. Devletin izlediği yol önce kaybettir, sonra ömrünün sonuna kadar geride kalanları acı içinde yaşat mantığıdır.  Ama Kürt halkı çok büyük bir mücadele verdi ve bu politikayı reddetti. Cumartesi Annelerinin bu mücadele içindeki yeri çok özel" şeklinde konuştu.


(mg)