Figen Yüksekdağ: Meclis olağanüstü toplanmalı

15:52

 


JINHA


ANKARA – Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Özgecan Aslan cinayetinin ardından 7 kadının daha vahşice katledildiğine dikkat çekerek, "Bunlar, tam da bu ülkenin başbakanı 'kadına kalkan elleri kıracağız' dediğinde yaşandı. Başbakan bir taraftan 'kadına kalkan ellerli kıracağız' derken diğer taraftan hiçbir makamı ile müdahaleye geçmedi niye çünkü daha önemli gündemleri vardı. Çünkü meclis şiddet yasasını görüşüyordu çok önemli bir gündem! Her gün ölen 3 kadının canından daha önemli AKP'nin yasası" dedi. Figen, meclisin olağanüstü bir şekilde toplanarak kadına dönük şiddeti ve katliamları engelleyici yasalar üzerinde çalışması gerektiğine vurgu yaptı.


HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ partisinin grup toplantısında İç Güvenlik Paketi, Süleyman Şah Operasyonu ve Özgecan Aslan katliamı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya HDP Adana Milletvekili Murat Bozlak'ın eşi Sevcan Bozlak da katıldı. Toplantıda konuşan Figen Yüksekdağ, Türkiye'nin ve meclisin çok yoğun günlerden geçtiklerini belirterek, yaklaşık bir haftadan bu yana meclis gündeminde topluma ve halka şiddet anlamına gelen İç Güvenlik Paketi'nin tartışıldığını söyledi. Figen, dile getirdikleri tüm itirazlara rağmen AKP hükümetinin ısrarla baskı ve OHAL paketini gündeme getirdiğini söyledi. Figen, bu zamana kadar mecliste ve alanlarda gerçekleştirdikleri direnişe rağmen paketi çıkarmakta ısrar eden bir siyasi iktidarla karşı karşıya olduklarını ifade etti. 

‘Kritik bir eşikteyiz’



AKP hükümetinin bütün vekilleri ve grup başkanvekili ile birlikte İç Güvenlik Paketi'nin meclisteki uygulamasını yaptıklarına vurgu yapan Yüksekdağ, halktan yana tutum alan vekillerinin linç saldırısı ile karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Figen, bunun tek nedeninin ise vekillerinin haktan ve hukuktan yana tavır sergilenmesi olduğunu belirterek, "AKP hükümeti toplumun tüm taleplerini görmezden gelerek vekillerimize karşı linç girişimi başlattı. Sivil bir darbe teşebbüsü gerçekleştirildi, bu paket onaylanırsa bundan sonraki aşamada AKP'nin başını çektiği zihniyet hüküm sürecek. Bu kadar kritik bir eşikteyiz. Vekillerimiz bu kritik sürecin sorumluluğun farkında olduğu için paket karşısında demokratik direniş tutumunu gösterdi" diye belirtti. AKP'nin darbeci yaklaşımı karşısında gösterilen direnişin Türkiye halkları tarafından önemsenmesinin önemli bir yerde durduğuna vurgu yapan Figen, "Hep birlikte dur demeyi başaramazsak Türkiye karanlıklar ülkesine dönüşecek ve AKP mutlak hegemonyasını bu yolla ilan etmeye devam edecek" ifadesinde bulundu. 

Ülke karanlığa sürükleniyor’

Bu zamana kadar siyasi iktidarların bu tür karanlık yasalarla ülkeyi daha fazla kaosa sürekliğini belirten Figen, AKP'nin de ülkeyi daha fazla karanlığa sürüklemek istediğini ifade ederek, "Peki niçin, saraydakinin güvenliği için. Kendi rahatlarını güvence altına almak için. Saraydakinin en büyük hülyasını hayata geçirmek için bu kadar zorluyorlar. Saraydaki arka arkaya sipariş veriyor. 4 yüz vekil sipariş etti önce, en sonunda saldırı paketinin siparişini verdi. Bu siparişler saraydakinin krallık ve saltanat ilan etme dayanaklarıdır. Bunu oluşturmaya çalışıyorlar" diye belirtti. Yasa ile başkanlık sisteminin zorla, hileyle, türlü dolapla geçirmek istendiğini vurgulayan Figen, itiraz eden herkesin terörle sindirilmesi için paketin çıkarılmak istendiğini söyledi. Figen, "Onlar başkanlık sisteminden kendi dar çıkarılmasının savunmasını, korumasını anlıyorlar. Bu yasanın içeriğini muhtevasını çok iyi bildiğimiz için buna itiraz ettik. Meclis hem en karanlık hem de en aydınlık günlerini yaşadı, direnişe sahne oldu. Bu direnişe destek veren tüm halkımıza selam olsun" dedi.


‘Tarihi direnenler yazar’


Yasa ve uygulamalar karşısında direnişlerini sürdüreceklerini vurgulayan Figen, sadece partilerinin değil meclisteki bütün partilerin bu yasa karşısında gerçek bir muhalefet sorumluluğu yüklenmesi gerektiğine işaret etti. Figen, sorumluluğun yalnızca HDP'ye yüklenemeyeceğini söyleyerek, "Biz direniyoruz, ama artık herkesin sesini yükseltmesi gerekiyor. Yaşamın bütün alanlarında halkımızın bu yasaya karşı aktif bir duruş sergilemesi gerekiyor. Yarın keşke dememek için bugün direnmeyi başarmamız lazım. Yarın hesap vermekte zorlanmamak için bugün direnmeyi ve karşı çıkmayı bilmemiz gerekiyor. Tarihi direnenler yazar. Yasa dediğin nedir ki, bugün yazılır yarın bozulur. Ama tarih kalır. Bu yasaya karşı direnerek tarihi yazacağız. Yurttaşlarımız da direnerek kendi tarihlerini yapmaya çağıyorum" dedi. Yasa çıksa bile sarayın, iktidarın korunamayacağını vurgulayan Figen, AKP hükümetinin yasa ile kendi belasını hazırladığını söyledi. 


‘Bir kez iyi bir şeye imza atın’

Süleyman Şah operasyonuna da değinen Figen, "Türbeyi taşıdınız, yerini değiştirdiniz. Ama bu yasa çıktıktan sonra sarayı taşıyamayacaksınız. Hem kendi halkınıza savaş ilan edeceksiniz, hem de o sarayda huzur içerisinde yaşayacağınızı sanıyorsunuz. Siz en iyisi vazgeçin, halen vakit var son şansınızı kaybetmeyin, 13 yıllık tarihinizde bir kez olsun iyi bir şeye imza atın. Bunu yapın kaybetmek sayılmazsınız, hayırlı bir şey yapmış olursunuz. Hayırlı işe imza atarsa kendini bir süre daha sürdürebilir" dedi.

'Büyük suça imza atıyorsunuz'

Meclisteki AKP'li vekillere seslenen Figen, "Çok büyük bir suça imza atıyorsunuz. Yarın öbür gün seçimler gelecek çoğunuz bu meclis altında yer bile bulamayacaksınız. AKP hepinizi yasa için taşeron olarak kullanıyor. Seçime kadar el kaldırıp indireceksiniz, ama bunun karşısında Türkiye halklarının asla unutmayacağı bir hata yapıyorsunuz. AKP yasaları öyle bir sıraya dizmiş ki önce faşist yasa çıkacak arkasından bu yasaya el kaldıranlara vekile kıyak emeklilik yasası çıkarılacak, rüşvetle tehditle el kaldırıyorsunuz" ifadesinde bulundu. Figen, AKP'li vekillerin bu büyük suça imza atmaması gerektiğini söyledi. İnsanların haklarını aramayacağını, derdest edileceklerini belirten Figen, "Bu paketi harıl harıl çıkarmak için tartışırken, saldırırken aynı zaman da barış diyorlar çözüm diyorlar. Biz dedik ki savaş ve gerilim dili üzerinden oluşturulmuş bir yasama süreci ile barışı güvence altına alamazsınız, bu paket çözüm süreci karşıtıdır dedik. Hükümet hadi Kürtlerle barışalım dedi, biz bunu beklerken tüm Türkiye halkına karşı bir savaş başlattı. Kendiniz gibi düşünmeyen herkese savaş ilan ediyorsunuz o halde barış gibi mukaddes bir kelimeyi ağzınıza almaktan vazgeçin sizin ağzınıza yakışmıyor" dedi. Figen, HDP var olduğu ve mücadele ettiği için çözüm ve barış umudunun olduğunu söyledi. Figen, Türkiye halklarına söz verdiklerini ve bu sözü yerine getirdiklerini belirterek, "Ocaklara ateş düşmesin diye barış ve çözüm umudunu dinamiğini korumaya devam ediyoruz. Ama AKP hükümeti sorumsuz yaklaşımı ile çözüm dinamiğini tahrip etmek için elinden geleni yapıyor" diye belirtti.

‘Hesap sorma vakti geldi’

"PKK'ye silah bırakma çağrısı yapıyorsunuz ama siz daha fazla silahlanıyorsunuz. Paket toplumun silahlarla yönetilmesi yasasıdır. Bunu yapacaksınız bir yandan da PKK niye silah bırakmıyor diye feryat figan edeceksiniz, bakın PKK bütün tahriklere rağmen silah kullanmıyor ama verdiği sözü tutmayan sizsiniz. Bugün de siyaseti daha fazla silahlandırma, gerilim ve çatışma dilini kurumsallaştırma yoluyla barışın yolunu açamazsın. Bir çözüm yolu varsa karşılıklı ilerleyecek ne yazık ki AKP kendisine karşı duyulan güveni her gün biraz daha tahrip ediyor" diyen Figen, AKP'nin çözüm getireceğini söyleyerek halktan oy aldığını belirterek, bu desteği kötüye kullandığını söyledi. Figen, AKP'ye oy veren yurttaşların hesap sorma vaktinin geldiğini kaydetti. 

'Her yerden düşmeye basıldı'


Hükümetin baskıcı yollarla kendine yol açamaya çalıştığını belirten Figen, "Bu süreçte tesadüf olarak tanımlamadığımız ırkçı faşist saldırılar gerçekleştiriliyor. Yine bir yerden düşmeye basıldı ve partimize dönük faşist saldırılar başlatıldı. Dikkatinizi çekerim çok kritik süreçlerde ilk yaptıkları şey HDP'ye saldırmak. İç Güvenlik Paketini meclisten geçirmekten zorlandıkları süreçte partimize dönük saldırılar gerçekleştiriliyor. Seçimlere 3 ay kala toplumun özgür bir seçim yaşamak için dinginliğe en fazla ihtiyaç olduğu dönemde saldırılar devreye giriyor bu saldıralar Türkiye toplumunun demokratik iradesini yaşama geçirmesine set oluşturmak için devreye sokuluyor" dedi


‘Kim saldırttıysa o öldürttü’


Ege Üniversite'sinde yaşanan olaylardan sonra partilerine dönük saldırıların arttığına dikkat çeken Figen, mecliste vekillerine saldıran zihniyet ile partilerine dışarıda saldıranların aynı zihniyet olduğunu söyledi. Figen, "Fail ayan beyan ortada, AKP hükümetinin tetiklediği saldırılardır bunlar. Partimizin istikrarlı yükselişini kaos ile kontrol etmek için devreye konulmuştur" şeklinde konuştu. Ege Üniversitesi'nde yaşanan olaylara değinen Figen, "Ege üniversitesinde yaşanan olaylarla ilgili öğrencilerle konuşuyoruz, soruyoruz. Gördüğümüz gerçeklik şu, 15 yurtsever genç kampüste stant açmış ve yüzde 90'ı dışarıdan getirilmiş ırkçı faşist grup bu on beş kişiye saldırıyor ve bir kişinin ölümüne neden olan olayların aydınlatılması için yaptığımız çağrılar yanıtsız bırakıyor. Bu 15 öğrenci mi bu cinayetin sorumlusudur, böyle bir akılsızlık ve vicdansızlık olabilir mi, o 150 kişiyi 15 öğrencinin üzerine kim saldırttıysa orada ölen kişiyi de o öldürttü" dedi. 

'AKP saldırı konseptinin dışında değil'

Böyle bir süreç karşısında AKP'nin bu saldırı konseptinin dışında olduğunu düşünmediklerini vurgulayan Figen, birilerinin eski komandoluk günlerini hatırlamak istediklerini belirterek, "Ama yanılırlar bir kere daha hatırlatalım AKP seçim öncesi çatışma ve çatıştırma tezgahı kurmuş, buna alet olanlar ilk önce AKP'nin gazabına uğrarlar. Eski komandoluk günlerine dönenlere yerinize dönün, görevinizi yapın diyorum. AKP ülkeyi felaketten felakete süreklerken AKP'nin tezgahının taşeronu olmaya kalkmayın" değerlendirmesinde bulundu. HDP'nin duruşunun, gücünün zavallı tezgahlar ile alt edilemeyeceğini kaydeden Figen, tüm soğukkanlı duruşlarıyla bütün tezgahları da saldırıları da boşa çıkaracaklarını söyledi. Figen, tüm Türkiye halklarının HDP'nin yanında olması gerektiğini belirterek, AKP'nin karşısında en güçlü duruşun HDP'ye ait olduğunu ifade etti. 

'Kobanêli çocukların mama parasını çaldılar'

Partilerine dönük saldırıların kalleşçe saldırılar olduğunu belirten Figen, Sincan'daki saldırıda öldürme kastının olduğunu belirterek, Kobanê için toplanan paranın da alındığını sadece faşist değil, yağmacı çapulcu bir anlayış ile karşı karşıya olduklarını söyledi. Figen, Kobanêli çocuklara mama almak için toplanan parayı alacak kadar ahlaksız çeteler ile karşı karşıya bırakıldıklarını söyledi. Figen, korkmadıklarını, saldırganlara sadece acıdıklarını kaydetti. Figen, "Bunu vatan millet aşkına yapıyorlar. Halkımızın kutsallarını kendilerine kalkan yapıyorlar. Binalarımıza çay içmek için giriyorlar, bizim kapımız açık soframız zengin sokakta geçenin yeri vardır, gönlümüz zengin. Ama kalleşte partimize misafir gibi gelip kalleşçe saldıran güruhlar var. Evler basıp linç provaları yapıyorlar" diye konuştu. 

'AKP YPG ve YPJ'nin desteğini almıştır'

Siyasi iktidarın hezimetten hezimete sürüklendiğini ve faşist yasalarla kendini güvence altına almaya çalıştığını belirten Figen şöyle konuştu: "Gerçek zaferler kazanamadığı için sahte zaferler icat edecek. Süleyman Şah operasyonu da sahte zaferlerinden birisiydi. Basına yansıyan görüntüler ve yaptıkları açıklamalara bakarsanız eğer rambovari bir operasyon düzenlenmiş ve tereyağından kıl çeker gibi türbe taşınmış getirilmiş. İşin gerçeğine bakarsanız hiçte öyle yansıtıldığı gibi muzaffer bir operasyon değil, yenilginin üstünü örten bir operasyon türbenin yerini değiştirdiler, arkalarında bıraktıklarını berhava ettiler. Suriye politikaları yıktıkları karakollarının altında kaldı. Suriye politikaları daha önce Kobanê politikalarının altında kalmıştı. Ama işin önemli başka bir boyutu daha var; düne kadar düştü düşecek dedikleri, düşürmek için kendilerini paraladıkları Kobanê'ye bu operasyonu yaparken muhtaç kaldılar. Kobanê ve Rojava halkını istemediklerini, benimsemediklerini defalarca ifade eden ve bunun için IŞİD'e destek vermek de dahil sayısız politikayı devreye sokan AKP, YPG ve YPJ ile birlikte gerçekleştirmek zorunda kaldı bu operasyonu, oradaki manevi değerlere saygıysa eğer Kürt halkı Türk halkının manevi değerlerine saygıda çok önemli bir örnek açığa çıkardı. Bugün türbe Kobanê topraklarının sınırları içerisindeki bir alandadır."

'Kürt düşmanlığı yapanlar Kobanê'de dalgalanan bayrağa baksın'

Kürt düşmanlığı yapanların, bugün Kobanê sınırları içerisinde dalgalanan Türk bayrağına iyi bakması gerektiğini vurgulayan Figen, "Türk bayrağı Kobanê halkının güvencesi ile dalgalanıyor, IŞİD'in gölgesinde o mukaddes mekanın güvencesini alamadınız kendinizi güvende hissettiğiniz tek yer Kobanê kantonu olmuştur. Kobanê halkının kardeşlik tavrının ifadesi olarak bu tablo ortaya çıkmıştır. Kobanê halkı tarafından verilen mesajın sahiplenmesi ve anlaşılması gerekiyor" dedi. İktidarın Kobanê'deki güçlere teşekkürü borç bilmesi gerektiğine işaret eden Figen, Kobanê'ye konulan ambargonun da kaldırılması gerektiğini söyledi. İktidarın YPG ve YPJ'ye desteklerinden dolayı borçlu olduğunu vurgulayan Figen, hükümet sözcüsünün YPG'ye halen "terörist" dediğini hatırlatarak, "Bu nasıl bire ifadedir? YPG ile iş birliği yapacaksınız, desteğini alacaksınız ama aynı güce terörist diyeceksiniz artık bölge halklarının böyle ikiyüzlü politikalara tahammülü yok. Hükümetin yapması gereken kantonları tanımaktır ve bölgede yeni bir dönemin kapısını açmaktır. Bunun için YPG yerine getirmiştir şimdi görev üstlenme sırası iktidardadır" dedi.

'Meclis olağanüstü toplanmalıdır'

Kadın cinayetlerine de değinen Figen, Özgecan cinayetinin ardından 7 kadının daha vahşice katledildiğine dikkat çekerek, "Bunlar, tam da bu ülkenin başbakanı 'kadına kalkan elleri kıracağız' dediğinde yaşandı. Başbakan bir taraftan 'kadına kalkan ellerli kıracağız' derken diğer taraftan hiçbir makamı ile müdahaleye geçmedi niye çünkü daha önemli gündemleri vardı. Çünkü meclis şiddet yasasını görüşüyordu çok önemli bir gündem! Her gün ölen 3 kadının canından daha önemli AKP'nin yasası" dedi. Figen, meclisin olağanüstü bir şekilde toplanarak kadına dönük şiddeti ve katliamları engelleyici yasalar üzerinde çalışması gerektiğine vurgu yaptı.


(mg)