'Kızım beni diğer yarımla buluşturdu'

09:11

 


Helin Yıldırım/JINHA


ANTALYA - Taktığı kırmızı fularıyla, 'sosyalizm propagandası' yapmaktan yaklaşık 5 ay cezaevinde kaldıktan sonra PKK'ye katılan Ayşe Deniz Karacagil'in (Destan Yörük) annesi Nuray Erçağan milletvekilliği seçimleri için HDP'den aday adayı oldu. Nuray "Diyarbakır'a gitmeme neden olan ve beni diğer yarımla buluşturan kızım oldu" dedi.


Antalya'da katıldığı Gezi eylemleri sırasında tutuklanıp yaklaşık 5 ay cezaevinde kaldıktan sonra çıktığı mahkeme tarafından 103 yıl hapis istemiyle yargılanan ve davası hala devam eden Ayşe Deniz Karacagil, annesine bir mektup yazdıktan sonra PKK'ye katıldı. "Kırmızı fularlı kız" olarak tanınan ve PKK saflarına katıldıktan sonra  "Destan Yörük" olarak bilinen Ayşe Deniz Karacagil'in annesi Nuray Erçağan, 7 Haziran'da yapılacak olan genel seçimler için Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya İl Başkanlığına başvuruda bulundu. Nuray, başvurunun bir süreç olduğunu ve bu sürece kızı Ayşe Deniz'in etkisi olduğunu ifade ederek, "Diyarbakır'a gitmeme neden olan ve beni diğer yarımla buluşturan kızım oldu" sözlerini kullandı. Ayşe Deniz'in kendisi için "annem hep solcular yıllardır 'yaşasın halkların kardeşliği' diye slogan atar ben bunu kurmaya geldim" dediğini belirten Nuray, HDP'den milletvekili adaylığı için yaptığı başvurunun nedenini JINHA'ya anlattı. 


'Kürt halkının samimiyeti beni etkiledi'


Aday olma isteğini yaklaşık iki hafta önce HDP'ye bildirdiğini söyleyen Nuray, HDP'den aday olmak istemesinin birçok nedeni olduğunu ifade etti. HDP'nin toplumun her kesiminden insanı kapsadığını dile getiren Nuray, "HDP gerçekten bir yoksul hareketi olduğu için sempati duyuyordum. Birkaç gün önce resmi başvurumu yaptım. Ama bu karar süreci Diyarbakır'a gidişimden beri gelen bir süreçti. Diyarbakır'a gitmeme neden olan ve beni diğer yarımla buluşturan ise kızım oldu. Kürt halkının naifliği, saygısı çektikleri acılar beni çok etkiledi" dedi. Nuray, "Yunanistan'da direnişin en ön safında fotoğraflarda görünen sevimli köpek Lukanikos öldüğünde 'yoldaşım' diyen batı, konu doğu olduğunda hep beraber susuyorduk. Ülkemizin hemen biraz doğusunda yaşanan işkenceleri, ötekileştirmeyi görmüyorduk. Evet, çoğumuz Kürt düşmanı değildik ama ülkemizin doğusunda bu kadar acı yaşanırken biz gereken tepkiyi göstermiyorduk" diye konuştu.


'Siyasetçi halkın içinde olmalı'


Nuray, öğrencilik hayatı boyunca siyasetin içinde yer aldığını ifade ederek, siyasetçilerin halkın içinden olması gerektiğini söyledi. Bir milletvekili adayının öncelikle kendini sokakta ifade etmesinin önemli olduğunun altını çizen Nuray, gerekirse adayın sokakta stant açarak kendisini tanıtması gerektiğini kaydetti. Nuray, "Böylelikle bir sürü kağıt tanıtım masrafından kurtuluruz. Ancak malum bizim ülkemizde siyaset hep elit kesimin cebinde milyarlarca para olanın kendini en çok tanıttığı ve halkın dertlerinin uzağından ya da yakınından geçmeyen kişilerin yaptığı siyaset olmuştur. HDP'nin tüzüğünü okudum ve yoksul bir halkın mücadelesinden doğan bir parti olduğunu düşünüyorum. Daha çok yeni bir parti olmakla birlikte umudu da barındırabiliyor. Seçim çalışmalarımı nasıl gerçekleştireceğimi bilmiyorum açıkçası ilk önce akrabalarımı, arkadaşlarımı, komşularımı ikna etmem gerekiyor. Aslında tamamlandı sayılır hepsinden olumlu tepkiler aldım" dedi.


'Antalya'da kadın işçiler çoğunlukta'


Antalya'ya çalışmak için göç etmiş birçok kadının olduğunu dile getiren Nuray, "Antalya'da çalışan ekonomik anlamda katkıda bulunan kadın işçilerimiz çoğunlukta. Sadece Türkiye'den değil, Gürcistan, Suriye, Rusya, Azerbaycan ve Kırgızistan'dan gelen kadınların otel ve hizmet işlerinde çalışan fazlaca nüfusu var" şeklinde konuştu. Nuray, Antalya'da yılın sadece 7 ayı çalışan birçok yurttaşın olduğunu ifade ederek, özelikle hizmet sektöründe çalışan yoğun bir işçi kitlesinin varlığına işaret etti.


'Sömürünün en fazla yaşandığı yer oteller'


Güvencesiz ve sömürünün en fazla yaşandığı hizmet sektörü içerisinde yer alan otellerde çalışanların sık sık iş değiştirmek zorunda kaldığını aktaran Nuray, "Ekonomik anlamda sorun yaşayan bu insanlar kış boyu kredi ve borçlarla otel sezonunun açılmasını bekliyor. Doğru dürüst bir iş bulurlarsa, kış boyunca aldıkları borçları yaz boyunca çalışarak ödüyorlar. Yapılan evlilikler ekonomik anlamda sıkıntı yaşandığında ve uzun yorucu çalışma saatlerinin de etkisiyle aile içi şiddeti ve boşanmaları da bir şekilde etkiliyor" dedi.


'Kadınların güvene ve umuda ihtiyacı var'


Kadınların güvene ve umuda ihtiyacı olduğunu dile getiren Nuray, bu nedenle kadınların bir araya gelip örgütlenerek sorunlarına ortak çözüm üretmesi gerektiğini ifade etti. Nuray, "Örgütlü bir halkı kimse yenemezse örgütlü kadınları da kimse yenemez. Dünya kadın Yürüyüşü'nden kadınlar Antalya'da da olacaklar ve onları misafir edeceğiz. Hep birlikte onların uğradığı şiddeti haksızlıkları ve neler yapabileceklerimizi konuşacağız, birbirimize deneyim aktaracağız. Sosyalizm bizim ülkemizde bir kıvılcım anı kadar yakın. Kadınların mücadelesi o kıvılcıma ve o kıvılcımdan sonraya kadar sömürüsüz bir dünya kuruluncaya kadar sürecek ve bunu biz başaracağız" diyerek Antalyalı kadınları yürüyüşe davet etti.


'Türkiye'de gözle görülür değişimler yaşandı'


Nuray son olarak Gezi ve Kobanê direnişine de değinerek, bu direnişlerden bu yana Türkiye'de gözle görülür bir değişimin yaşandığını ifade etti. AKP'nin yarattığı ötekileştirme, yok sayma politikaları sonucu toplumsal kutuplaşmaların meydana geldiğini ifade eden Nuray, "Birçok parti, kurum ve kuruluşta bölünmeler ya da birleşmeler yaşanıyor. Artık yeniyi kavrayamayan, eskiyi savunan muhafazakar kesim hızla gerilerken artık ülkemizde hiçbir şey eskisi gibi değil ve eskisi gibi olmayacak" şeklinde konuştu.


(dc/mg)