Feleknaz Uca: Şengalli kadın ve çocuklarda travma çok derin
13:48
Nurcan Yalçın / JINHA
AMED - Federal Kürdistan Bölgesi ve Rojava'da girişim başlatan DAİŞ Tarafından Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu üyesi Feleknaz Uca, yaşanan vahşetin korkunçluğunu anlatmaya kelimelerin yetmediğini belirterek, "Aralarında 3 yaşındaki çocuklarında bulunduğu kız çocukları DAİŞ tarafından defalarca tecavüze uğramış. Yaşadıkları travma çok derin" dedi. DAİŞ'in elinden kurtulan kadınlara psikolojik desteğin sağlanacağını belirten Feleknaz, yol haritalarını belirlediklerini ve bu anlamda KJA’lı kadınlar olarak rehabilite çalışmalarına başladıklarını söyledi.
DAİŞ tarafından zorla alıkonularak kaçırılan kadınlara ilişkin, KJA, DTK, HDK, DBP, HDP ve sivil toplum örgütleri öncülüğünde oluşturulan, "DAİŞ Tarafından Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu" üyeleri Güney Kürdistan, Şengal ve Rojava'daki temaslarının ardından Kuzey Kürdistan'a geçti. DAİŞ tarafından kaçırılan kadınlara ilişkin heyetin yaptığı fizibilite çalışmalarına ilişkin JINHA'ya değerlendirmelerde bulunan DTK Divan Başkanlığı üyesi Feleknaz Uca, "Kuzey, güney ve batı Kürdistan'da yaptığımız alıkonulan kadınları kurtarma ve DAİŞ'in elinden kaçmayı başaran kadınlara ilişkin kaldıkları bölgede rehabilitasyon çalışması başlattık" ifadelerinde bulundu.
'Şengalli kadınları Şengal'de dinledik'
DAİŞ'in elinde on binleri aşan kadının olduğunu söyleyen Feleknaz, bu anlamda sayıları giderek artan esir kadınları kurtarma çalışması başlatmak için KJA'lı kadınlar olarak Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Platform girişiminde bulunduklarını belirtti. Kuzey Kürdistan'lı kadınlar olarak kadınları kurtarma platformuna öncülük ettiklerini ifade eden Feleknaz, tüm dünya kadınlarını bu platforma dahil edeceklerini söyledi. Feleknaz, "DAİŞ'in elinde olan kadınlar için neler yapabiliriz diye bir tartışma gerçekleştirdik. Daha önce Şengal'e gitmek için yol yoktu. Oraya gidemiyorduk. Şimdi koridor sayesinde oluşturduğumuz heyet Şengal'e ulaştı ve oradaki kadınlarla bir araya gelerek sorunları yerinde tespit etme imkanı buldu. Bu anlamda Güney ve Rojava'da da bulunan Êzidî kadınlarla bir araya geldik" diye konuştu.
'Kaçırılan kadınlar için kapsamlı çalışma başlatacağız'
DAİŞ'in elinden kurtulmayı başaran kadınlarla yapılan görüşmelerde korkunç hikayelerin açığa çıktığını kaydeden Feleknaz, bu anlamda platformun işinin daha da zorlaştığını söyledi. "Aralarında 3 yaşındaki çocuklarında bulunduğu kız çocukları DAİŞ tarafından defalarca tecavüze uğramış" diyen Feleknaz, tecavüze uğrayan kadınların başına gelenleri kendilerine aktardıkları sırada hala korku ve panik yaşadığını ifade etti. "Tecavüze uğrayan kız çocukları bizimle konuştuklarında ya gözlerimizin içine bakıp hiç konuşmuyor, yada ellerini oğuşturup yere bakarak olanları anlatıyorlardı, gözlerindeki korku hala ilk günkü gibi tazeydi" diye konuşmasını sürdüren Feleknaz, "Kadınların çoğu defalarca tecavüze uğramış ve işkenceden geçmiş. Çocuklara dahi tecavüz edilmiş. Bu çocukların çoğu bombardıman zamanı kendilerini kurtarmayı başarabilmiş" dedi. Feleknaz, neredeyse tüm kadınların benzer hikayeye sahip olduğunu kaydederek, kadınlar için kapsamlı çalışma başlatacaklarını ifade etti.
'Güneyli ve Rojavalı kadınlarla ortak çalışacağız'
Güney ve Rojava'da yaptıkları görüşmelerde oradaki yetkililerle ortak çalışma yürütme önerisinde bulunduklarını söyleyen Feleknaz, bu anlamda çalışmalarını hızlandıracaklarını belirtti. Şengal'de çatışmaların hala yoğun bir şekilde devam ettiğini söyleyen Feleknaz, "Orada olduğumuz gün dahi, çatışmalar devam ediyordu. Şengal dağında yaşayan kadın ve çocuklar çok zor şartlar altında yaşıyor. Çamurun içinde yalın ayaklı çocuklar yaşama tutunmaya çalışıyor. Bu anlamda herkes yardımda bulunmalı. Ortak çalışma yürütülmesi gerekiyor" diye konuştu.
'Kurtulan kadınların durumu çok ağır'
Kuzey Kürdistan'da sağlık merkezi inşa etme kararı aldıklarını ifade eden Feleknaz, "DAİŞ'in elinden kurtulan kadınlara burada psikolojik destek sağlanacak. Güney ve Rojava'daki yetkililerle yapılan görüşmelerde de çıkan sonuca göre hareket edeceğiz. Bu anlamda yol haritamızı belirledik. Kadınları farklı ülkelere götürerek tedavi etmek bence çok yanlış. Bu kadınlar ancak kendi topraklarında rehabilite edilebilirler. Bu anlamda biz KJA'lı kadınlar olarak rehabilite çalışmalarımızı başlattık" dedi.
'İnsan insanlığından utanıyordu'
DAİŞ’in elindeki kadınların kurtarılması için yürüttükleri çalışmalarına büyük bir destek gördüklerini vurgulayan Feleknaz, "Bu çalışma Güney Kürdistan'da da yürütülüyor. Bunun dışında biz Güney Kürdistanlı kadınlarla kimi kadın örgütleri ile de görüştük. Bu çalışma için ortak bir fikir çıkartmak amacıyla yine nasıl ortak bir çalışma yürütebiliriz diye konuştuk kadın örgütleriyle. Karşımıza birçok engel çıkmasına rağmen sonuç olarak DAİŞ'in elinden kurtulan kadınlarla bir görüşme yaptık. Gerçekten de o kadınlarla görüşme yaptığımızda kadınların yüzlerine baktığımızda bir kadın olarak insan insanlığından utanıyor" şeklinde konuştu.
'Yaşadıklarının dünyada örneği yok'
DAİŞ'in elinden kurtulan Êzidî kadınlarla ilk buluşma anlarını anlatan Feleknaz, "Bizi görüp sarılıp öptüklerinde bizleri hiç bırakmak istemiyorlardı. Çok sıcak bir duyguydu, kimileri bizi beş dakika kimileri on dakika bırakmak istemedi. Hiç konuşmadan sarıldılar. Onlarla konuşup durumlarını öğrenmek ve kimi bilgilendirmeler yapıldı. Onların başından geçenleri yaşadıklarını anlattılar. Gerçekten de karşılaştıkları ve yaşadıkları durumların dünyada örneği yok. Bir elden ve başka bir ele parayla satılmışlar. Mesela bir emirleri satın aldığı kadınları başka bir emirlerine satmış. Bir diğeri satın aldığı kadınları askerlerine paylaştırmış. Kadınları numaralandırmışlar ve numaralara para atıp hangi numara denk gelmişse o kadını almışlar. Kimileri de köle gibi evde kullanılmış, kimileri kötü amaçlar uğruna kullanılmış, kimilerinin de gurularıyla oynanıp tecavüz edilmiş bir kere değil onlarca kez bu yapılmış" dedi.
'Gönüllerinde çok derin yaralar açılmış'
Kimi kadınların aileleri tamamıyla DAİŞ'in eline geçtiğini ve babalarının başları gözlerinin önünde kesildiğini belirten Feleknaz, "Daha o psikolojiyi yaşıyorlar. Ellerimizi tutuyorlar ve dakikalarca bize sarılı kalıyorlardı. Ayrıldığımızda da onları yanımıza alıp bakmak istediğimizi söyledik. Umutlandılar. Belki her şeye derman olamayız, tüm acılarınızı silemeyiz dedik. Gerçekten de bir su gibi döküp tüm her şeyi silemeyiz. Gönüllerinde çok derin yaralar açılmış. Evet, her yarayı ve acıyı tam olarak silemeyebiliriz ama yanlarında durmak onlara destek olmak ve onlara bakmak istediğimizi söyledik. Onun için de bir sağlık merkezi çalışması çok önemli. Umuyoruz ki o kadınları yakın bir zamanda buraya getirip tedavi edebiliriz" ifadelerini kullandı.
'Şengal dağına acil yardım gitmesi gerekiyor'
Şengal dağındaki temasları hakkında da bilgi veren Feleknaz, "Şengal dağına baktığımızda hep çadır ve çok soğuk bir yerdi. Sürekli yağmur ve rüzgar vardı. Çocuklar çamurun içinde çok zor şartlarda yaşamını sürdürüyorlar. Onların çok acil yardıma ihtiyaçları var. İhtiyaçların başında gelen ise uzman bir doktorun oraya gidip onlarla ilgilenmesi gerekiyor. Bir yanda ise hala onlara çok yakın bir mesafede savaşın devam etmesidir. Biz oradayken hanen yanı başımızdan çatışmaların sesleri geliyordu. Şengali temizleme hamlesi devam ediyordu" diye konuştu.
Derwêşê Evdî destanı bir kez daha yazıldı
Derwêşê Evdî destanının yazıldığı Şengal dağındaki anneleri izledikleri zaman çok etkilendiklerini dile getiren Feleknaz, "Onlara diyecek bir söz bile bulamıyorduk. Kendi toprakları üzerinde sürgün olan o insanlara baktığımızda sanki kelimeler anlamını yitiriyor ve yetersiz geliyordu. Onların verdiği direniş elbette tarifsizdir diye düşünüyorum. Bu gün Derwêşê Evdî'nin destanı bir kez daha yazılmıştır Şengal dağında. O soğuk ve dondurucu dağda o gülü gördüğümüzde dedik ki bu Şengal'in umudu ve özgürlüğünün simgesidir. Şengal'de bu gül gibi yeniden yeşereceğine olan inancımızı bir kez daha yinelemiş oldu. Bu gül bir tesadüf değil, bir göstergedir bu bir mucizedir bizim için" dedi.
Çalışmalarla sayı tespit edilecek
Şengal dağındaki gezilerinden sonran Newroz Kampı’na geçtiklerini aktaran Feleknaz, "Newroz kampındaki aileleri ziyaret ettik, kadın bakanlarla görüşmeler gerçekleştirdik. Bu komisyon çalışmamızın bir kolunu Şengal dağında yapacağız. Rojava'da komisyonu kurduk. Bu çalışmayı beraber yürüteceğiz. Biz bir araştırmaya başlatıyoruz. Bu araştırmada toplam ne kadar Şengalli kayıp, bunların kaçı kadın, kaçı çocuk ve kaçı erkek bunları tespit edeceğiz. Bu çalışma Rojava’da başlamış. DAİŞ'in elinden kurtulan kadınların aileleriyle görüşmeler yapacağız. Bu kampanyanın başarıya ulaşması için yardım istedik gittiğimiz her yerden özellikle Êzidî halkımızdan" diye konuştu.
'Koço köyünde bin 200’den fazla insan katledildi'
DAİŞ'in eline geçenlerin sayısını net bir şekilde açıklamaları için iyi ve temiz bir çalışma yapacaklarını belirten Feleknaz, "Koço köyünde büyük bir katliam yaşandı. Köyün tüm erkekleri öldürüldü. Net bir rakam olmamakla birlikte bin 200’den fazla insan katledildi. O köyden katlettikleri insanlardan ve kaçırdıkları tüm kadınlardan 3 kadın kaçmayı başarmış. Bazı ailelerden hiç kurtulan olmamış. Sadece bir kadın kalmışsa acaba o kadının psikolojisi ne durumda ve nasıl olacak. Kadınları zorla Müslümanlaştırmışlar sonra sadece gözleri görünür bir şekilde siyah çarşaf giydirmişler ve köle gibi pazarlarda sıra şeklinde dizilip güzelliklerine göre biçilen farklı fiyatlarla satılmışlar. Aynı zamanda tecavüze uğramış ve köle olarak kullanılmışsa nasıl yaşayabilir o kadın. Bize söylenene göre DAİŞ'in elinden kaçıp kurtulmayı başaran kadınların çoğu kendini intihar ediyor. O psikolojiyi kaldıramıyorlar" dedi.
(fk/mg)

