'Mağdur güzelse büyük fotoğraf koyalım' medyası!

09:07

 


Rozerin Tekin-Eylem Daş/JINHA


İSTANBUL- Medyanın toplum üzerindeki etkilerini ve yarattığı algı operasyonlarına değinen Şehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü Öğretim Görevlisi Feyza Akınerdem, medyanın çerçevelerini erkek bakışı ile kurduğunu kaydederek, "Bir kadın muhabir, 'Sende Anlat' hikâyelerinde  'Tecavüz mağduru ya da cinayet mağduru güzelse büyük fotoğraf koyalım' diye genel yayın yönetmeninden talimat aldığını anlatmıştı. Çok çarpıcı bir örnek ama hiç gerçek dışı değil, gayet gerçekçi geliyor bana" dedi.


Her gün kadın cinayetleri ve kadına dönük şiddet haberlerini medyadan okuyor, izliyor, takip ediyoruz. Peki, medya kadına dönük şiddet haberlerini nasıl kurguluyor? Topluma nasıl yansıtıyor? Sadece taciz ve tecavüzün gündem oluşturmakta tek başına yeteri olmadığını vurgulayan Şehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü Öğretim Görevlisi Feyza Akınerdem, "Medya bunu yaparken nasıl yapıyor? Daha pornografik şekilde mi yapıyor, daha sansürlemiş şekilde mi yapıyor? Buna bakmak lazım" dedi. Türkiye'de genelde medyanın, tecavüz ve kadın cinayetlerini sansasyonel ve pornografik olarak ele almasının çok tartışıldığını belirten Feyza, medyada mesele ele alınırken alternatif medya kuruluşlarının da yapması gerekenin bu meselelerin daha sistematik, daha süreklilik içeren meseleler olduğu gerçeğinin altını çizmesi gerektiğini düşündüğünü kaydetti.


'Nasıl sansasyonel haber yaparız' algısı hakim'


Mersin'de katledilen Özgecan Aslan'ın ardından toplumdaki infial haline de değinen Feyza, böyle cinayetler sonrası medyada detayların oldukça fazla gündeme gelmesiyle birlikte toplumun, öfkelenebileceğini, üzüleceğini belirterek, "Böyle olduğu zamanda biz sanki böyle yapanların bizim dışımızdaki dünyadan insanlar olduklarını düşünüyoruz. Hâlbuki şiddet bizim hayatımızda çok yaygın bir şekilde çok normalleşmiş bir şekilde var. Hem kadına yönelik var, hem de toplumun geneline dönük. Bütün ilişkiler şiddet üzerinden kuruluyor ve devam ettiriliyor" vurgusu yaptı. Bunun sorgulanmıyor olmasını da "makbul erkekliğin" toplumda normal olarak kabul edilmesine bağlayan Feyza, dolayısıyla da medyada bu sistemin devamlılığı sürerken bir taraftan da nasıl bu sansasyonel haberleri yaparız? Nasıl bu haberciliği sürdürürüz? diye genel bir bakış açısının var olduğunu düşündüğünü ifade etti.


'Medyadaki kadın temsili de erkek bakış açısına sahip'


Medyanın çerçevelerini erkek bakışı ile kurduğunu kaydeden Feyza, televizyona bakanın hep erkek olduğunu ve onun arzusuna, onun beklentisine yönelik bir şekilde çerçevesini oluşturduğunu dile getirerek "Bir kadın muhabir, 'Sende Anlat' hikâyelerinde 'Tecavüz mağduru ya da cinayet mağduru güzelse büyük fotoğraf koyalım' diye genel yayın yönetmeninden talimat aldığını anlatmıştı. Çok çarpıcı bir örnek ama hiç gerçek dışı değil, gayet gerçekçi geliyor bana. Dolayısıyla o bakışı kuran erkek, aynı zamanda tabi ki de ayrıcalıklarını kaybetmek istemiyor bu haberleri yaparken ve dolaşıma sokarken" dedi. Feyza, bu şiddet etrafında genel anlamıyla medyada kadın temsilinde de erkek işbirliği, erkek bakış açısının hâkim olduğunun altını çizerek "Bunu nasıl kıracağız. Tabi ki bir kadın mücadelesi ama kadın odaklı, kadın meselesini gündeme alan, toplumsal cinsiyet meselesini tartışan, bir alternatif medya oluşturan kadınlar olarak bunu aşabiliriz diye düşünüyorum" vurgusu yaptı.


'Medya erkek kahraman sever!'


Geçtiğimiz günlerde eşi tarafından sokakta dövülen kadını elindeki kova ile korumaya çalışan erkeğin haberini hatırlatan Feyza, medyada haberin şiddete uğrayan kadın yerine kovayla onu koruyan erkek üzerinden kurgulandığına işaret ederek toplumda kahramanlığın sevildiğine dikkat çekti. Feyza, "Bu komplike bir konudur. Bir erkeğin kurtarıcılığı sevilen bir hikâyedir. Bir taraftan çok çarpıcı hakikaten çünkü dışarıdan bir müdahalemizle karı koca arasına girilmez algısı yıkılıyor, karı koca arasına girilmesi ile bir kadın kurtuluyor. Bu çok önemli bir müdahale altı üstü bir kova atıyorsunuz ve bir kadın kurtuluyor. Bu aslında ne kadar büyük bir sorunla karşı karşıya kaldığımızı gösteriyoruz. Biz, aslında şiddeti bilmediğimiz için değil ona müdahale etmek istemediğimiz için kadınlar ölüyor" şeklinde konuştu.


'İdam tartışmalarını tehlikeli görüyorum'


Medyada dolaşan "idam geri mi gelecek?" algı operasyonuna ilişkinde konuşan Feyza, "İdam bence manipülatif bir konu. Biz, idamın ne Türkiye'de nede başka ülkelerde kadınlara yönelik, sivil halka yönelik suç oranlarını düşürmediğini statiksel olarak biliyoruz. Başka bağlamlardan da, Amerika'dan da biliyoruz. Bu aslında bir taraftan da idam denen devletin çok güçlü ve siyasi infazlar için kullandığı bir aracını geri almak için de aynı zamanda açılan bir yol olarak kullanılıyor olmasını da oldukça tehlikeli görüyorum" dedi.


(fk/mg)