KESK: 'Dinamik Nüfus' tasarısına karşı kadınlar alanlarda olmalı

13:18

 


JINHA


MUŞ - KESK Muş Kadın Meclisi, Meclis'e sevk edilen  'Ailenin ve Dinamik Nüfusun Korunması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın kadınları istihdam alanlarında dışlayarak ev hapsetme amacı taşıdığını belirterek, AKP'nin kadın erkek arasındaki eşitsizliği derinleştiren politikalarına karşı kadınları 8 Mart'ta alanlara çağırdı.


KESK Muş Kadın Meclisi adına Aizer Kavşut, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde kadına yönelik politikaları eleştiren bir yazılı açıklama yaptı. Aizer, "Kadına yönelik her türlü şiddetin hız kesmeden sürdüğü, emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimize yönelik saldırılarla kuşatıldığımız karanlık tabloyu bozmak için bugün, 8 Mart Kadınların Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü etkinliklerimizle bu karanlığa karşı alanlardayız" dedi.


'Yaptığınız her açıklama kadınlar aleyhine'


Cinsiyetçi söylemleriyle, erkekten yana ve kadını ikincil bir konuma itmeye yönelik açıklamalarını sürdüren AKP'nin kadın erkek arasındaki eşitsizliği derinleştirdiğine vurgu yapan Aizer, "Hükümetin açıkladığı her plan-proje ve devlet yetkililerinin yaptığı her açıklama, ülkede kadın katliamı, kadına yönelik şiddet, nefret cinayetlerine zemin oluşturmakta; cinsiyetçi iş bölümünü yeniden üreterek çözümü belli sorunları bir kısır döngüye hapsetmektedir. Toplumun her kesiminden kadına yönelik şiddete artık tahammülün kalmadığını gösterir sesler yükselirken, bugün burada bu devletin emeğimize, kimliğimize ve bedenimize yönelik saldırıları meşrulaştırmaktan başka işe yaramayan kadın politikalarına karşı itirazımızı yükseltiyoruz" diye konuştu.


'Meclis'e sevk edilen yasa ucuz-işgücü sağlama amacı taşıyor'


AKP'nin son iki üç yıldır, her altı ayda bir, kadınlar lehine; anneliği ya da kadın istihdamını teşvik etme başlığı altında paketler ve programlar öne sürdüğüne dikkat çeken Aizer, son olarak Meclis'e sevk edilen  'Ailenin ve Dinamik Nüfusun Korunması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nı hatırlattı. Aizer şunları belirtti: "Daha önce itirazlarımızla geri çekilen kadın istihdam paketinin bir benzeri olan ve sermayenin çıkarını besleyen bu programların en güncel örneği Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı. Çeşitli komisyonlarda görüşülmekte olan bu tasarı çalışma yaşamımız başta olmak üzere, yaşamımızın her alanını etkileyecek düzenlemeler içeriyor. Her şeyden önce bu tasarı kadının "annelik" dışındaki kimliklerine yaşama hakkı vermeyen bir zihniyetin ürünü. Kadınlığı salt bir annelik haline indirgeyerek, annelik ve doğumu esnek ve güvencesiz istihdamı yaygınlaştırmaya gerekçe yapıyor. Kadının var olma halini aileyle özdeşleştirerek kadının işini ev-içi işler olarak tanımlayan, rolünü ve kimliğini annelikte sabitleyen bu programlar, uzun süredir 3 çocuk, yetmez 5 çocuk diyen AKP'nin ucuz emek-işgücü sağlama amacına hizmet ediyor."


'Kadınlar istihdam alanlarından dışlanıyor'


Bu program ve tasarıyla; "Doğum izni gerekçe gösterilerek, çocuklara bakma ve onların eğitimi ile ilgilenme görevi toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle kadın işi olarak görüldüğünden tam ve güvenceli çalışma yerine yarı zamanlı çalışma, yaygın ve yerleşik hale getiriliyor. Yarı zamanlı çalışma eksik sigorta primi ve düşük ücret anlamına geliyor. Yani bizler daha geç emekli olacağız. Yani yarı zamanlı çalışma kıdem alma ve nitelikli işlere getirilerek yükselme imkânlarımız elimizden alınacak, Yani, Çalışma zamanının kısalmasına bağlı olarak iş yükümüz artacak.Tüm bunlar kadınların terfi ve sorumluluk alırken maruz kaldıkları ayrımcılığın derinleşmesi; kadınların hiçbir alanda tam ve güvenceli istihdam olanağı olmaması demek" diyen Aizer, bu yasayı reddettiklerini belirtti.


Talepler


Aizer taleplerini şöyle sıraladı: "Tüm bunları reddediyoruz. Çocuk bakım izinleri, hiçbir hak kaybı ya da part-time çalışma dayatması olmaksızın, erkeklerle eşit hak ve sorumluluklarla düzenlensin,


Çalışma süreleri günde en fazla 7 haftada en fazla 35 saate indirilsin. "Aile sorumlulukları", "çocuk bakım yükümlülükleri" gibi bahanelerle kadınlara esnek çalışma dayatmak yerine, tam zamanlı ve tam güvenceli istihdam olanaklarını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılsın; Tüm kadınlara çalışma süresine ve prime bağlı olmayan işsizlik maaşı ve prim ödemesiz sağlık güvencesi sağlansın,


Kadınların çifte mesaisi göz önüne alınarak erken emeklilik ve yıpranma payı uygulamaları sosyal güvenlik sistemine dâhil edilsin, Kapatılan tüm kamu kreşleri açılsın. Kadın/erkek olmasına bakılmaksızın, en az 50 işçi çalıştıran kamu/özel tüm işyerlerinde ücretsiz, nitelikli, anadilinde bakım evleri ve kreşler açılsın. Bu taleplerimiz yerine getirilene kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz."


(fk)