Ayşe Düzkan: Kız çocuklarına öz savuma eğitim verilmeli

09:12

 


Eylem Daş-Rozerin Tekin/JINHA


İSTANBUL - İktidarın toplumu oyalayan laflarına itibar edilmemesi gerektiğine işaret eden gazeteci-yazar Ayşe Düzkan, "Feminist politikanın devrimci ve gerçekçi olması gerekiyor. Devrimci olmak demek, yaşadığımız şeylerin, sistemle bağını kurmak demek. Küçük kız çocuklarının kavga etmeyi, vurmayı öğrenmesi, bunu kamunun yapması gerekli. Zorunlu din eğitimine gerek yok ama bu toplumda kız çocuklarına zorunlu öz savunma kursları verilebilir. Bu tür somut önlemlerle program önermemiz gerekiyor" dedi.


Kadına dönük şiddetin nedenlerinin tartışıldığı bu günlerde erkek şiddetinin sadece Türkiye'de değil dünyanın her yerinde arttığına işaret eden gazeteci-yazar Ayşe Düzkan, erkek şiddetinin erkeğe verilen toplumsal rollerle ilgili olduğunu söyledi. Ayşe Düzkan, "Burada çok kritik bir nokta var. İktidar bunu fıtrat diye yorumluyor. Başka bazı ona uzak kesimler erkekliğin yaradılışında var diyor. Ne şiddet, ne çok eşlilik bunların hiç biri erkeğin yaradılışından değil. Bu erkeklere toplumsal olarak verilen rollerle ilgili bir şeydir. Tamamen toplumsal bir meseledir. Şiddetin bu kadar artması da sadece Türkiye'de gerçekleşen bir olgu değildir. Dünyanın neresinde olursa olsun kadınların özgürlük mücadelesi yükseldiğinde erkek şiddeti de artıyor" dedi. "Amerika'da da, Norveç'te de, başka ülkelerde de benzer durumlar yaşanmış" diyen Ayşe, bugün yaşadığımız şeyin kadınların verdiği özgürlük mücadelesi olduğunu söyleyerek kadınların boşanabildiğini, itiraz ettiğini ve özgürleşmeye eğilimleri olduğunu erkek şiddetinin de buna karşı bir direnç sergilediğini düşündüğünü dile getirdi.


'AKP, kadına yönelik şiddet konusunda politika geliştirmiyor'


Ayşe, AKP'nin çok fazla söylem değiştirdiğini ve gerçekliği olmayan şeyler söylediğini belirterek iktidarın toplumu oyaladığına dikkat çekti. Bunlarla uğraşmamak gerektiğini kaydeden Ayşe, her gün ortaya bir laf atıldığını ve o lafla ilgili herkesin çıkıp konuştuğunu ve günlerce demeçler verdiğini ifade etti. "Bizim için önemli olan şey, politikacılarımızın alternatif bir programla çıkarılması ve bunu ilişkili olduğunuz partilerinde savunarak topluma benimsetecek bir şey yapmasıdır" diyen Ayşe, AKP'nin kadına yönelik şiddet konusunda hiçbir politika geliştirmediğini de sözlerine ekledi.


'Zorunlu din dersi yerine öz savunma kursu verilmeli'


AKP politikalarında kadınların düşünülmediğinin altını çizen Ayşe, bu durumu, AKP'nin seçmeni olan erkeklerle arayı bozmak istemediğine bağladığını söyledi. Ayşe, "Bizim bu söylemleri eleştirmek yerine buna karşı bir program oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu konu temelinde, kadınların her türlü, ekonomik, sosyal ve fiziksel olarak güçlendirilmesi lazım. Küçük kız çocuklarının kavga etmeyi, vurmayı öğrenmesi, bunu kamunun yapması gerekli. Zorunlu din eğitimine gerek yok ama bu toplumda kız çocuklarına zorunlu öz savunma kursları verile bilir. Bu tür somut önlemlerle program önermemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.


'Toplum suni gündemlerle oyalanıyor'


Türkiye'de suni cepheleşmeler olduğuna da işaret eden Ayşe, sentetik meseleler üzerinden cepheleşmeler olduğunu bu politikaların Adnan Menderes zamanından beri böylesürdürüldüğünün altını çizerek bunun bilinen bir politika olduğunu, suni cepheleşmeler yaratılarak halkın da bu şekilde yönetildiğini dile getirdi. Bu tür cepheleşmelerin güçle yani iktidarla bağı olduğunu söyleyen Ayşe, "İkinci bir yanı şöyle bir şeydir. Bir partide kadınların LGBTİ lerin, örtülü kadınların olması ya da bir topluluğun içeresinde bunların bulunması o topluluğun onları temsil ettiği anlamına gelmiyor. Bir mesele, partinin iç eğitim parçası olmazsa o partinin tabanı da benimsemiş sayılmaz. Yani bizi temsil eden partiler var. Bizi temsil eden görüşler var. Buna kanmayıp kitle çalışmasını, kitleleri ikna edebilecek bir çalışma yürütmemiz gerekmektedir" vurgusu yaptı.


'Devrimci olmak demek gerçekçi olmak demektir'


Feministlerin, propagandayı sürdürmesi gerektiğini belirten Ayşe, kadınları,  gerçekçi, inandırıcı propaganda yapmaktan başka hiçbir şeyin kurtaramayacağını dile getirdi. Ayşe, "Politikalarımızın da devrimci ve gerçekçi olması gerekiyor. Devrimci olmak demek, yaşadığımız şeylerin, sistemle bağını kurmak demek. İktidarla, hükümetle değil sistemle bağını, patriyarkayla bağını kurmak gerek. Gerçekçi olmak, bugünden kadınların hayatını değiştirecek öneriler sunmak demek" diyerek bu açıdan feminist politika yürütmenin önemli olduğunu dile getirdi.


(fk)