KURDİ-DER İzmir Şubesi hakkında kapatma kararı

10:09

 


Handan Tufan/JİNHA


İZMİR - İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi, "Dernekler kanununa muhalefet" iddiasıyla KURDİDER Şubesi hakkında kapatma kararı verdi. Dernek avukat Canan Uçar, Kürtçe'ye tahammülsüzlüğün devam ettiğine işaret ederek, "İyi temennilerin dolaştığı bu süreçte bu karar hepimizin durup düşünmesini gerektiriyor" dedi.


İzmir'de, 2011 yılında BDP'nin başlattığını sivil itaatsizlik çadır eylemine yönelik yapılan müdahalenin ardından, KURDİDER Şubesi'ne yapılan baskın sonucunda dernek hakkında 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce açılan dava sonuçlandı. "Dernek kanununa muhalefetten" açılan dava sonucun derneğin kapatılmasına karar verildi. İzmir'in Agora semtinde bulunan çadıra saldırının olduğu gece, KURDİDER binasının kapısını kırarak içeri giren polisler, yöneticileri olmamasına rağmen dernekte arama yapmıştı. Dernekte bulunduğu iddia edilen molofof yapımında kullanılan malzemelerin ele geçirildiği yönünde, dernek yöneticileri hakkında "örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek" iddiasıyla İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce dava açılmış ve söz konusu yöneticilere cezalar yağdırılmıştı. İzmir 7 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin olay sonrası "Dernekler kanununa muhalefet" iddiasıyla hakkında açtığı kapatma davası sonucunda KURDİDER Şubesi'nin kapatılmasına karar verildi.


Dernek binasında polisten başka kimse yok!


Dernek avukatı Canan Uçar, verilen kapatma kararında hukuka aykırı birçok noktanın olduğuna işaret etti. Polislerin derneğe baskın yaptığı sırada, dernekte hiç bir yöneticinin olmadığına dikkat çeken Canan, dernekte ele geçirildiği iddia edilen malzemelerin nereden geldiğini gören tarafsız hiç bir tanığın olmadığına ve polisin bu doğrultuda tutuğuna işaret etti. Canan, Dernekler Kanunu'na göre, bir dernek yöneticisinin 24 saat dernek binasını kontrol etmekle yükümlü olmadığına dikkat çekti. 


'Adeta bahane aradılar'


Mahkemenin kapatma kararına yönelik hazırladığı Gerekçeli Karar'a değinen Canan, söz konusu kararda, "Derneğin amacı kanuna aykırı veya ahlaka aykırı hale gelirse, Cumhuriyet Savcısı veya ilgilinin istemi üzerine mahkeme derneğin kapatılmasına karar verir" denildiğini ifade ederek, "Bir amacın kanuna ve ahlaka aykırı hale gelebilmesi için dernek hükmünün şahsiyetinin yaptığı faaliyetlerin bir bütün olarak amaca aykırı hale gelmesi gerekiyor. Yani bu dernek Kürt dilinin geliştirilmesiyle ilgili hiç bir çalışma yapmaz da amacı olmayan başka faaliyetlerde çalışma yapar. Ortada dernek faaliyeti ile ilgili bir şey yok. Gecenin bir yarısı bir yere saldırmışsınız, oradan kaçanlar mı ya da polis mi dernek binasına bir şeyler bırakmış. Bunun derneğin amacıyla ne ilgisi var. Adeta bir bahane aradılar. Bahane oldu. Bu bahane üzerine de dernek kapatıldı. Böyle bir gizli iradenin olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. 


'Karar son derece anlaşılır'


Kürtçenin önündeki engellerin geçmişte olduğu gibi yerli yerinde durduğunu hatırlatan Canan, "Kürtçe adına tek çalışma yapan KURDİDER'in bu kadar sudan bir gerekçeyle kapatılması son derece anlaşılır bir durum. Kürtçe'ye tahammülsüzlük halen devam etmekte. İyi temennilerin dolaştığı bu süreçte bu karar hepimizin durup düşünmesini gerektiriyor" ifadesinde bulundu.


(ns/fk)