TTB: Zorla gebelik olmaz, etik değerler savunulacak

11:14

 


JINHA


ANKARA - Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, geçtiğimiz hafta İzmir'de Ayşe Kocaoğlu'nun hamile olduğu için tedavisi engellenmesi üzerine gündeme gelen kürtaj tartışmalarıyla ilgili açıklama yayımladı, genelgelere karşı meslek etik ilkelerinin uygulanacağı ve hasta haklarına uygun davranılacağını duyurdu.


İzmir'de eski erkek arkadaşı tarafından yaralanan iki aylık hamile Ayşe Kocaoğlu'nun tedavisinin yapılabilmesi için kürtaj olması devlet hastanesi tarafından bir süre engellenmiş, kadın örgütlerinin müdahalesi ve dayanışması sonucu kürtaj gerçekleşmişti. İki çocuk annesi Ayşe'nin kolunun kesilme riskiyle karşı karşıya kalmasına rağmen AKP hükümetinin kürtaj üzerine yürüttüğü baskı politikaları hastane yönetimleri ve kimi doktorlar, kürtaj yapmamakta ısrar etmişlerdi. Geçtiğimiz hafta yaşanan bu olay, kürtaj hakkı tartışmalarını tekrar gündeme taşıdı. AKP'nin kadın sağlığını ve kadının kararını hiçe sayarak yürüttüğü sağlık politikası sağlık meslek örgütlerince tepki gördü.


Yasal haklara dikkat çekildi


Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaparak, nüfus planlamasında, kürtaj hakkının üzerine uluslararası sözleşmeler ve uygulamalara dikkat çekti. Türkiye'nin imzaladığı uluslararası sözleşmeleri anımsatan TTB açıklamasında şöyle denildi: "Anayasa'nın 56. maddesinde dile getirilen sağlık hakkı olmak üzere, konuyla ilgili taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler, ulusal yasal düzenlemeler ve etik bildirgelerle desteklenmekte ve güvence altına alınmaktadır. Bu bağlamda 1997 tarihli Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi, 1983 tarihli Dünya Hekimler Birliği Hasta Hakları Bildirgesi, 1998 tarihli Hasta Hakları Yönetmeliği ve 1998 tarihli Hekimlik Meslek Etiği Kuralları gibi düzenlemeler, bireylerin gereksinimi olan sağlık hizmetlerinin insan haklarına ve onuruna saygı ilkesi çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini dile getirmekte, devleti bu hizmetleri sağlamakla yükümlü kılmaktadır."


'Temel hak tartışma konusu olamaz'


Aile planlaması yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve uzmanlarca sürdürülen yoğun emekle bebek ve anne ölümlerinde azalma, korunma yöntemlerinde yaygınlık nedeniyle kürtaj oranında düşme yaşandığı hatırlatılan açıklamada, 2007 yılından itibaren modern doğum kontrol yöntemlerinin ücretsiz halka sunulmasının bilinçli olarak aksatıldığını buna rağmen pek çok kadının etkin doğum kontrol yöntemlerini kullanmada bilinçli olması nedeniyle kürtaj sayısında artma olmadığı belirtildi. Doğum kontrol yöntemleri konusunda da sorumluluğun kadınlar üzerine yıkıldığı, erkeklerin korunmasına yönelik yöntemlerin de kadınlara anlatıldığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Kürtaj/isteğe bağlı düşük, çiftlerin doğum kontrol yöntemlerine ulaşması aksadığında maalesef sadece kadınların ödediği bir bedel olmaktadır. Öte yandan; korunma yöntemine karar veren özne olarak kadının, kuşkusuz bedeni üzerindeki her tür kararı alacak yetkinlikte olduğu tartışma konusu olamaz."


Meslek etik ilkeleri uygulanacak


"Meslektaşlarımız, Anayasal/yasal hakların hukuksal hiyerarşide genelgelerden üstün olduğu bilinciyle ve meslek etik ilkeleri doğrultusunda; 10 haftaya kadar kürtaj hizmeti vermek suretiyle hastanın yararını her şeyden üstün tutma ilkesine uygun davranacaklar" açıklamasında bulunan TTB Kadın Hekimliği ve Kadın Sağlığı Kolu, kadınların doğurganlıkla ilgili olarak; sağlık ve hasta hakları ihlallerinin kurbanları haline getirilmemesi için şu taleplerde bulundu: "Sağlık Bakanlığı'nı Aile Planlaması Merkezleri'ni yapılandırmaya, her ilde gereken Aile Planlaması Merkezlerini yeterli düzeyde oluşturmaya. Aile Planlaması yöntemlerinin kadınlar ve erkekler yönünden yaygın ve ücretsiz erişimi için birinci basamak kurumlarına malzeme göndermeye. Kadın doğum uzmanları ve ülkemizde çok sayıda eğitim almış hekim tarafından yapılabilen isteğe bağlı düşük hizmetleri yönünden, mevzuat ve uygulamada karşılaşılan engelleri acilen gidermeye. Meslek örgütlerimizi ve uzmanlık derneklerimizi Sağlık Bakanlığı'nın bu çalışmalarını yakından takip etmeye davet ediyoruz."


(fk)