Unutulmaya yüz tutmuş sanat kadın eliyle yaşatılacak
09:09
Bêrîtan Elyakut/JINHA
AMED - Hızla ilerleyen teknolojiye karşı, geçmiş kültürün yaşatılması gerektiğine inanan ve bu nedenle Sümerpark'ta kurs açan eğitmen Akife Çiftçi, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sepet örme sanatının kurs ile yeniden hayat bulabileceğini dile getirerek, "Kadın emeğinin bir ürünü olan bu sanatı yaşatabilme adına tüm kadınları ve gençleri kursumuza bekliyoruz" dedi.
Büyükşehir Belediyesi Sümerpark bünyesinde kurs açan eğitmen Akife Çiftçi, söğüt dallarından sepet yaparak, geçmişteki üretim kültürünü yaşatmak ve bir sonraki nesille aktarmak için çalışmalarını yürütüyor. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte kaybolma tehdidiyle yüz yüze kalan sanatı yaşatmayı amaçlayan Akife, yıllar önce annesinden öğrendiği sepet örme sanatını yaşatmak adına kurs açmaya karar verdiğini anlattı. Akife, "Ben çocukluğumda mısır saplarından sepetlerin yapıldığını görmüştüm. Ulusal kıyafetlerle defile yaptık bu çalışmaları da orada kullandık. Sonrasında bunu yaşatalım ve günlük hayatımıza koymalım diye düşündüm. Kültürümüzün bir parçası olan bu çalışmanın yaşatılması adına kurs başlattık" dedi.
'Kadın markasıyla bir Pazar oluşturmak istiyorum'
İşe, kurs öğrencilerine sap toplamaları gerektiğini söyleyerek başladığını dile getiren Akife, "İki aylık kurs açtık. Bölgede ve Türkiye'de şuan sepet örme sanatına dair çok fazla bir çalışma yok. Bu nedenle sepet örme sanatını tanıtma ve halkın haberdar olmasını sağlamaya çalıştık" diye konuştu. Projeyi hayata geçirmesinin en önemli nedenine değinen Akife, kadınların sosyal yaşama katılımını ve kadın markasıyla bir pazar oluşturmayı hedeflediğini söyledi.
'Çalışmayı yaygınlaştırmamız gerekiyor'
Başlangıçta sadece lokanta ve kafe konseptlerine uygun çalışmalar yürütmeyi düşündüğünü; ancak zaman içinde bu fikrinin değiştiğini söyleyen Akife, "İlerleyen zamanda fark ettim ki geleneği sürdürmek sadece lokanta ile olmuyor. Bu sanatı yaygınlaştırmak adına kına sepetleri, bebek sepetleri, hediye paketleri yaparak bunu daha fazla insana ulaştırıp, tanıtabiliriz" ifadesinde bulundu. Sepet örme sanatını ne kadar fazla kadınla yaparlarsa o kadar fazla tanıtılacağına işaret eden Akife, "Kadın pazarını oluşturabiliriz. 70-80 yıllık bir örme sepet var elimde. Bu sanat neolitik dönemdeki kadınların izlerini taşıyor. Projenin devamı için bu çalışmaları yaygınlaştırmamız gerekiyor" diye konuştu.
'Örme sepetler ekolojik ve doğa dostu'
Örme sepetlerin ekolojik ve doğa dostu olduğunun altını çizen Akife, "Bir mobilya kullandığınız zaman en fazla 6 yıl sonra çürüyor. Mobilya oluşumu içinde binlerce ağaç katlediliyor; ancak örme sepet ya da masa motiflerinde bunlar gerçekleşmiyor. Doğayla dost olan ve teknolojik olanın alternatifi olarak bu kültürün yok olmasına izin vermemeliyiz" dedi.
'Kadınların iç dünyalarını yansıtıyor'
Örme sestalar (sini) yaptığını ifade eden Akife, sestaların tarihinin çok eskiye dayandığını ve kullanışlı olduğunu belirtti. Akife, sestaların doğal kök boyalarla boyandığını ve bu sanatla uğraşanların iç dünyalarını da yansıttığını dile getirdi. Kökü çok eskilere dayanan sepet örme, sepetçilik sanatının ambalajlama tekniğinin gelişmesiyle gerilediğini ifade eden Akife, "Eskiden malların piyasaya sürülmesi, tarım, bahçe, bağ ve balıkçılık ürünlerinin taşınması, pazara götürülmesi ve pazarlanmaları hep sepetle olurdu. Modern ambalaj sanayi ise bugün sepetçiliği kaldırmıştır. Buna karşılık, ince sepetçilik, özellikle lüks sepetçilik gelişti. Mobilyacılıkta sandalye ve koltuk yapımında da kendini gösterdi" diye konuştu.
'Kursumuz yeniden farkındalık yaratacak'
Unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sepet örme kursunun tekrardan bir farkındalık yaratacağına olan inancını yineleyen Akife, "Doğal sepetlerin tekrardan gün yüzüne çıkarılması ve bu geleneksel ürünlerin pazarlarda yer alması açısından yeni bir çalışma başlattık. Kadın emeğinin bir ürünü olan bu sanatı yaşatabilme adına tüm kadınların ve gençlerin kursumuza gelmesini istiyoruz" dedi.
"Kapitalist ekonomiye karşı alternatif ekonomi modelini hayata geçirelim" diyen Akife, doğanın kendilerine sunduğu ve doğaya zarar vermeyen ekonominin hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
(sg/ns/fk)

