Emine Ayna: Süreç seçime kurban edilmemeli

12:01

 


JINHA


AMED- DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yürütülen görüşmelerin geldiği noktayı oldukça anlamlı bulduklarını belirtek, özellikle Çözüm Heyeti ile Hükümet'in çözümün nasıl gelişebileceğine dönük 10 maddelik belirlemelerine ve ortak açıklamaya büyük önem verdiklerini söyledi.


DBP Parti Meclis toplantısının sonuçları, bölgede yürütülen seçim ittifakları ve seçim çalışmaları hakkında eş genel başkanlar Emine Ayna ve Kamuran Yüksek il binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantı öncesi DBP Siyaset Akademisi'nden mezun olanlara sertifakaları törenle verildi. Tüm Belediye eş başkanlarının katıldığı toplantıda ilk olarak konuşan DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, "27-28 Şubat tarihlerinde toplantı gerçekleştiren parti meclisimiz iki gün boyunca yoğun bir biçimde süreci tartışmış, komisyon çalışmalarını tek tek değerlendirmiş ve çeşitli kararlaşmalara gitmiştir" dedi.


'Görüşmelerin geldiği nokta oldukça anlamlı'


PKK'nin 1980'lerin başında askeri darbenin sonuçları ile birlikte Türkiye'yekarşı silahlı mücadeleye başladığına vurgu yapan Emine, "Irkçı, faşizan politikalar ve PKK'nin ezilen, sömürülen halklardan yana ideolojik yaklaşım belirlemesi silahlı mücadelenin Kürt halkı nezdinde güven uyandırması ve büyüyerek bir halk hareketine dönüşmesini sağlamıştır" ifadelerini kullandı. PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yürütülen görüşmelerin geldiği noktayı oldukça anlamlı bulduklarını belirten Emine, özellikle çözüm heyeti ile hükümetin çözümün nasıl gelişebileceğine dönük 10 maddelik belirlemelerini ortak açıklamasına büyük önem verdiklerini söyledi.


'İran Devleti Kürt halkı karşısında politikalarını değiştirdi'


Sürece ilişkin olarak 4 parça Kürdistan'ın durumunun değerlendirildiğine değinen Emine, İran devletinin Kürtlere karşı tutumunun değerlendirme konusu yapılarak çeşitli çevrelerin yorumladığı gibi esasta İran'ın Kürtlerini tehdit etmek amacında olduğu değerlendirmelerinin eksik olduğunu belirtti. Emine, "İran Devletinin Kürt halkı karşısında politikalarını değiştirdiği ve bu politikanın Kürtlerin kırımını esas alan bir politika olduğu tespiti yapılmıştır. Bu anlamda İran Devletinin Kürdistan özgürlük mücadelesi karşısında bir tavrın bir duruşun sahibi olduğu tespiti yapılmıştır. Yaşanan idamlar karşısında sessiz kalınmaması bunun için gerekli yerlerde çeşitli eylemlerde, girişimlerde bulunulması kararlaştırılmıştır" diye konuştu.


'DAİŞ karşısında gelinen aşama olumludur'


Emine, Rojava'da gelişen sürecin Kürt halkı açısından olumlu olarak değerlendirildiğini ve orada kurulan özerk yönetimlerin oluşturuluyor olmasının önemli bir aşama ve ilerisi için bir yönetim modeli olarak değerlendirilebileceğini ifade etti. "DAİŞ karşısında yaşanan tüm vahşete karşı gelinen aşama olumludur" diye konuşan Emine,  Rojava'da yaşayan diğer bölgesel güçlerle yaşanan kimi anlaşmazlıkların esasta ulusal birliğe gelmemenin sonuçları olarak açığa çıktığını söyledi. Emine, "Türkiye açısından en çok değerlendirme konusu olan ''çözüm süreci'' olmuştur. Hükümetin bu süreçteki tavrı ve pratiksizliği yoğunca değerlendirilmiş, çeşitli tespitlerde bulunulmuştur. Hükümetin tavrının ve tutumunun tekçi anlayışı aşamayan kendi iktidarını güçlendirmek ve korumak için çeşitli söylemlerde bulunduğu aşikardır" şeklinde konuştu.


'Süreç seçime kurban edilmemeli'


Sürecin seçime kurban edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Emine, demokratik siyaset adına atılması gereken adımların hızla atılması gerektiğine vurgu yaptı. Emine, "İç güvenlik paketi gibi devletin otoriterliğinin güvenliğini alan değil, halkların siyaset yapma özgürlüğünün, demokrasinin güvenliğini alan demokratikleşme paketleri hızla gündeme gelmelidir. Bu önemli gelişmeler ışığında 8 Mart ve Newroz çalışmalarımızı en kitlesel ve demokratik barışçıl çözümün devlet tarafından adımlarının atılması yönünde en kararlı etkinliklerimiz olacağını belirtiyoruz" diye belirtti. 


'Cumhurbaşkanı'nın kendisini korumaya alması düşündürücü'


Çözüm süreci denilen sürece teknik boyutlarda girildiği ancak içeriğinin henüz doldurulmadığının tespitinin yapıldığını dile getiren DTK Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksel ise sürecin umut verici boyutlarını kendi içerisinde barındırmakla birlikte zaman geçtikçe bu umutların halk cephesinden kırılmaya başladığının açık olduğunun altını çizdi. Kamuran, Müzakere sürecine geçilmek istenilmesi halinde hükümetin derhal sürece uygun adım atması gerektiğini vurguladı.


'Seçim çalışmalarına büyük bir ciddiyetle yaklaşacağız'


Kamuran, eğitim çalışmalarının değerlendirildiğini ve birçok yerde yeni akademilerin açılmış olmasını olumlu olarak değerlendirdiklerini söyledi. "Örgütlenme komisyonumuz bu süre zarfında ilçe kongrelerini de tamamlamış, Öcalan'a Özgürlük imza kampanyasını başarıyla tamamlamış, sonuçlarını mitinglerle deklare etmiştir" diyen Kamuran, örgütlenme komisyonunun en temel çalışmasının ileriki süreçte seçim çalışması olması olacağının kararlaştırıldığını belirtti. Kamuran, yaklaşan seçim sürecinde de DBP'nin bileşeni olduğu HDP'nin seçim sürecinden zaferle çıkabilmesi için seçim çalışmalarına büyük bir ciddiyetle yaklaşacağını ve tüm alanlarda demokrasi, barış ve özgürlük yanlılarının taleplerine cevap olabilmenin mücadelesini yürüteceklerinin altını çizdi.


'AKP'nin yaratmak istediği Kemalizm rejimidir'


Kamuran son olarak, yüzde 10 barajına rağmen seçimleri kazanacaklarını ve başarıyı elde edeceklerini dile getirerek, "AKP'nin etrafında yaratmak istediği tekçi rejim yıkılacaktır. AKP'nin ve Cumhurbaşkanın yaratmak istediği Kemalizm rejimidir. Bu seçimle birlikte Türk toplumunun buna son vermesini bekliyor ve müsaade etmeyeceklerine inanıyoruz. DBP olarak seçim sürecinde seferberlik ruhuyla çalışma yürüteceğiz" dedi.


(be-ae/fk)