Gebze'de kadın tutsaklara taciz ve fiziki saldırı
12:23
JINHA
KOCAELİ - Gebze M Tipi Kadın Cezaevi'ndeki tutsaklar, bir süredir cezaevi idaresinin izlemiş olduğu "sürekli sorun" ve " sürekli gerilim" stratejisinin de sonucu bir dizi keyfi uygulama, hak ihlali ve saldırılara maruz kaldıklarını duyurdu. TKP/ML-TİKKO, MKP, DHKP-C ve MLKP davası tutsakları adına yapılan ortak açıklamada; taciz saldırılarına maruz kaldıkların ve tedavi haklarının engellendiğini, mahkemeye götürülürken fiziki saldırılara maruz kaldıklarını ve can güvenliklerinin olmadığına dikkat çekildi.
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde bulunan Gebze Kadın Cezaevi'nde tutsak kadınların keyfi uygulamalar ile saldırılara maruz kaldığı ve cezaevinde hak ihlalleri yaşandığı belirtildi. Gönderdikleri mektupta, bir süredir cezaevi idaresinin izlemiş olduğu "sürekli sorun" ve " sürekli gerilim" stratejisinin de sonucu bir dizi keyfi uygulama, hak ihlali ve saldırılara maruz kaldıklarını anlatan TKP/ML-TİKKO, MKP, DHKP-C ve MLKP davası tutsakları, tedavi haklarının engellendiğini ve mahkemeye götürülürken fiziki saldırılara maruz kaldıklarını belirtti.
'Keyfi üst arama'
Tutsak kadınlar adına gönderdiği mektubunda duyarlılık, destek ve dayanışma beklediklerini belirten TKP/ML dava tutsağı Fadime Özkan, hastaneye götürülürken asker araması dayatmasıyla karşı karşıya kaldıklarını dile getirerek, "Bir kadın hapishanesi olan bu hapishanede; hiçbir kadın hapishanesinde ve kadın tutsakların bulunduğu hapishanelerde olmayan bir uygulama ile bizlere, hastane ve mahkemelere giderken hapishane görevlisi gardiyanların yaptığı üst aramasına ek olarak, bir de asker araması dayatılıyor. Asker araması hem keyfi bir uygulama olduğu için, hem de asker dış güvenlikten sorumlu olduğu ve hapishanede yapılan arama onun görevli olmadığı için. Yüne askerin bu ülkede militarizmin ve erkek egemenliğinin üretildiği merkezlerden biri, en önemli temsilcilerinden olmasından dolayı hem de bu uygulamanın hapishaneyi kışla, bizleri de kendi 'erleri' olarak gören askeri faşist zihniyetin bir ürünü olmasından dolayı kabul etmiyoruz" diyor.
'Taciz saldırısı'
Mektubunda, askerin kadın ya da erkek olmasının bir anlamı olmadığına işaret eden Fadime, askeriyedeki kadınların da zihniyetleriyle, davranışlarıyla "erkekleştiklerine" tanık olunduğu kaydediliyor. Kadın askerler tarafından gerçekleştirilen taciz saldırılarına maruz kaldıklarını belirten Fadime, mektubunda şöyle anlatıyor: "Asker aramasını kabul etmediğimiz için hastane sevklerimiz olduğunda asker tarafından 'o zaman ben de götürmüyorum' denilerek hastaneye götürülmüyoruz ve tedavimizi engelleniyor. Mahkemelere ise 'kapı altı' diye tabir edilen hapishanenin çıkış bölümüne geldiğimizde önce hapishane personeli (gardiyanlar) müdürlerin talimatıyla saldırıp bizleri tek tek karga tulumba biçiminde askere veriyor. Devamında asker 'arama' adı altında darp ediyor, yere yatırıp üzerimize çökerek, oturarak benzeri içimlerde nefessiz bırakmak şeklinde işkence ediyor. Yine bu pozisyonda (yere yatırılmış) arama bahanesiyle cinsel taciz ederek, tekmeler, yumruklamalar, saçlardan tutup çekmek sürüklemek gibi şiddet biçimlerinin altında bizleri karga-tulumba ringe atıyorlar."
'Mahkemeye giderken işkence'
Tüm bu yaşananların yanı sıra haklarında tutanak tutulup, disiplin cezalarının verilerek, iletişim, ziyaret gibi haklarının gasp edildiğini belirten Fadime, "Hangi tarihlerde, hastane sevkleri olduğu halde kimlerin götürülmediğini, arkadaşların tek tek adlarını sayıp yazmayacağım; ama son süreçte birçok arkadaşımız ciddi sağlık sorunları olmasına rağmen asker aramasını kabul etmediği gerekçesiyle hastaneye götürülmediler" ifadesinde bulunuyor. 9 ve 16 Şubat tarihlerinde Gebze Adliyesi'ne mahkemeye götürülürken, gardiyanların ve askerin saldırısına maruz kaldıklarını dile getiren Fadime, her 2 saldırı sonrasında da kurum doktorunun darp raporu tuttuğunu kaydetti.
'Can güvenliğimiz yok'
Saldırıların can güvenliklerinin olmadığını gösterdiğine dikkat çeken Fadime, "Öyle ki 9 Şubat'ta yaşadığımız saldırıda kafasından darbe alan arkadaşımız Zeynep Gonca Karakoç saldırının bir gün sonrasında baygınlık geçirmiştir. Yine 16 Şubat tarihinde gerçekleştirilen saldırıda da kalp bölgesine aldığı darbeden dolayı (asker yumruk atmıştır) arkadaşımız Özlem Aydın nefes alamama sorunu yaşayıp, fenalaşmış ve doktor gelip müdahale etmek zorunda kalmıştır" diyor. Saldırıların siyasal kimliklerine, devrimci değerlerine yönelik gerçekleştirilen ırkçı, faşist saldırırılar oluduna vurgu yapan Fadime, mektubunda şöyle devam ediyor: "Dertlerinin arama olmadığını, askerin özellikle arama saldırısı esnasında kullandığı ifadelerle de açık etmektedirler. Örneğin bir arkadaşımıza saldırırken asker 'sen devleti tanımazsın öyle mi?' diyerek cinsel tacize yönelmişler. Yine bir arkadaşımıza 'sen kim bilir kaç insan öldürdün' diyerek saldırmışlardır. Yine başka bir arkadaşımıza 'hadi bakalım ne yapacaksın' deyip uzun olan saçlarını boynuna dolayarak boğmaya çalışmışlardır."
Duyarlılık çağrısı
Mektubunda destek çağrısında bulunan Fadime, "Dostlar 'asker araması' saldırısına bu hapishane de 2013'ün sonları ve 2014'ün başlarında da maruz kalmıştık. O dönem direnişimiz ve dışarıdaki duyarlı kamuoyunun desteği sayesinde bu saldırıyı geri püskürtebilmiştik. Ancak aradan bir yıl geçmişken asker-hapishane idaresi ortaklığı ile aynı saldırı yeniden gündeme getirildi. Bugün de bu saldırıyı tekrar püskürtebilmemiz için sizlerin desteği, dayanışması önemli bir yerde duruyor. Bunun için sizleri, sesimize ses katmaya, bizlere destek olmaya ve dayanışmaya çağırıyoruz" ifadesinde bulunuyor.
Kadın tutsakların dile getirdiği konulara ilişkin aradığımız Gebze M Tipi Kadın Cezaevi idaresi ise konuya ilişkin görüş belirtmek istemedi.
(ns/fk)

