Küçük yaşta Kobanê'de sembolleşti
09:09
Nurcan Yalçın / JINHA
AMED - Dünya devrim tarihinde direnişiyle sembolleşen Kobanê'de DAİŞ çeteleri tarafından 14 yoldaşıyla beraber katledilen 17 yaşındaki YPJ'li savaşçı Amine Özbahçıvan (Siyadem Faraşin) giderken arkasında Kürtler için dünyanın en değerli mirası olan özgürleşmiş toprakları bıraktı. Çocukların özgürce koşup oynadığı Kobanê toprakları şimdi Amine ve arkadaşları kokuyor.
Tüm dünyaya Kobanê direnişiyle adını duyuran Kürtlerin direniş zaferi devam ediyor. Genç kadın ve erkeklerin güler yüzlü duruşu ve devrime olan inancı dünyanın her noktasında konuşulurken, Rojava devrimiyle beraber Kürt kadınlarının öncülüğünde kadın mücadelesi de dünya çapında daha da büyüyerek kadınların özgürlük haykırışına dönüşmeye vesile oldu. Dünyanın yeni umudu haline gelen Rojava devriminin kahramanlarının birçoğu özgürlük uğruna canını feda ederken geriye, kahkahayla devrime koştukları özgürleşen Rojava topraklarını bıraktı. YPG/YPJ'li kahramanlara, geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren usta kalem Yaşar Kemal'in bir şiirinde dizelediği gibi, "O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler…"
En büyük miras
Kobanê direnişi sırasında 13 Ocak 2015 tarihinde henüz 17'sini tamamlamadan DAİŞ çeteleri tarafından 14 savaşçı arkadaşıyla katledilen YPJ'li Amine Özbahçıvan (Siyadem Faraşin) da kahraman kadınlardan biri oldu. Direnişin tarihinin yazıldığı Kobanê'de 14 yoldaşıyla beraber o güzel atlarına binip giderken, geriye ise dünyanın en değerli mirasını bıraktı. Şuan sınır kapısını aşa aşa binlerin evine koşarak akın ettiği Kobanê toprakları, Amine ve yoldaşlarının en büyük mirasıdır.
'Bir mezar taşı yok'
Her Kürt gibi kendisini de devrim saflarında görmek isteyen Amine, okulunun son yılındayken dahi bitirmeyi beklemeden direniş mevzilerinde yerini aldı. Katıldığı ilk günden kararlılığıyla arkadaşlarını kendisine hayran bırakan Amine'nin mücadeledeki azmi Kobanê topraklarının kurtarılmasındaki ısrarı bize bir kez daha gösterdi. DAİŞ tarafından 14 yoldaşıyla beraber katledilen Amine ve yoldaşlarının cenazeleri hala bulunamazken, annesi Hayat Özbahçıvan (39),"Kızımım bir mezar taşı bile yok. Bir parçası da olsa bana getirsinler gider başında oturur onunla hasret giderirdim" diyor.
'Hep ön saflardaydı'
Amine'nin okul arkadaşı Zilan Bayhan ise Amine'yi şöyle anlatıyor: "Onu çocukluğundan bu yana tanırdım. Daha çocukken dahi her eylemde ön saflarda yer alırdı. Tam bir lider havası vardı onda. Her eylemde bize, 'önden ben giderim, ardından sizinle deneyimlerimi paylaşırım' derdi. Mücadele etmeyi çok severdi. Eylem ve yürüyüşlere katılmak onu çok mutlu ederdi. Son zamanlarda durgun bir hali vardı. Bize her zaman, 'bir gün ben ölürsem üzülür müsünüz?' diye sorardı. Neden böyle sorduğuna anlam veremezdim. Çünkü daha yaşı çok küçüktü, o nedenle katılım yapacağını hiç düşünmezdim."
'Amine çok küçüktü ama fikirleri çok büyüktü'
Zilan, "Gittiğini duyduğum zaman şok olmuştum onun gidişiyle sanki hayatımdan bir parça eksildi. O benim çocukluk arkadaşımdı, beraber büyümüştük. Paylaştığımız çok şey vardı. Yediğimiz içtiğimiz ayrı geçmiyordu. Onun için çok özleyeceğim. Ölüm haberini alırken inanmadım. Amine çok küçüktü ama fikirleri çok büyük ve anlam yüklüydü" sözleriyle konuşmasını sonlandırıyor.
(ae/zd)

