Kürt Kadın Hareketi'nin 40 yıllık serüveni

09:02

 


Deniz Fırat/JINHA


HABER MERKEZİ - Tüm dünyada adından Jineoloji bilimi önerisi ve öz savunma modeli ile söz ettiren Kürt kadınlarının 40 yıllık mücadele mirası kaynağını dönüşüme olan inanç ve direniş kültüründen alıyor. 1970'lerde ilk adımlarını, 1980'lerde ilk örgütlenmesini, 1990'larda ilk serhıldan, ordulaşma ve siyaset deneyimini, 2000'lerde kota ile siyasette aktif olma kanallarını açan Kürt kadınları, eş başkanlık sistemi KJA ile "cinsiyet özgürlükçü" paradigmanın adım adım uygulayıcısı oluyor.


Tüm dünyada gerici çetelere karşı YPJ'nin verdiği özgürlük direnişi ile gündeme gelen Kürt kadınlarının 40 yıllık mücadelesi yeni yeni görünür olmaya başladı. Oysa insanlığa ilk beşiklik eden topraklarda tarihten günümüze Kürt kadınlarının direnişi ve özgürlük arayışı 1970'lerde ivme kazandı. 1970'lerde PKK Lideri Abdullah Öcalan önderliğinde Ankara'da küçük bir öğrenci grubunda başlayan uyanış aynı zamanda kadın devrimi olarak tarih sayfalarına not edildi. Paris'te 9 Ocak 2013'te iki kadın yoldaşıyla birlikte katledilen Sakine Cansız'ın yaşamı ve kavgası Kürt kadın hareketinin temellerini attı. 1970'lerde 'Apocular' olarak örgütlenen Kürt Özgürlük Hareketi içinde çok sayıda kadın yer aldı. 27 Kasım 1978'te yapılan PKK'nin birinci kongresine Sakine Cansız ve Kesire Yıldırım katılan iki kadın oldu.


İlk yaşamını yitiren kadın sempatizan ve ilk komutan


Dersimli PKK sempatizanı Nuray Erenler 1976 yılında sağcı bir grubun saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. 1980'lerden sonra gerilla saflarına katılan kadınlar da var. Hanım Yaverkaya ilk gerilla komutanı olarak yaşamını yitirdi. Mücadelede 1981 yılından Besê Anuş, yaşamını yitirdi. Ardından belirli aralıklarla Azime Demirtaş, Türkan Derin, Sakine Kırmızıtaş, Sultan Yavuz, Rahime Kahraman, Çiçek Selcan, Necla Çelik, Ayşe Öğretmen, Saime Turgut, Binevş Egal, Saime Aşkın ve Geyik Yetim yaşamını yitiren kadın kahramanlar oldu. PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 1986-1987 çözümlemeleriyle birlikte kadınların aktif mücadeleye katılımı daha da arttı. 1986 yılında PKK'nin III. Kongresinde PKK'nin kadın cephe örgütlenmesi Yekîtiyê Jinên Welatparezên Kurdistan (YJWK) kuruldu.


Serhıldanlar ve nicel ve nitel büyüme


1990'larda PKK'nin toplumsallaşması sonucu Kürdistan'da ilk olarak 1989'da kadın öncülüğünde Nusaybin kentinde halk serhıldanları gelişti. Aynı süreçte Cizre'de de serhildanlara öncülük yapan Binevş Ağal, (Berivan) katledildi. Serhıldanların öncüsü olan Berivan'ın ardılları hem  kentlerde öncülük misyonu aldı hem de PKK saflarına kitlesel katılmaya başladı.


Özgür Kadın Ordulaşması: YAJK


1990'larla birlikte gerilla saflarına binlerce kadının katılımı nicel ve nitel bir birikimi yarattı. Bu gelişme Kürdistan'da Kürt kadınları açısından özellikle gerilla içerisinde yeni bir örgütlenmeyi gerekli hale getirdi. Bunun üzerinden 1993'te gerilla güçleri içerisinde ilk özgün kadın birliklerinin oluşumuyla kadın ordulaşmasına giriş yapıldı. İlk ordulaşma aşamasında kadının geleneksel şekillenmesi, feodal toplum özelliklerinin etkisi, kadının kendi özgüvenine dayalı örgütlenmesi ve mücadele etmesinde zorlanmalara yol açtı. Ancak Kürt kadınlarının özgürlük inancı, arayışı, öz güce dayanması ve özgün örgütlenmenin yarattığı güven hızla ideolojik, askeri, siyasal, sosyal açıdan örgütlenmenin gelişmesini sağladı. 1995 yılına gelindiğinde I. Kürdistan Kadın özgürlük Kongresinde Yekitiya Azadiya Jinen Kurdistan (YAJK) adıyla birlik örgütlemesine gidildi. YAJK'la birlikte Kürt kadınlarının ulaştığı düzeyin diğer kadınlarla ortaklaştırılması amacıyla uluslar arası alanda kadın özgürlüğü için mücadele eden kadın hareketleriyle ittifak arayışları geliştirildi. YAJK1995'de Pekin'de yapılan BM Kadın konferansına katıldı.


'Kadın kurtuluş ideolojisi'


Edinilen bilinç ve tecrübeyi daha da ilerletmek için 1997'de PKK Lideri Önderi Abdullah Öcalan, erkek egemenlikli sistemden, köle kadın kişiliğinden kurtulma mücadelesini içeren 'kopuş teorisini' kadınların gündemine koydu. Teori ise 8 Mart 1998'de 'Kadın kurtuluş ideolojisi' adıyla deklare edildi.


Kadın partileşmesi: PJKK-PJA 


8 Mart 1999'da Kürdistan İşçi Kadın Partisi (PJKK)'nin kuruluşuyla kadın partileşmesine gidildi. İlk kadın partileşmesi, erkek egemenlikli uygarlık sistemini ve onun her türlü biçim ve uygulamalarını sorgulamada yeni bir bakış açısı kazanmanın başlangıcı oldu. Kadın partileşmesi mücadelenin gelişimine paralel olarak toplumda açığa çıkan aydınlanma ve bilinç düzeyine göre içerik ve biçim olarak çeşitli değişimlerle gelişimini sürdürdü. Değişimin devam olarak PJKK, adını değiştirdi ve 2000'de Kadın Özgürlük Partisi (PJA) örgütlenmesiyle evrensel sorumluluğu üstlendi. PJA dünya kadınlarıyla ortaklaşmak üzere Kadın Toplumsal Sözleşmesini hazırladı ve 2000'li yıllarda katıldığı kadın etkinlikleri ve organizasyonlarında diğer kadınların görüşlerine sundu. Dünya Kadın Anayasa tartışmalarına ise hazırladığı bu Toplumsal Sözleşme taslağıyla katıldı.


PAJK'a dönüşümü ve KJB örgütlenmesi


2004'te Partiya Azadiya Jin a Kurdistan (PAJK) ile kadın partisi örgütlenmesini daha da genişleterek Kürt Özgürlük Hareketinin çeşitli örgütlenme alanlarında yer alan kadın gücünün çatı partisi rolünü üstlendi. Nisan 2005'te dört parça Kürdistan'ın yanı sıra, yurtdışındaki kadınların örgütlülüğünü kapsayan Yüce Kadınlar Topluluğu (KJB) çatı oluşumuyla kadınların konfederal örgütlenmesinin kuruluşuna gidildi. Aynı dönemde Özgür Kadın Birlikleri- Yekinén Jina Azad (YJA Star) çatı örgütünün örgütsel alandaki mücadele perspektifini benimsedi ve parçası oldu.


KJK kuruluşunu ilan etti


KJB 2014 yılında gerçekleştirilen kongreyle konfederal örgütlenme çıtasını biraz daha yükselterek, Komalen Jinan Kurtistan (KJK)  adını aldı.  KJK amacını sitesinde, "KJK yeni mücadele stratejisiyle birlikte toplumsal alana öncelik verirken, kadının ve halkın kendi öz demokratik sistemini oluşturmasına stratejik değer biçmektedir. Toplumsal alanın özgürleştirilmesi ve bu yolla halkın demokratik yaşam alanının genişletilmesini esas almak, devleti bu yaşam alanı karşısında duyarlı olmaya iten bir siyaset anlayışını geliştirmek temel bir program ilkesidir.  Devletin tekelinden çıkardığı ataerkil-devletçi toplum yapılanması üzerinde kendi iktidarını yükseltmek ya da iktidarı ele geçirerek topluma üstten dönüşümü dayatmak yerine -ki bu hem demokrasinin tanımına hem de toplumun var oluş yasasına aykırıdır- toplumsal örgütlenmelerle toplumun iradesini açığa çıkararak özne olmasını sağlamak, KJK'nin kendisine yeni siyasette öncülük olarak belirlediği misyonun en temel ilkelerindendir" diye özetliyor.


Jineoloji bilimi önerisi


PKK Lideri Abdullah Öcalan Özgürlük Sosyolojisi kitabında "Kadının, toplumsal doğanın hem fizik hem de anlam olarak en geniş bölümünü teşkil ettiği tartışma götürmez. O zaman neden çok önemli olan bu toplumsal doğa parçası bilime konu edilmesin?" diyor. Bundan hareketle kadınlar tüm dünyaya Jineoloji bilimini önerdi. Bu ihtiyaca ilişkin yapılan tartışmalarda "Kadının varlığı, toplumu, bilimi, sanatı, kültürü, yapısı, rengi bilinmemektedir, tanınmamaktadır. Şimdiye kadar da buna ihtiyaç duyulmamıştı. PKK Lideri Abdullah Öcalan da her şeyin biliminin olduğunu neden kadının da bir biliminin olmadığını belirtir. Onun için de her şeyden önce bu bilim hem kadının hem de kadının yarattığı toplumunun varlığını tanımlayacak, bunu tekrar topluma kazandıracaktır. Doğal toplumdan günümüze kadar kadının direnişi her zaman var ola gelmiştir. Ancak bunlar bir yerde toplanmamıştır. Biz erkek egemen zihniyete karşı mücadele yürütmek istiyoruz. Bunun için de kadının edindiği bilgileri bir potada toplamak istiyoruz. Her şeyden önce jineolojinin amacı kendini kadın varlığıyla ifade etmektir. Kadının toprakla, çocukla, doğayla, toplumla, erkeklerle, özellikle toplumla doğru bir ilişki yakalayabilmesi için yaşanan tahribatları ve sorunları tespit edebilmesi de gerekir" diyor.


Kürt kadının sesi TBMM'de


Kürt kadın hareketinde yaşamını yitiren kadınların direnişçi ruhu 1990'larla birlikte siyasal parti çalışmalarına yansıdı. Partiler, dernekler, sendikalar ve meslek odalarında Kürt kadınlarının sesleri yükselmeye başladı. Kürt kadınları artık örgütlü mücadele saflarında, toplumun içerisinde mücadele saflarını geliştirdi. Kürt kadın hareketi genel çalışmaların içerisinden çıkarak ilk 1990 yılında Yurtsever Kadınlar Derneğini (YDK) kurdu. 1991 yılında SHP-HEP ittifakı ile Meclis'e giren vekillerin arasında yer alan Leyla Zana TBMM'de Kürtçe yemin etti. HADEP'in kurulmasının ardından ise 1997 ile birlikte 'Kadın Komisyonu' kuruldu, daha sonra1999'da bu örgütlenme 'Kadın Kollaşmasına' dönüştü. HADEP 1999 yılında ilk defa Kadın Kolları Konferansı yaptı. Bu konferanslarla siyasal alanda irade haline gelen Kürt kadınları 1999 yılında gerçekleşen yerel seçimlerde ilk kez üç kadın belediye başkanını seçti. Büyüyen, çoğalan, güçlenen kadın gerçeğiyle kadınlar 2000'li yıllarda ilk kez siyasi parti içerisinde kadın kolları örgütlenmesine giderek on binlerce kadının katılımıyla kongre gerçekleştirdi. PKK'deki kadın gelişimi ve beraberinde siyasal alandaki dönüşümü sivil toplum örgütlerinde de kadınların örgütlenmesini güçlendirildi. Onlarca kadın derneği ve kadın danışma merkezi açıldı.


Yüzde 40 kadın kotasını uyguladı


Kürt kadın hareketinin güçlü örgütlenme ve güçlü tartışmaları, güçlü kararları da beraberinde getirdi. 2002 genel seçimlerinde Türkiye metropolleri ve Kürdistan'daki adayların listelerinde ilk sıralarda kadın adaylar yer aldı. 2003'de oluşturulan Kadın Koordinasyonuyla,  kolektif akıl ve kolektif irade zemini Kürt kadın hareketinde güçlendirildi. Kürt kadın hareketinde 2004 yerel seçimlerinde demokratik siyasette yüzde 40 kadın kotasının benimsenmesi önemli bir adımdı. 2004 yerel seçimlerinde, erkek belediye başkanlarının olduğu yerlerde kadın belediye başkan vekilliklerin bulunması kararı alındı. Aynı dönemde kadınların belediye başkanlığı yaptığı yerlerde toplu sözleşmelere konulan 'kadına yönelik şiddete karşı yaptırım' hükümleri yurt içinde ve yurt dışında büyük yankı uyandırdı. Dönemsel olmayan ve hiyerarşiyi de içermeyen; uzun soluklu, demokratik katılımcılığı esas alan bir model arayışı karşılığını 2004 Eylül'ün de İstanbul'da gerçekleştirdikleri konferansla buldu ve Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) kuruldu.


Kotadan eş başkanlık sistemine


2005'te DTP'nin aldığı "Eş genel başkanlık" kararı tarihi bir adımdı. DTP'nin, 2007 Genel Seçimleri'ne bağımsız "Bin umut adayları" ile girmesi ve parlamentoda sekizi kadın yirmi iki milletvekili ile grup kurmasının ardından Türkiye siyaseti ve demokratik muhalefet alanına damgasını vurdu. DTP'nin kapatılmasıyla kurulan BDP'de "Eşit temsiliyet" kararı ve nihayetinde dünyanın gündemine oturan 2014 Yerel Seçimleri'nde "Yerel yönetimlerde eş başkanlık" kararı Kürt kadınlarının kadın mücadelesine armağanı oldu.


KJA'ya dönüşüm ve kongreleşme


Geçtiğimiz ay gerçekleştirilen 1. Kadın Konferansı ise Kürt kadınlarının dönüşüm çizgisinde yeni bir ivmeyi ortaya çıkardı. Alınan karala konfederal örgütlenme sisteminde kongreleşen kadınlar Kongreya Jinen Azad'ı (KJA) kurdu. Milyonlarca üyesi ve yüzlerce dernek, siyasi parti ve sivil toplum örgütünün çatı örgütü olan KJA yeni bir model olarak adından söz ettiriyor.


(fk)