BM: Cinsiyet eşitliği bu hızla giderse en az 81 yıl sonra!
15:05
JINHA
HABER MERKEZİ - BM Pekin Platformu'nun 20. yıl toplantıları öncesinde Şili'de gerçekleştirilen konferansa katılan dünyanın farklı ülkelerinden kadınlar, cinsiyet ayrımcılığının tüm dünyada alarm verici boyutlara ulaştığına dikkat çekti. BM'nin hazırladığı rapora göre ise "Cinsiyet eşitliği değişimi yavaş devam ediyor ve sadece iş yaşamında cinsiyet eşitliğine ulaşmak 81 yıl sürecek. Kadın ve erkeğin eşit işe eşit ücret almasının sağlanması 75 yıl sürecek. Yine karar mekanizmalarında cinsiyet eşitliğinin sağlanması en az 30 yıl sürecek."
1995 yılında 8-20 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen BM Pekin Deklarasyonu Platformu ve Eylem Planı'nın (Beijing Declaration and Platform for Action), (Pekin+5) 20. yıl toplantısı New York'ta gerçekleştirilecek. 12 kritik kararla BM'deki kadının insan hakları gündemini belirlemekte etkili olan Pekin Platformu'nun 20. yıl toplantısında dünyanın birçok ülkesinde kadın aktivist ve sivil toplum örgütü temsilcileri katılacak. Toplantının ardından New York'ta ayrıca ülkelerin kadın politikalarının tartışılacağı 59. BM Kadın Statüsü Komisyonu Konferansı toplantısı olacak. Konferansa Pekin Deklarasyonu'nun imzalayan her ülkeden ilgili bakanlar rapor sunacak. Bunun yanı sıra sivil toplum örgütü çalışanları ve kadın aktivistler başka bir toplantıda tecrübelerini paylaşarak gelişmeleri değerlendirecek.
Eşit işe eşit ücret en az 75 yıl sürer
Konferansa hazırlık için 28 Şubat'ta Şili'de 60 ülkenin katılımı ve BM Genel Sekreteri Ban Ki Mun'un katılımı ile toplantı yapıldı. Toplantının ardından yapılan açıklamada şöyle denildi: "Değişim aynı yavaşlıkla devam ediyor ve sadece iş yaşamında cinsiyet eşitliğine ulaşmak 81 yıl sürecek. Kadın ve erkeğin eşit işe eşit ücret almasının sağlanması 75 yıl sürecek. Yine karar mekanizmalarında cinsiyet eşitliğinin sağlanması en az 30 yıl sürecek."
Meksika'da yerli kadınlara ayrımcılık
Konferansa katılan kadınlar ülkelerindeki ayrımcılığı anlattı. Cimac Kadın Haber Ajansı'nın konuştuğu yerli kadın aktivistlere göre Meksika'da dışarıdan olumluya benzeyen iş hakları, kadına karşı şiddet hukuku ve eğitim değişimler yerli kadınlar için uygulanmıyor. 11 yaşında memleketi Oaxaca'dan ülkenin ABD sınır kenti Tijuana'ya göç etmek zorunda kalan yerli kadın işçi ve aktivist Laura Maritza Vázwuez Avendaño'ya göre, eşitlik sağlamakla amaçlanan yasalar, anadil haklarını kapsamıyor ve yerli kadınlar ayrımcılığa maruz kalıyor. Yucatanlı yerli olan ve Tam Yerli Gelişim İçin Alternatif Merkezi üyesi Russy de Rosalba Chay Tucuch'a göre, yargı sisteminde tercüman olmadığı için yerli kadınlar şiddete maruz kaldığı zaman başvuracak yeri yok. Dolayısıyla çoğu anadili İspanyolca olmayan yerli kadınlar için Meksika'daki kadına karşı şiddete karşı politikaları uygulanmıyor.
Nepal'de çocuk evlilikler
Uluslararası Af Örgütü'yle konuşan Nepalli kadın doktor Renu Adhikari, 24 yıldır kadın sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor ve Nepal'ın Kadın Rehabilitasyon Merkezi kurucularından. Renu, Nepal'de rahim sarkmasının çocuk evlilikten dolayı çok yaygın olduğunu söyledi. Renu, "13 yaşta zorla evlendirilen 19 yaşına geldiğinde 4 kere hamile olduğu, 2 kere düşük yaşayan bir kadınla tanıştım. Kadın genç yaşta hamile kaldığı için rahim sarkması yaşadı ve eşi durumu öğrenince ondan boşanarak başka bir kadınla evlendi. Kadın rahmini tutmak için plastik terlik kullanıyordu" dedi. Bu olaydan sonra kadına karşı şiddet, çocuk evlilikleri ve kadınlar için sağlık eşitsizliğine karşı kampanya yürüten Renu, Pekin Platformu'na katıldı. Renu Pekin Platformu'nu, "Kadın bakanlığı kurduk ama beş yıl sonra boşa çıktı. Kadın hareketinin örgütlü siyasi boyutunun etkisi azaltıldı. BM Binyıl Kalkınma Hedefleri, Pekin Platformu'nun kadınla ilgili amaçlarının etkisi azalttı. Mesela Nepal'da kadın projeleri yapmacıklık olarak kaldı. Sistemik siyasi ve yapısal sorunlar ele alınmadı. Buraya, şuraya kadın atamak eşitlik anlamına gelmez" diye eleştirdi.
Avrupa'da ayrımcılık devam ediyor
Konferansa sunulan Avrupalı Kadın Lobisi'nin (AKL) hazırladığı rapora göre cinsel ayrımcılığın bittiği yer olarak düşünülen Avrupa'da kadına karşı ayrımcılık devam ediyor. Avrupalı kadınların yüzde 30'u erkek şiddetine maruz kalıyor. ve kadınlar erkeklerden ortalama yüzde16 daha az maaş alıyor. Aynı zamanda kadınların sosyal güvencesi az ve parlamentoda temsiliyeti yüzde 27'yi geçmiyor.
AKL Genel Sekreteri Joanna Maycock'un Euractiv haber sitesine verdiği röportajına göre; kadın eşitliğiyle ilgili AB politikaları son yıllarda tehdit altında. Aşırı muhafazakar ve faşist partiler özellikle kadınla ilgili yasalar ve politikalar hedef alıyor. Joanna, "kemer sıkma" denilen Avrupa'da uygulanan ekonomik politikalarının ağırlıkla kadına karşı bir saldırı olduğunu vurguladı. Kadınlar daha yüksek oranda kamusal kurumlarda çalıştığı için daha yüksek oranda işten atılıyor. Joanna da, sosyal programları olmadığı takdirde kadınlar yakınları ve ailelerine bakmak zorunda kalıp işten ayrıldığı için kemer sıkma politikalarını kadınları evlerine kapatmaya neden olduğunu söyleyerek, kadın ekonomik eşitsizliğinin acilen son vermesi çağrısında bulundu.
Pekin Platformu nedir?
Birleşmiş Milletler 1975 yılından başlayarak kadın hakları konusunda dünyadaki devletleri, uzmanları ve sivil toplumu bir araya getirebilmek için dört dünya konferansı düzenledi. Meksika (1975), Kopenhag (1980), Nairobi (1985), Pekin (1995). Bu konferanslardan sonuncusu olan Pekin Konferansı'na hem hükümetler, hem uzmanlar, hem de sivil toplum örgütleri yoğun bir katılım sağlamış, Konferans sonucunda oluşturulan Pekin Deklarasyonu ve Eylem Planı (Beijing Declaration and Platform for Action) ve içerdiği 12 kritik alan 1995 yılından sonra BM'deki kadının insan hakları gündemini belirlemekte etkili oldu.
Pekin Deklarasyonu ve Eylem Planı'nda bahsedilen 12 kritik alan şunlardır:
* Kadınların sırtında bulunan devamlı ve artan yoksulluk yükü
* Eğitim ve öğretimdeki eşitsizlikler ve yetersizlikler, bunlara ulaşmadaki eşitsizlik
* Sağlık ve bağlantılı hizmetlerdeki eşitsizlikler ve yetersizlikler, bunlara ulaşmadaki eşitsizlik
* Kadına yönelik şiddet
* Silahlı veya diğer türden çatışmaların, yabancı işgali altında yaşayanlar dahil, kadınlar üzerindeki etkileri
* Ekonomik yapılarda ve politikalarda üretime yönelik her tür faaliyette ve kaynaklara ulaşmada eşitsizlik
* Yetki ve karar almanın bütün düzeylerde paylaşılmasında kadınla erkek arasındaki eşitsizlik
* Kadının ilerlemesini sağlayacak bütün düzeylerdeki mekanizmaların yetersizliği
* Kadının insan haklarına saygı eksikliği, bu hakların yaygınlaştırılması ve korunmasında yetersizlik
* Kadının klişeleştirilmesi ve özellikle medya olmak üzere kadının bütün iletişim sistemlerine katılımında ve ulaşabilirliğinde eşitsizlik
* Doğal kaynakların yönetiminde ve çevrenin korunmasında toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikler
* Kız çocuklarına karşı sürekli ayrımcılık ve kız çocuklarının haklarının ihlali."
(cm/fk/mg)

