R.D ölmeden önlem alınabilecek mi?

09:15

 


JINHA


AMED - Cezaevindeki eşi tarafından üç yıldır ölümle tehdit edilen R.D'yi mahkeme kararıyla korumakla görevli polisler, "her gün karakola gel imza ver" diyor, çalıştığı kurumdan tayin isteyen R'ye kurumun cevabı ise "En fazla öldürülürsün. Korkuyorsan istifa et." Eşi bir ay sonra tahliye olacak olan R.D, "Öldürüldükten sonra değil yaşarken önlem istiyorum.Her gün öldürülen kadınların ardından hikayeler anlatılıyor. Ama yaşarken, seni katilinin insafına terk ediyorlar" dedi.


8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün yaklaştığı bu günlerde, her gün ölüm korkusu yaşayan kadınlar başvuru yaptıkları hiçbir kurum tarafından korunmuyor. Mahkemelerde ise kadın cinayetleri ve kadına yönelik suçlarda dünyada ön sıralarda yer alan Türkiye'de uluslararası sözleşmelerin bağlayıcılığına rağmen, caydırıcı cezalar verilmiyor. Cezasızlıktan güç alan erkek kadına yönelik şiddette tehdit ve hatta katliamda devletin desteğini bilerek hareket ediyor. Medyada öldürüldükten sonra kadınların hikayeleri boy boy yer alıyor. Diyarbakır Dicle Üniversitesi'nde (DÜ) laborant çalışan R.D, her gün ölüm korkusuyla yaşadığını belirterek, "Öldürüldükten sonra değil yaşarken önlem istiyorum" diye isyan ediyor.


6 ay sonra boşandı


R.D 2011 yılında evledi ve evlendikten kısa bir süre sonra eşi S.K tarafından şiddet ve tehdide maruz kaldı. Üç ay evli kaldıktan sonra boşanma davası açan R.D'nin darp edildiği doktor raporlarıyla kanıtlanınca 6 ay dolmadığı için evliliği iptal edildi. Boşandıktan kısa bir süre sonra eski eş S.K. uyuşturucu ticaretinden tutuklandı. S.K cezaevinde arkadaşları aracılığı ile her hafta görüş günü R.D'yi ölümle tehdit etmeye başladı.


'Bir şey olmaz. En fazla öldürülürsün!'


Mahkemeye başvuran R.D hakkında koruma kararı çıkarıldı. Mahkemenin aldığı koruma kararı ile DÜ Rektörlüğü'ne giderek, "Can güvenliğim yok tayin istiyorum" diyen R.D'ye "Bir şey olmaz. En fazla öldürülürsün. Korkuyorsan istifa et" cevabı verildi. Son dönemlerde artan kadın katliamlarına karşı rektörlüğün duyarsızlığının tahammül edilemez olduğunu dile getiren R.D, "Bu duyarsızlık insanlığa sığmaz. Acaba kendi yakınları olsa aynı şekilde davranırlar mıydı" dedi.


Yaşarken önlem alınsın istiyorum'


Koruma kararı gereği polisler tarafından korunması gereken R.D'yi hiçbir şekilde korumayan polis ise "Her gün gel imza ver" dedi. R.D, "6 ay önce mahkemeye başvurarak koruma talep ettim ancak verilen koruma karanında sadece günde bir defa suçlu gibi karakola giderek imza atmam istendi. Hala can güvenliğim yok. Bunu polislere de kanıtlamak amacıyla bir gün imza atmadım, karakol telefonla aradım cevap vermedi. Ne yapacaklarını merak ettim. Ancak evime gelen beni soran olmadı. Bir gün sonra karakola gidip beni neden merak etmediklerini sorduğumda ise bir kâğıt göstererek sadece tutanak tuttuklarını ifade ettiler" dedi. Cezası bir ay sonra dolacak olan eski eşi tarafından hala ölümle tehdit edilen R.D, "Öldürüldükten sonra değil yaşarken önlem istiyorum. Her gün öldürülen kadınların ardından hikâyeler anlatılıyor. Ama yaşarken, kurumlar seni katilinin insafına terk ediyor" dedi. R.D hukuki yardım talebiyle İHD'ye başvuru yaptı.


(sg/fk)