KEİG: Mahkeme kararları sadece buruk bir gülümseme yarattı
13:59
JINHA
HABER MERKEZİ - KEİG Platformu, 13 Kasım 2013'de cam silerken düşüp hayatını kaybeden ev işçisi Rukiye Şimşek ile ilgili açılan dava ve 9 yıl çalıştığı işvereni tarafından sigorta primleri yatırılmayan ev işçisi Ayten Kargın'ın sigortasız çalıştığı yılların primlerinin yatırılması için açtığı dava sonucunda mahkemenin verdiği kararlara dair açıklama yaptı.
Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG) Platformu, ev işçisi olarak çalıştığı evde 13 Kasım 2013'de cam silerken düşüp hayatını kaybeden Rukiye Şimşek ile ilgili açılan davada, çalıştığı evde keşif yapılmasına ve 9 yıl çalıştığı işvereni tarafından sigorta primleri yatırılmayan ev işçisi Ayten Kargın'ın sigortasız çalıştığı yılların primlerinin yatırılması için açtığı davada, geriye dönük primlerin yatırılması kararına dair açıklama yaptı. Her iki kararın da yalnızca buruk bir gülümseme bıraktığına vurgu yapılan yazılı açıklamada, ev işçiliğinin hala iş olarak sayılmadığı hatırlatıldı. Kayıt dışı çalışan kadın işçilerin ölmeye, meslek hastalıklarına yakalanmaya ve gelecek güvencesi olmadan çalışmaya mahkum edildiğinin belirtildiği açıklamada, Türkiye'de 2011 yılına ait resmi verilere göre; 150 bin kişinin ev işçisi olarak çalıştığı ifade edildi. Açıklamada, kayıt dışılığın net sayılara ulaşmayı engellediği gibi, gerçek sayının çok daha fazla olduğuna vurgu yapıldı.
'İş kazalarına ve meslek hastalıklarına açık şekilde çalışılıyor'
Ev işçilerinin İş Kanunu kapsamında olmadığına, "işçi" sayılmadığına işaret edilen açıklamada, "Borçlar Kanunu ile yararlanabilecekleri haklarının yerine getirilmemesi durumunda bir yaptırım söz konusu olmadığı için bu hakların da pek bir manası kalmıyor. Ev işçiliğinin kapsamına giren işler konusunda bir standardın bulunmaması ve bu çalışma alanını doğrudan düzenleyen bir yasal düzenlemenin olmaması, yapılan işle ilgili sınırları belirsizleştiriyor. İşe başlarken konuşulmasa dahi, zaman içinde çalışanlardan her türlü işi yapmaları bekleniyor. İşçiler, çok uzun saatler her türlü güvenceden yoksun olarak, iş kazaları ve meslek hastalıklarına açık şekilde yıllarca çalışıyorlar. Bu çalışma karşılığında emekli olabilmeleri neredeyse imkansız" denildi.
'Ev işçileri arasında ayrım yapılıyor'
Son çıkan "torba yasa" ile birlikte bir işverene bağlı olarak 10 günden az ve fazla çalışan ev işçileri arasında ayrım getirildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, "Ev işçisi eğer 10 günden az çalışıyorsa sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından faydalanabiliyor. Getirilen kupon sistemi ile sadece 10 günden az çalışan ev işçileri için yüzde ikilik iş kazası ve meslek primlerinin ödemesi kolaylaşıyor. 10 günden fazla çalışanlar ise tüm sigortalılık haklarından faydalanabiliyorlar. Üstelik bu durum işverenin bildirimine bağlı iş kazası ve meslek hastalıkları primini yatıran işveren, iş güvenliği tedbirleri ile ilgili herhangi bir sorumluluk altına girmiyor" ifadelerine yer verildi.
Her iki mahkeme kararlarının sevindirici olsa da yasaların ev işçilerinin önünde uzun ve meşakkatli bir yol olduğunu gösterdiğine işaret edilen açıklamada, ev işçilerinin yaşadığı sorunların görünür kılınmasında sendikalaşmanın önemine dikkat çekildi. Açıklamada, "İMECE Ev İşçileri Sendikası'nın yürüttüğü mücadele ve kazanımlarla bir kez daha ortaya çıkıyor. Sendika birçok ev işçisi için geriye dönük olarak sigorta tespit davası başlattı. Ayrıca, ev işçisi kadınlar özellikle ölümlü kazaların dava takiplerini de yapıyorlar. Verdikleri mücadele ile hane içindeki cinsiyetçi iş bölümünün sonucu olarak erkeklerin neredeyse hiç emek harcamadığı ve kadınların üstlenmek zorunda kaldığı sorumlulukları halledenlerin görünmez eller değil, bedelini canıyla, kalıcı hastalıklarla ve geleceksizlikle ödeyen ev işçileri olduğunu hepimize hatırlatıyorlar" denildi.
(ns/mg)
