Kadınlar 'fıtrata ters'e itibar etmiyor
17:06
JINHA
ANKARA - TÜİK'in "İstatistiklerle Kadın" başlıklı araştırma sonuçlarına göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "kadın-erkek eşitliği fıtrat aykırı" sözlerine kadınlar itibar etmiyor. Verilere göre kadınların yaklaşık yüzde 75'i kadınların daha fazla siyasete katılmasını ve erkeklerin de ev işleri yapmaları gerektiğini düşünüyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 8 Mart öncesinde 2014 yılı itibariyle kadınların nüfus, istihdam, toplumsal ve siyasal alana katılım oranlarını açıkladı. TÜİK, Türkiye'de kadın nüfusunu 38 milyon 984 bin 302 ile yüzde 49,8 olarak açıkladı. Kadınların iş gücüne katılım, okuma-yazma oranı ve siyasetteki yeriyle ilgili veriler, toplumsal cinsiyetçi yaklaşımların ve ayrımcılığın boyutunu gösteriyor. Ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "kadın erkek eşitliği fıtratına aykırı" sözlerine rağmen kadınların yaklaşık yüzde 75'i, kadınların daha fazla siyasete katılmasını ve erkeklerin de ev işleri yapmaları gerektiğini düşünüyor.
Okuma-yazma oranı 5 kat az
Raporda, okuma-yazma bilmeyen kadın nüfusu oranı erkeklerden 5 kat fazla olduğu verilerle ortaya konuldu. Toplam nüfusun yüzde 5,7'si okuma yazma bilmezken, bu oran erkeklerde yüzde 1,9 iken kadınlarda yüzde yüzde 9,4 olarak açıklandı. Eğitim düzeyi yükseldikçe kadınların eğitime katılım oranının da düştüğü görüldü. Lise ve dengi okul mezunu erkeklerin oranı yüzde 22,2, kadınların ise yüzde 14,4 olarak açıklandı. Yüksekokul veya fakülte mezunu erkek oranı 15,1, kadın oranı ise yüzde 10,7 oldu.
İstihdam sadece yüzde 27
TÜİK istatistiklerinde, toplumsal cinsiyet rollerinin yansıması istihdam alanında da görüldü. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 2013 yılında, Türkiye'de 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus içerisinde istihdam edilenlerin yüzde 65,2'si erkek olurken, kadınlarda ise bu oran 27,1'de kaldı. Avrupa Birliği ülkelerinin oranlarıyla kıyaslandığında ayrımcılığın tablosu daha net görülebilir. TÜİK'in rakamlarına göre, 2013 yılında kadın istihdam oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 72,5 ile İsveç olurken, listenin sonundaki ülke yüzde 39,9 ile Yunanistan oldu. Avrupa Birliği ülkelerinin (28 ülke) ortalama kadın istihdam oranı ise yüzde 58,8 oranı ile Türkiye'nin iki katından fazla. Verilerde dikkat çeken bir diğer nokta ise eğitim düzeyi yükselen kadınların işgücüne katılımı da doğrudan artıyor. Ancak, bu oranın yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 72,2 olması yanıltmamalı. Çünkü kadınların yüzde 10,7'sinin yükseköğrenime gittiği düşünüldüğünde, sonuçlar üniversite mezunu 4 kadından birinin işgücüne katılamadığı anlamına geliyor.
Kadınların yükselmesinin önü kapalı
Ayrıca üst düzeyde kadın yönetici oranının da önceki yıllarda olduğu oranda yani yüzde 9,4 oranla değişmeden kalması kadınların istihdam edilmede yaşadığı ayrımcılığın, terfi ettirilmeme, üst düzeylerde görevlendirilmeme gibi konularda da devam ettiği belirtiliyor. Siyaset alanında da durum farklı değil. TBMM'de milletvekili kadın oranı, HDP vekilleri nedeniyle geçmiş dönemlere oranla yüksek görülse de, hükümetteki 25 bakan içinde sadece bir (Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı) kadın bulunuyor.
Fikirlerde değişim var
Rakamların sunduğu tablo, toplumsal cinsiyetçi politikaların ve uygulamaların kadınlar üzerindeki yansımasını sunuyor. TÜİK raporun sonunda yer verdiği, kadınların toplumsal cinsiyet rollerine yönelik tutumlarına ilişkin verileri ise kadın özgürlük mücadelesinin ve cinsiyetçi yaklaşımlara karşı yürütülen aydınlatma çalışmalarının etkilerini gösteriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "kadın erkek eşitliği fıtrata aykırı" sözlerine rağmen, kadınların büyük bir çoğunluğu farklı düşünüyor. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2013 yılı sonuçlarına göre, kadınların toplumsal cinsiyet rollerine yönelik tutumları incelendiğinde; kadınların yüzde 75,2'si "yemek, bulaşık, çamaşır, ütü ve temizlik gibi ev işlerini erkekler de yapmalıdır" ifadesine, yüzde 75'i "kadınlar siyasette daha çok yer almalıdır" ifadesine katıldı.
Kadınların yüzde 89,9'u da "ailede önemli kararlar sadece ailenin erkekleri tarafından alınmalıdır" ifadesine onay vermedi. Sonuçlara göre, Türkiye'deki kadınların sadece yüzde 9,7'si "erkek çocuğun eğitimli olması kız çocuğun eğitimli olmasından her zaman daha iyidir" ifadesini onayladı.
(fk)
